Artık kolunu sallasan partiye değecek.

Yanılış mı doğru mu!..

Çok parti...Çok bölünme, çok kavga, çok dalaşma, çok başkalaşma, çok zayıflama, çok takatsizlik...

Benim ve senin işine yaramaz,

fakat namerdin işine yarar...

İngiliz, demokrasi/çok partilik çivisini “inkılaplar” adı altında yüreğimize batırırken bir süre sonra iltihaplaşıp asıl bünyeye zarar vereceğini çok iyi biliyordu.

Düşman taktiği...

Ne kadar bölünürseniz,

O kadar birbirinizi yersiniz...

...

Hele de demokrasinin ne olduğunu anlayamamak bir Müslüman için üzücüdür. Veya melezleşmeye işrettir. Lozan masasından bu ülke laiklik, demokrasi gibi Latin aklını ve inancını yüklenip de geri geldiğinde kazanmadık, kaybettik. O gün bu gündür, yerli ve yabancılaşma ile yoğrulmaktan iki yakamız bir araya gelemedi. Yaz boz tahtasına döndük...

Demokrasi, ne kadar da ulvi bir kavrammış!

Kimilerine göre Medine sözleşmesi!

Kimilerine göre de Uhud savaşındaki ganimet aklı.

Sonuçta güçlü olan milletin malını götürüyor...

Demokrasi... Bu meret insana hak ve hürriyet sağlıyormuş gibi davranarak aslında kuralsızlığın, inançsızlığın,hayasızlığın, başıbozukluğun temel felsefesidir.

Ne Türk’tür, nede müslümandır.

...

Hem de kültürümüzle temelde ters düşen bir akıl.

Öylesi bir rozeti yakalarına neden taktıklarını, veya ne sebepten ihtiyaç duyduklarını anlayamadım.

Demek ki, inkılaplar boşuna yapılmadı.

Demek ki, bu kadar vatan evladı boşuna ipe çekilmedi.

Her ne kadar Türklüğümüzle Müslümanlığımızla övünsek de gittiğimiz yolun kaygan ve de ithal olması gün be gün bizi menzilden uzaklaştırıyor, daha da kendimize yabancılaşıyoruz.

Böyle bir amblemde, hem de Milli Görüş cephesinden bir partinin kurulacağını aklımın köşesinden bile geçirmezdim.

Ne yazık ki demokrasi partisini de gördük.

Ülke adına yine de hayırlı olur diyelim, ne diyelim...

...

Sonuçta bu işler men taka tukka...

Liderleri Merhum Erbakan hocayı en sıkışık anında bırakıp da uzaklaşanlardan şimdi de ülkenin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yenileri uzaklaşıyor.

Adını da demokrasi koydular...

“Bırakın yapsınlar bırakın etsinler..”

...

Neden mi bu konuyu açtım?

Babacan ailesinden Ali Babacan’ın kurmuş olduğu partiye verdiği isim gerçekten beni çarptı.Demokrasi ve Atılımmış...

Ne ile nereye atılacaksın?

Eğriden doğru çıkar mı?

Babacanlar bu ülkeye hizmet veren bir aile.

Hatice Babacan, benim dönemlerimden, Ankara İlahiyat fakültesinde başörtü konusunda ilk bayrağı açan bir kahraman.

Şimdi de onun yiyeni demokrasiye bayrak açıyor.

Hem tuhaf hem çelişki.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.