Siyaset ülke sorunlarına eğilmeli 
Türkiye’de gündem öylesine hızlı değişiyor, siyasette öyle gelişmeler yaşanıyor ki kendimi seçim döneminde gibi hissetmeden edemiyorum. Bu hissiyatı yaşayan tek vatandaş olduğumu düşünmüyorum, bugün liderlerin demeçleri; siyasette yaşanan hadiseler müthiş bir seçim atmosferi yaşatıyor memlekete. İnsanlar gündelik sohbetlerinde harıl harıl hangi ittifakların kurulacağını, Cumhurbaşkanı adaylarının kim olabileceğini, seçimlerin 1 sene sonra mı yoksa 6 ay sonra mı yapılacağını konuşup duruyor. Bu durumdan rahatsız olduğumu belirtmekle birlikte, siyasetçilerin seçim hesaplarına yoğunlaşması yerine toplumun çözüm bekleyen sorunlarına eğilmesi gerektiğini düşünmekle birlikte bu tartışmalar hakkındaki yorumlarımı sizlerle de paylaşmak istiyorum.


Muhalefetin yolu 
Muhalefet için iki yol var; birincisi Millet İttifakı’nı büyütüp geniş tabanlı bir Uzlaşı İttifakı kurmak, ikincisiyse CHP’nin yanına kendisini solda konumlandıran küçük partileri toplayıp bir yanda da İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Partisi’nden oluşan bir ittifakı alternatif olarak sunmak. Her iki yolda da muhalefet partileri ortak hedefler üzerinden ilerlemeli, birlikte hareket etmeli ve ilkeler çerçevesinde oluşan bu birliktelik ruhu bozulmamalı. Cumhurbaşkanlığı tarafında da kamuoyu araştırmalarında en avantajlı görünen aday ucuz pazarlıklar gözetilmeden partisiz olarak aday gösterilmeli ve tüm muhalefet liderleri bu partisiz adayı koşulsuz şartsız desteklemeli. Demokrasi, adalet, özgürlük, liyakat, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve aydınlık Türkiye ideali bu ortaklıkta diğer tüm mevzuları teferruat kılmalı. AKP seçimi kaybetmeye ilk kez bu kadar yakın, muhalefet bu kez mat yapmayı başarmalı. Muhalefet artık tongaya düşmemeli, topu taca çıkarmamalı. 


İktidarın yolu 
İktidarın nimetleri, tek adamlığın korkunç kontrol edilemezliği, meclis aritmetiği Cumhur İttifakı’nın lehine olduğu için alternatifleri daha fazla. Mesela bugün bir masa etrafına oturup AKP ve MHP’nin işine yarayacak bir seçim sistemi tasarlayıp gerekli kanun değişikliğini yapmaları için önlerinde engel yok veya tüm muhalefet partilerinin seçim çalışmalarını hukuki zemine dayandırarak engellemeleri için bir engel yok. Yok ama bunlar sadece olası değişimi daha sancılı hale getirecektir, Cumhur İttifakı’nın hali hal değil ve eğer gerçekten akılcı çözüm bulma niyetleri varsa adımları da bellidir. Kutuplaşmayı erdirecekler, tüm partilerle barışacaklar, tüm partilerin katılacağı bir süreç işleterek ülkeyi yönetecekler, rantı talanı bitirecekler. Tüm partilerle birlikte yeni bir anayasa hazırlayıp bu ucube başkanlık sistemini ortadan kaldıracaklar. İyileştirilmiş parlamenter sistemin önünü açarak, katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi ete kemiğe büründürecekler. Bu ulus için faydalı olan işlere imza atacaklar; bel altı siyasette inat edip, toplum mühendisliğine soyunmayacaklar, muhalefeti şekillendirmeye kalkmayacaklar. 

