İktidar adına konuşanlar çok sakil (kaba) bir dil kullanıyorlar. Bunu ben söylemiyorum, Soylu -AYM  çekişmesinde bir AYM üyesi , Soylu'nun üslubu için bu ifadeyi kullandı.

Gerçektende bir çok yöneticide aynı üslubu görmek mümkün. Kaba, buyurgan bir üslup var, bu da biz her şeyi biliriz, kimse bizi eleştiremez kibrinden kaynaklanıyor.

Kibir, sadece hakikati görmeyi engellemez, toplumla ilişkilerde de alt-üst ilişkisi gibi bir hiyerarşi ortaya çıkarır. Oysa demokrasi bir eşitler düzenidir, kimsenin kimseye önceliği veya üstünlüğü yoktur. Bu anlayışın son yıllarda nasıl tahrip edildiğini, biz ve onlar ayrımının toplumda nasıl bir üst alt ilişkisi oluşturduğunu bilmiyor değilim. Lakin demokrasinin gerçeği, toplumu eşitler ve eşitlikler üzerinden görmektir.

Aslında bugün yaşadığımız bir çok sorunun arkasında da bu çirkin, aşağılayıcı dil ve onu besleyen kibir yatıyor. Bir defa üstlük-astlık ayrımı başlayınca üstte olanları yargılamak, eleştirmek, kara budunun haddi olmaktan çıkıyor. Son yıllara kadar sürdürülen -sen kim oluyorsun ya- diye başlayan nutukların arkasında böyle büyüklük kompleksi vardı.

Fakat daha önemlisi bu dilin toplumla iletişim kurmayı zorlaştırarak giderek mesafelerin, kopmaların oluşmasına vesile olmasıdır. Dövizin yükselişine Berat Albayrak'ın verdiği cevapları hatırlayın, maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz sözü aslında tepeden bakışın bir ifadesiydi. Ülkeyi yönetenlerin görevi topluma doğru bilgiler vermek, her soruyu gocunmadan cevaplandırmaktır. Bize kimse bu tarz sorular soramaz tavrı bizden kimse hesap soramaz tavrıdır ve demokrasilerde asla kullanılmaması gereken bir üsluptur. Bugün Zarrab dosyası açılamıyor, bir ana okulu çocuğunun bile gördüğü, anladığı rüşvetlerin hesabı sorulamıyorsa; işte bundandır.

Yazının konusu bakan Soylu değil, zira bu Soylu'ya mahsus bir durum değil, belki Sağlık Bakanını gibi bir iki bakan hariç bir çok bakanın sorunu. Bu da Saray'ın dil ve üslubundan kaynaklanıyor. Uzun süren iktidar dönemi bol bol kibir biriktirilmesine neden oldu. Halk desteği iktidarı mütevazılaştıracağına, egoları şişirdi. Aynı tavır milletvekillerinde de var, yerel televizyonlara asla muhalefetle çıkmıyorlar, il başkanları diğer parti başkanları ile programlara çıkmayı kabul etmiyor. Muhatabımız, dengimiz değiller havası iktidarın her kademesine hakim olan bir duygu.

Kibir sadece dili bozmaz, kulakları da bozar, sağırlığa neden olur. Vicdanları bozar, duyarsızlaştırır. Öyle ki vatandaşın yakınmaları, şikayetleri, çığlıkları duyulmaz hale gelir.Yönetenlerin sonunu hazırlayan da budur. İktidarların kulaklarının sağırlaşması halkın problemlerinin duyulmaması, onun sorunlarına bigane kalınması demektir. Bugün de öyle değil mi? Mutfakta yangın, pazarda tufan var. İşsizlik almış başını gidiyor. Kapı kapı dolaşıp çocuğunun süt-ekmek parasına iş bulamayıp, çaresizim diye feryat edenler var. Bütün bu acı gerçeklere rağmen Saray, ekonomi pik yaptı diyebiliyor.

İktidarı, açlığa, sefalete katlanarak -İslami sebeplerle- desteklediğini söyleyen geniş bir çevre var. Partiler dini temsil eden kurumlar değildir, çoğu şu veya bu ideolojiye sarılarak aslında küçük çıkar gruplarını temsil ediyorlar. AKP'de öyle. Ülkenin bu kadar uzun bir süre, son on yılı başarısızlıklarla dolu bir iktidara katlanmasının nedeni budur.Vatandaş AKP'ye hep bu gözle baktı, bunda 28 Şubat'ın,darbe düzenlerinin, dine saygısız yöneticilerin de büyük payı var.AKP, uzun iktidarını biraz da onlara borçlu, vatandaşı döve döve,söve söve AKP'nin kucağına ittiler.Şimdide şikayet ediyorlar. Bu yalan siyasetine niye alternatif olamıyorlar sorusunun cevabı da bu gerçekte gizli. Ne dediğimi anlamak için Cumhuriyet gazetesinin Milliyetçilik Soruşturmasına bakın yeter. Bazıları Türk'le-İslam'ı bir araya getirmemek için kıvranıp durmuş.Bu gafiller, milliyetçiliğin bu coğrafyadaki  ilk teorisyenlerinden Ziya Gökalp'in, milliyetçiliği, Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak olarak tarif ettiğini bile görmemişler. Dil sorunu genel bir sorun, elinizi nereye atsanız döküldüğünü görüyorsunuz. Bu da sağırlığın, Türkiye'nin sosyolojisini anlamamanın başka bir misali. Vatandaş bunlara bakıyor, kibir politikasının peşinden gitmeye devam ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.