Devlet merasiminden kastım karşılama falan değil; uğurlama. Uğurlamadan kastım da yurtdışına çıkışlarda protokolün kırmızı halının yanında sağ baştan sıralandığı tören değil; ebediyete intikal eden devlet adamları –özellikle seçilmişler- için yapılan tören.

Girişi böyle yaptığım için sizi geçmişe götürüp cenaze törenlerinin hikâyesinden bahsetmeyeceğim. Geçmişe götüreceğim ama düne…

Dün, bu ülkenin meclisinin önünde, bu ülkenin başbakanlığını icra etmiş; şu anda da Gelecek Partisi’nin genel başkanı olan değerli akademisyen Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve yol arkadaşlarına kolluk kuvvetleri tarafından müdahalede bulunuldu. Sadece “temiz toplum” talepleriyle ilgili, toplumumuzun kalbi Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde basına açıklama yapılacaktı. Her zamanki gibi konuşturulmak istenmedi. Ahmet Davutoğlu ise her zamanki gibi dik duruşuyla direndi. Sert bir girişim oldu. Şöyle ki; Gelecek Partisi İnsan Hakları Başkanı, Anayasa profesörü Serap Yazıcı hanımefendi saldırıdan etkilendiğini ve “Partimizin Teşkilat Başkan Yardımcısı Can Cankesen olmasaydı belki de ciddi biçimde yaralanmış olabilirdim. Kendisine yardımları nedeniyle teşekkür ediyorum. Bu tablo 2021'de TBMM önünde yaşandı, utanç verici. Çok hazin” açıklamasında bulundu.

Evet, hem çok hazin hem çok şaşırtıcı… Önce şaşırtıcı kısmına gelecek olursam: Yahu arkadaş, velev ki müdahale esnasında kimden çıktığı belli olmayan bir kurşun ateşlenmiş olsun ve Ahmet Davutoğlu vurulsun. Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasına müdahale edildiği yerin hemen karşısında, milletin meclisinin içinde kendisine devlet töreni düzenlenmesi gerekecek. 8/7/2013 sayılı Bakanlar Kurulu kararınca kimlere resmi cenaze töreni düzenleneceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Tekrar yazıyorum; Müdahale emri veriliyor, bir şekilde o kaos ortamında silah ateşleniyor ve ülkenin eski başbakanı hayatını kaybediyor, ardından cenazesi için devlet töreni yapılıyor. Bir daha yazmama gerek yok sanırım.

Hazin kısmını yazayım... Siyasi partilerin genel başkanları, devletin sinir uçlarıdır. Hele ki seçime girmeye hak kazanmış partilerin genel başkanları devletin omuriliğidir. Onlara karşı yapılan herhangi bir girişim kamuoyu nezdinde onarılması oldukça güç yaralar açar. Bu ülkede Gezi Parkı eylemlerinde, devletin en güzide teşkilatlarından olan Emniyet teşkilatına sızmış fetöcü hainler, devrin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “müdahale emrini ben verdim” açıklaması akabinde eylemci vatandaşlardan bazılarını kasten öldürerek devleti zor durumda bırakmışlardır. Oysa, hepimiz biliyoruz, sayın Başbakan “müdahale edin” derken elbette ki bu sonucu kastetmemişti fakat fetöcü hainler kaos çıkarmak için fırsat kolluyorlardı. “Emretmek” “müdahale etmek” ve “öldürmek” fiilleri aynı cümle içinde yer aldığında, inanın bana sevgili okurlar, tüylerim diken diken oluyor. Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov ile Tahir Elçi gibi bir şahsiyete yapılan suikastlar beni her zaman temkinli olmaya zorluyor. Aslında herkes aynı şekilde temkinli olsa hiç fena olmaz kanaatimce.

***

Bunca olağandışı süreçten geçerken ufukta bir seçim bizi bekliyor. Erken seçimi kastetmiyorum. Onun tarihi için kulisler Kasım ayını dillendiriyor. Neyse efendim, Afyon ilimizin Güney beldesinde, Güney’in belde olması sebebiyle yerel seçimler yapılacak. Sosyal medyada gezinirken Gelecek Partisi Ankara İl Başkanı Gülnur Hayran hanımefendiyi Güney beldesinde seçim çalışması yaparken gördüm. Muhteşem bir saha çalışması yapıyordu.  Bu vesileyle Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Doç Dr. Selçuk Özdağ beyefendi ile bir görüşme gerçekleştirdim. Tevafuk o’dur ki; kendisi de Güney beldesine bir ziyarette bulunmak üzere ertesi gün hareket edeceğini söyledi. Gelecek Partisi’nin seçimlerde birinci parti çıkma olasılığının güçlü olduğunu belirterek oldukça iddialı konuştu ve seçim çalışmalarıyla birlikte belde halkıyla oldukça yakın iletişim kurabildiklerini; bu sayede Güney beldesi sakinlerinin kendilerine rahatça içlerini döktüklerini ifade etti. Sayın Özdağ, ülkedeki ekonomik krizin sadece metropollerde değil; beldelerde bile ağır tahribatta bulunduğuna da dikkat çekti.

Gelecek Partisi’nin genel seçimlerde nasıl saha çalışması yapacağını az çok tahmin ediyorum ve siyasetin olmazsa olmazı saha çalışmalarına yeni bir boyut getireceğini de not düşmek istiyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.