Ekonomik kriz değil, ekonomik buhran 
Siyasette ‘’Dış güçlerin oyunu !’’ klişesinden iğreniyor olsam da Türkiye’nin stratejik konumu ve kaynak zenginlikleri nedeniyle emperyalist güçlerin hinliklerine maruz kaldığını da kabul ediyorum. Zira bunun inkar etmek, en başta bu ülkenin kurucu iradesinin verdiği mücadeleye saygısızlık olacaktır. Türkiye kurulduğu günden bu yana pek çok sorunla karşı karşıya geldi, ülke içinde ve dışında defaatle sıkıntılı duruma düştü. İşin can sıkan tarafı Türkiye’de ekonomi yönetiminin hiç bugünkü kadar başarısız yürütülmemiş olması. Savaştan yeni çıkmış, uçurumun kenarından yuvarlanıp küllerinden yükselmeyi başarmış genç Türkiye Cumhuriyeti’nin dahi sanayileşmeyi başardığı gün gibi ortada. Dünyadan ambargo gören hükumetlerin dahi uluslararası pazarda ülkemizin itibarini bu kadar pejmürde etmediği ortada. Şunda anlaşalım; bugün Türkiye’de ekonomik kriz yok, bugün Türkiye’de ekonomik buhran var. 


Erdoğan: Dış güçler bahanesine katılmıyorum 
Türkiye’nin uluslararası pazarda, küresel sermayede neden bu kadar gerilediği sürekli konuşuluyor. Her konunun uzmanı olarak, her konuda televizyonda sabahtan akşama kadar analiz kasan ve bundan hiç gocunmayan kadrolu saray fedaileri de hiç bıkmadan geldiğimiz noktayı dış güçlere bağlıyor. Ben muhalifim lakin gördüğüm doğruları takdir ederim, yiğidin hakkını da yiğide teslim ederim. Sayın Erdoğan’ı nasıl eleştirdiğimi bilirsiniz, şimdi size onun 2000’li yılların başında katıldığı bir televizyon programındaki ifadelerini aktarmak istiyorum. Bu ifadeleri o kadar beğendim, o kadar beğendim ki Sayın Erdoğan’a bu harika analizi için teşekkür ediyorum. Bakınız Sayın Erdoğan diyor ki: ‘’Bizde bir adet var, ülkede başımıza bir şey geldiği zaman hemen dış güçler demeye başlarız. Bunlara belli başlı kulplar da takarız. Bu dış güçler sebebiyle ilerleyemediğimiz söylenir. Ben buna katılmıyorum, dış güçler bahanesine katılmıyorum. Eğer sizin bünyeniz güçlüyse, sağlamsa dünyada olan virüs sizin bünyenize zarar veremez.’’


Aman aman nerelere geldik biz !
Sayın Erdoğan tabii o zamanlar bu kadar çamura saplanmadığı için davulun sesi uzaktan hoş gelir atasözümüzü destekleyerek düşüncelerini samimi bir şekilde dile getirmiş. Bu düşüncelere katılmamak mümkün değil. Eğer sizin ülkeniz güçlüyse, eğer siz doğru sistemi işletiyorsanız, eğer siz devleti akılcı reçetelerle yönetiyorsanız, eğer siz ekonominizi üretim temeline oturtmuşsanız kimse sizi şamar oğlanı yerine koyamaz. Bu kadar komplike düşünmeye hiç gerek yok, düşünün bir şirketle ortaklık yapacaksınız. Gidiyorsunuz görüşmeye bu şirkette doğru düzgün bir iş bölümü yok, bir tane eli sopalı yetkili var herkes etrafında esas duruşta bekliyor. Gidip bu şirketin finans müdürüyle konuşmaya kalkıyorsunuz bu müdürün finansla uzaktan yakından alakası yok; tek meziyeti maşalının damadı olmak ve sevimsiz espriler yapıp durmak. Siz kendi sermayenizi gidip böyle bir şirketle ortaklık yapmaya yatırabilir misiniz ?‘’Aman aman nerelere geldik biz!’’ dersiniz ve oradan hızlıca uzaklaşırsınız.  Bırakın şirketi, bu laçkalıkla küçük bir bakkal bile yönetmezsiniz, bir bakkal açmaya kalksanız böyle bir düzene göz yummazsınız.


