Yazılarımı takip edenler hatırlayacaklardır, siyasetin kavgacı, kamplaştırıcı dilini eleştiren, bunun toplumu düşmanlaştıracağını ifade eden sayısız yazı yazdım.

Önceki gün Ülke TV'de Esra Elönü'nün programına çıkan S.Noyan isimli bayan, ailesinin en az 50 kişiyi götürebileceğini, listesinin hazır olduğunu iki ayaklarını denk alsınlar şeklinde bir ifade kullandı. Elönü'de konuğuna katılarak dört ayaklarını denk alsınlar  diyerek ona katıldı.

Biz hep kavgayı, tartışmayı, erkeklere yakıştırırız değil mi? Daha şimdiye kadar Türkiye televizyonlarında bu bayanın kullandığı -ölüm listesi- imalı bir ifadeyi hiç bir erkek kullanmadı. Bu kutuplaştırıcı dilin şefkat ve merhamet timsali olarak görmek istediğimiz bazı kadınları ne hale getirdiğini, nasıl fıtratından uzaklaştırarak canavarlaştığını gösteren vahim bir örnek. İktidar partisi ve sözcüleri siyasi rekabeti o kadar ileri götürdüler ki insanlar bugün kendileri ile aynı partiye oy vermeyenleri öldürmeyi düşünecek hale geldi.

Geçen hafta CB Erdoğan ile Menderes'in resimlerinin yan yana konulması, sonunun Menderes gibi olacağına dair çirkin mesajı tartışmıştık. Çirkindi çünkü artık darbeleri, gayri hukuki yollarla iktidarları devirmeyi unutmamız gerekir. Hiç bir darbe -ne adına olursa olsun- meşru değildir. Demokrasi siyasetin meşruluk yolunda yapılmasını gerektirir. Başkaları bu çerçevenin dışına  çıksa da siyasetçi hep meşru olanı savunmalı tabanına da bunu telkin ve tembih etmelidir.

Lakin iki tivit ve resimden bir darbe çıkaranlar S.Noyan ile onu teyit eden E.Elönü'nün sözlerine aynı güçlü tepkiyi vermediler. Suçlu bizdense söylediği her şey meşrudur mantığı burada da hükmünü icra etti. Bazıları susmayı, bazıları görmemeyi tercih etti. Oysa şiddete davet eden bu sözler karşısında susulmamalıydı. Bu tip  şirazesinden çıkmış insanlara   ortak tepki göstermek  yenilerinin cesaretini kırmada önemli bir işlev görür. Bu ülkenin her ferdinin hayatı değerlidir. Hiç bir fikir, hiç bir parti, hiç bir lider insan hayatından değerli ve önemli değildir. İslam insana inmiş, onu muhatap almıştır, bugün siyasal İslamcıların en unuttukları şey insandır.Din araçsallaştırıldığında insan da araçsallaşır.Asıl vahim olan budur. Bu din anlayışında insan diye bir şey yok.

Bu ülkede yargı bu kadar tahrip edilmese daha bu iki bayan o televizyondan ayrılmadan gereği yapılırdı. Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek, şiddet teşvikçiliği yapmak dünyanın bütün hukuk sistemlerinde suçtur. RTÜK iktidara ram olmayan, muhalefet liderlerine ekranlarını açan televizyonlara ikide bir ceza yazıyor. Bu, vatandaşın yarısını yok edilmesi gereken düşman olarak gören ikili ve televizyonu hakkında ne karar verecek göreceğiz.

Bütün bunlar biz kazanalım da vatandaş isterse birbirini yesin politikasının sonucudur. O dili yerel seçimlerde toplum cezalandırdı. Yeni bir seçimde daha büyük bir ceza keseceğine şüphem yok. Siyasal çıkarları için toplumu tokuşturmaktan çekinmeyen muhteris siyasetçileri durdurmanın yolu darbe ve şiddetin her şekline karşı toplu tepkiler vermektir. Farklı düşünebilir ama  bu farkları derinleştirerek tabanlarını muhafaza etmek için siyaseti çirkinleştirenlerin oyununa gelmemeliyiz. Biz dövüşürsek onlar kazanır biz kaybederiz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.