Siyasette dengeler bir saatte değişebilir 
Muhalefeti şekillendirmeye gelmişken laf söyleyelim, Cumhur İttifakıbu işle kafayı kırmış durumda. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e çağrı yapması da bunun somut bir örneği. Türkiye gündemine gelmese de yerelde iktidar cephesi sürekli bunu yapıyor. Kulağa hoş gelen makamlarla, 2-3 ihaleyle muhalefeti sindirmeye çalışıyor. Devlet Bahçeli’nin, Meral Akşener’e çağrısınınmeali ‘’Tamam biz sizin potansiyelinizi kabul ettik, gelin oturup konuşalım, belki herkesin işine gelecek bir yol buluruz.’’ olarak görülebilir. İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu’nun Katolik nikahlarına atıfta bulunan çıkışı da ‘’Siyasette her şey olabilir, biz değişime açığız ama şartlar değişmeli, şartlarda anlaşırsak neden olmasın?’’ olarak görülebilir. Meral Akşener’in bugünkü açıklamasından sonra iki ihtimal geliyor insanın aklına. Ya aranan zemin bulunamadı ya da İYİ Parti içindeki akort bozukluğu artarak sürmekte ki bir gün arayla yapılan açıklamalar birbirinden bu denli farklı.Siyasette dengeler bir saatte bile değişebilir, İYİ Parti’nin parlamenter sistemde, 3-4 kritik bakanlıkta anlaşması neticesinde AKP’yle ortaklık kurması sürpriz olmaz. Lakin ben büyük hatalar yapılmadığı takdirde buna gerek kalmayacağını İYİ Parti’nin yerini korumasının bugünkü şartlarda daha karlı olacağını düşünüyorum, tabanı da eminim ki bunu tercih edecektir.


İnce’nin isteğine açıklama getirmekte zorlanıyorum
Muhalefeti şekillendirme çabasının bir diğer yansıması da Muharrem İnce’nin parti kurma yoluna giriyor olması. İktidarın elini ayağına dolandıran yegane hadise karşısında işi şeytanlaştırarak kurtaramayacağı kadar geniş bir cepheyi bulması. Kılıçdaroğlu yönetiminin onlarca hatası var, var ama CHP muhalefeti bir araya getirmeyi başarıyor, 31 Mart başarısının arka planında bu strateji vardır. Üzücüdür ki halen lafı gediğine koymakla, senelerce CHP’ye oy vermiş kitleleri heyecanlandırmakla iktidar değiştirebileceğini zannedenler var. Ben eminim ki iktidar CHP’nin başında Muharrem İnce’yi görmekten memnun olurdu, seçmenlerinden oy çekebilecek aktörlerin türemesindense kendisini lafların tokat misali çakılmasını tercih ederdi. Muharrem İnce bir siyasi partide talip olabileceği her makama talip oldu, Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla onurlandırıldı, yenildi ve sorun yenilmesi değildi. Sorun seçim gecesi sırra kadem basmasıydı, yandaşlara verdiği demeçlerdi, ‘’Yapmayacağım’’ demesine rağmen yerel seçime giderken kurultay için imza toplamaya kalkışmasıydı. Bunları düşününce Muharrem İnce’nin parti kurma isteğine anlamlı bir açıklama getirmekte zorlanıyorum. Eğer İnce CHP’den bu denli rahatsızlık duyuyorduysa neden Cumhurbaşkanı adayı olarak yarıştı ? Eğer İnce’nin böyle bir niyeti hep vardıysa neden seçimden sonra ‘’Ben ne bu partiden giderim ne de bu partiden beni koparmaya kimsenin gücü yeter.’’ açıklamasında bulundu ? 


Siyasi parti kurmak bir haktır ve ben çoğulcu demokrasinin güçlenmesi için tüm parti girişimlerini desteklerim. Muharrem İnce de pekala partisini kurabilir ama realite ortada, bugün %50+1’e ulaşmak için ortaklıklardan kaçınılamaz. Hem iktidara hem muhalefete karşıyım kafasıyla nasıl bir yol çizilebilir ? Böyle bir yolun çizilmesine gerek var mı ? 


Muhalefetin oyun kurmaya başladığı, değişimin yaklaştığı bir zamanda, buna cidden gerek var mı ? 

Muhalefeti dillere düşürmeye cidden gerek var mı ? 

Terlemiş iktidara bu sıcaklarda buzlu limonata ikram etmeye cidden gerek var mı ? 

Yeni bir partiye cidden gerek var mı Muharrem Hocam ?

Cidden gerek var mı ?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.