Pişpirik oynar gibi yönetilen ülke olarak görülüyoruz!
Biz bu kafayla idare edilen küçük bir işletmeyidahi sempatik bulamıyoruz sonra da kendisine aydın diyen tipler çıkıp; ‘’Bu ülkeye neden yabancı sermaye getiremiyoruz?’’ diyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyada öyle bir işletme gibi görülüyor işte. Ne olduğu belli değil, kurumsal kimliği belli değil, liyakat yok, adalet yok, özgürlük yok, yok yok yok !Dünyadan bihaber kayınpeder ile damadın pişpirik oynar gibi yönettiği ülke olarak görülüyoruz. Özgür düşünce ortamının sağlanmadığı bir ülkede siz yeni girişimcilerin çıkmasını, piyasanın hareketlenmesini veya yabancı yatırımcıların o ülkeyi sempatik bulmasını nasıl bekleyebilirsiniz ? Bu kadar mı aklıevvelsiniz ya da iki üç kuruş için bu ulusu göz göre göre aptal yerine koymayı kabul edecek kadar düşkün müsünüz ?Adaletin, insan haklarının ayaklar altında çiğnendiği bir sistemin yürürlükte olduğu bir ülkede; iktidarın kafasına estikçe baskıyla dövize müdahale ettiği bir ülkede siz güçlü bir ekonomiyi nasıl hayal edebilirsiniz ? İktidarın beslemeleri boş boş konuşurken; iktidar kanadında dönen muhabbetler daha fena kafa açıyor. İnsan en çok da sunulan beyanları değerlendirirken aptal yerine koyulmayı kabul edemiyor, zerre utanmadanvatandaşı süzme yoğurt torbası yerine koyuyorlar. 


Nereden nereye geldi Türkiye ?
Anketlerdeki çöküş, vatandaştan gelen tepkiler ve bu ekonomik buhran yetkilileri öyle tedirgin ediyor ki artık üzerine Raid sıkılmış sinekler gibi oraya buraya çarpıp duruyorlar. İktidar, ekonomi iyi gidiyor algısını empoze etme sevdasına ekonomi bilimi literatürüne yeni endeks kriterleri kazandırıyor. Ülkedeki beyaz eşya sayısının artışını ekonomik bir tırmanış olarak sundu Sayın Erdoğan bizzat. Dış güçlerin oyunlarına rağmen buzdolabı satışı artıyormuş, zenginleşiyormuşuz. Hani bünye kuvvetliyse vız geliyor tırıs gidiyordu bu dış güçler Sayın Erdoğan ? 18 Senede bu bünyenin bağışıklık sistemini getirdiğiniz yere bir bakın, yel değse ciğerlere çiviler saplanıyor. Hani seçim şarkısını söylüyordunuz ya; ‘’Nereden nereye geldi Türkiye?’’ diye ne derin şarkıymış da alt metnini idrak edememişiz biz. Hakikaten Sayın Erdoğan, AKP’yle nereden nereye geldi Türkiye ?


Hoş bizde de bir nankörlük yok değil şimdi…


Bu iktidar daha ne yapsın kardeşim ?


AKP’den önce ağaç kovuklarında yaşıyorduk biliyorsunuz.


AKP’den önce ağaçtan düşüp öldüğümüz için bugün halen daha rüyalarda yüksekten düştüğümüzü görüp geceleri irkiliyoruz. 

AKP’den önce babalar mağaralardan mızrakla çıkıyor, analar evde taş yontuyordu be taş !


Hey gidi hey !mağarasına et getirmek için av peşinde koşturan o mazlum babaları dinozorlar kapmak suretiyle meze niyetine yiyordu. Eski Türkiye’de acılar vardı !Ne çabuk unuttuk ?

Af buyurun AKP’den önce anadan üryan geziyorduk, bir çalı çırpı toplayıp oramıza buramıza tutuşturabildiysek bizden keyiflisi olmuyordu. 

Mevtalarımızın bir mezar taşı dahi olmuyordu; kurda kuşa yem olup gidiyordu gariban bacılarımız, kardeşlerimiz. 

Şimdi insanların evi var, evlerinde buzdolabı bile var, hatta ve hatta evlerde ütü var yav ütü !

Bu iktidar daha ne yapsın be kardeşim ?

Ne yapsın ?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.