google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Bir yıl daha acısı ve tatlısı ile geçti. Covit-19 dertlerimize tuz ekti. Ekonomik sıkıntılar arttı; işsizlik, pahalılık, deprem beklentisi, dövizin hareketliliği v.b. sebepler halkımızı zor durumda bıraktı.

Biz, bu yazımızda  “Devlet Sanatçıları”  ve “Müzisyenler”  2020’den beklentilerini aldılar mı? Ona değineceğiz…

1/ Devlet Konservatuarı Sanatçıları için, 1983 sonunda ÜAK tarafından çıkarılan ve “uygulamada yanlışlar yapılan” 2809 sy.kan. geçici 10.md. 2.fıkrasına göre yılları “yanlış hesaplanarak” mağdur edilen eski Y.Doç.Dr., yeni Dr.Öğr.Üyeleri’nin, “Dr. larını yapmış” ve bu unvanı aldıktan sonra üniversitede, “15 yıl görev yapmış olmak” şartı ile müktesebi olan Prof. unvanına yükseltilmesi de yapılamamıştır. Devlette devamlılık esastır. Hiçbir yönetim “benim zamanımda olmamış, ben karışmam” demesi doğru değildir.  Sanatında iyi bir yere gelmiş, alanında yeterli derecede yabancı dil bilen  “sanatçı-akademisyenler”, “yabancı dil nedeni ile” mağdur edilmemelidir. Zaten, mağdurların bir kısmı emekli olmuş, bir kısmı ahirete intikal etmiştir. Kangren olmuş bir sorundur. “Özlük hakkı ana sütü gibi helaldir  ve her yönetimi bağlamaktadır.

2/ TİP Sözleşmesi ile çalışan Konservatuvar Sanatçı Öğretim Elemanları (400 kişi)  yıllardır mağduriyet yaşamaktadır. Sebebi, teşvik ikramiyesi listelerinin 7 imza dolaşımında zaman kaybetmesi ve 5-6 ay sonra ödenmesidir. (2020 Haziran ayı teşvik ikramiyesi, 6 ay  geçmiş hala alınamamıştır. Bu, bir mağduriyettir)

Madde 9/”Sözleşmeli olarak çalışanlara, çalıştıkları günlerle orantılı olarak ( hastalık senelik izin süreleri dahil) Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında ödenmek üzere mali yıl içinde ‘dört aylık ücret ikramiye’ olarak verilir. Ayrıca, olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilenlere ilgili Başbakanın onayı ile iki aylığa kadar (iki aylık dahil) ücret ‘teşvik ikramiyesi’ olarak verilebilir.” denilmiştir.

Başbakanlık kalktığı için, son imza Cumhurbaşkanlığı olmuştur. Üstelik, Konservatuar Müdürlüğü’nün hazırladığı, Rektörün onayladığı liste üzerinde “hiçbir makamın oynama yetkisi olmayıp”, sadece imzalanması gerekmektedir. Dolayısıyla listeler boşu boşuna dolaşmakta ve bürokrasiye zaman kaybettirmektedir.

Çözüm; Dolayısıyla, Aralık-Haziran teşviklerindeki mağduriyeti gidermek  için yeni bir düzenlemeyle; “….Ayrıca, olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilenlere ilgili İTA amirinin (rektörün) onayı ile iki aylığa kadar (iki aylık dahil) ücret teşvik ikramiyesi olarak verilebilir.” değişikliği eklenmelidir. Bu, küçük ve “özlük  hakkı” için, bir düzeltme bile gerçekleştirilememiştir…

3/ “Müzik ve Güzel Sanatlar” alanında “sanatta yeterlik” programlarını bitirenlere “titr” hakkı verilmesini bir önceki yazımızda işlemiştik. ÜAK SDEK’ın çalışmalarında daha ısrarcı, takipçi ve sonuçlandırıcı olmasını bekliyoruz.

4/  Kültür ve Turizm Bakanı Sn. M.N.Ersoy’un, atandığı günden itibaren sürekli turizm ile ilgilendiğini, ve kültür kısmına Sn. Ö.Ö.Yavuz’a bıraktığını biliyoruz. Ancak, Devlet sanatçılarının özlük hakları ile ilgili bir gelişme yaşanamadı. Yıllardır konuşulan ve söz verilen -TRT’nin yıllar önce sanatçılara uyguladığı- “ikramiyelerin maaşa katılması” ve “6400 ek gösterge” yine olmamıştır. “CSO” ve “İstanbul AKM” çok iyi çalışmalardır, ancak oralarda etkinlik yapacak “sanatçıların özlük haklarında” mutlaka iyileştirme yapılmalıdır.

5/  “Müzisyenlerin” korona salgını döneminde çok zor durumda kaldığını biliyoruz. 9 ay onları duymayan Bakanlık, nihayet Kasım 2020’de seslerini duymuş, meslek örgütleri ile toplantılar yaparak Yunus Emre Enstitüsü üzerinden yardım (1000 TL) yapılacağını açıklamıştır.

“DESTEK ÇAĞRISININ KONUSU: “Salgın döneminde müzik sektöründe sanatını icra etme ve çalışma imkânları azalan sanatçıların ve sektör çalışanlarının üretim yapmalarını teşvik etmek”

PROJE TAKVİMİ: Başvuru başlangıç tarihi: 16 Aralık 2020 , Başvuru bitiş tarihi: 25 Aralık 2020

KİMLER BAŞVURABİLİR?

  1. Sanatçılar: Haftalık veya günlük yevmiye ücretiyle çalışan ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar başta olmak üzere, işini kaybeden veya işleri durma noktasına gelen müzisyenler (ses ve enstrüman sanatçıları)
  2. Sektör çalışanları: Haftalık veya günlük yevmiye ücretiyle çalışan ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar başta olmak üzere işini kaybeden veya işleri durma noktasına gelen müzik sektörü teknik vb. çalışanları

Projeye başvurmak isteyenlerin, 16 Aralık 2020 tarihinden itibaren www.muziksusmasin.com adresinde yer alan başvuru formunu eksiksiz olarak doldurması, kendisine referans olacak STK’yı seçmesi ve eserin video kaydını www.muziksusmasin.com’da yer alan ilgili bölüme en geç 25 Aralık 2020 tarihine kadar yüklemesi gerekmektedir.”

Bazı, müzisyenler; kayıt göndermeyi doğru bulmamış ve miktarı çok az bulmuş ve katılmayacaklarını açıklamıştır. Siz bu yazıyı okuduğunuzda başvurular sonuçlanmış olabilir, inşallah yeni tartışmalar getirmez…

6/ Sn. Cumhurbaşkanımız, sürekli; “kültürde, sanatta ve eğitimde gelinen noktadan memnun değilim” diyor, ama ne beklediği bilinmiyor. Daha önce de ilgisiz MV’ni (Sn. Ö.Çelik, Sn. M.Ünal gibi) Bakan yapmıştı. CB Kültür ve Sanat Ödülleri veriliyor, CB adına etkinlikler düzenleniyor,  “kabul edilemeyecek” isimlere yer veriliyor. “Neşet Ertaş Anma Gecesi” düzenleniyor, rahmetli N. Ertaş ile “ilgisi olmayan yorumcular” Külliye’de ağırlanıyor. Çok fazla “ödenen ücretlerden”, “ağırlamalardan”, Külliye’de ve CB’na yakın gözüken  “6 - 7 isimden” bahsediliyor ve her şeyi onların “bitirdiği!” konuşuluyor. Sn. Cumhurbaşkanımız,  bunlar hakkında mutlaka bilgi alıyor ve onaylıyordur. Ama, bu uygulamalar; biz sanatçıların kafasında “soru işaretleri” doğuruyor!..

8/ Biz zamanların, Türk müziğini koruyan-kollayan-en iyi şekilde yaygınlaşmasını sağlayan TRT bile, bütün bu özelliklerini kaybetti ve popüler kültürün etkisi altına girdi. Birçok dostum TRT Müzik izlemediğini söylüyor. TRT dışında hiçbir kanal, müzik programı yapmıyor. Oysa, Hükümet, alacağı bir kararla  haftada bir gece, iyi saat diliminde, “Çok Sesli Müzik” ve “Türk Müziği”ne zaman ayrılmasını sağlayabilirdi. Bu şekilde, birçok “müzisyen” de zor durumda kalmaz, Devletin vereceği ücreti beklemezdi!...

Ne dersiniz? Sanatçılar ve müzisyenler 2020’den memnun kalmış mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.