google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Bildiriyi okudum. Evet, tweet atmadan önce bildiriyi okudum. İçeriğinde tehdit içeren noktalar tespit ettim. Ama benim için en sıkıntılı durum bildirinin yayınlanma saati ile yayınlayanlar oldu.

Yaşım otuz üçün içinde. Otuz üç yıllık hayatım içinde iki kumpas dava süreci, bir muhtıra, bir açılım süreci, bir kapanım süreci ve bir darbe girişimi gördüm. Gençliğimizin en tatlı zamanları siyasi travmalarla geçti. Tecrübeli olmak için yaşın değil yaşadıklarımın etkili olduğunu iliklerime kadar hissettim. Köşem vesilesiyle naçizane tecrübelerimi arz etmek isterim:

Fetullahçı Terör Örgütü benzeri yapılanmalara devletin hiçbir kanadında rol verilmemeli. Bir şahsın sadakati hoca efendisine, şeyhine, şahına değil doğrudan doğruya amirlik makamına olmalı. Eğer şahıs, sadakati için yanlış adres bellerse amirinin değil başkalarının emrini dikkate alır ve eline silahını alıp 251 vatan evladını şehit edebilir; eline kalemini, dosyasını alıp kumpas davaları açabilir. Hatta şu kadar söyleyeyim; topladığı istihbaratları sümenaltı edip Kızılay meydanlarında; Sur meydanlarında; Beşiktaş’ta ve gar önlerinde vatandaşların katline sebep olabilir.

Emekli olsun, muvazzaf olsun rütbeli olsun rütbesiz olsun kolluk kuvvetlerinin tamamı sadece görevlerine odaklanmalı. Vatandaşın siyaset yapmasına her zaman saygı duyan birisi olarak diyorum ki, kolluk kuvvetleri mensubu herhangi bir görevli siyaset yapmak istiyorsa girsin bir siyasi partiye çatır çatır siyaset yapsın. Bildiri hazırlıyorsa parti grubu adına hazırlasın. Her hafta çıksın demeçler versin fakat -tekrar ediyorum- bunu yaparken tek şart apoletlerinden azade bir siyasi parti mensubu olarak yapsın.

Yukarıda saymış olduğum iki tecrübe ülkemin içinden geçmiş olduğu cendereler neticesinde şekillenmiştir. Keşke olmasaydı ama oldu. Bir daha olmaması için gereken özeni herkesin göstermesi gerekir.

Bildiriyi imzalayanlardan biri diyor ki “akşama doğru şekillendi, normalde ertesi gün sabah yayınlanacaktı fakat sızdırıldı.” Bakın bu açıklama bile demokrasi açısından çok tehlikelidir. Emekli amiraller olarak toplanın, yakın barbeküleri, açın şişeleri bir yandan usul usul takılın bir yandan da memleket meseleleri üzerine istişareler yapın ama kalktığınızda konuşulanlar masada kalsın. Neden kağıda döküyorsunuz ve neden sıra ile imzaya açıyorsunuz? Üst düzey eğitim almış, dünyayı görmüş, memleketi de oldukça iyi tanıyan insanlarsınız. Yayınlanacak kâğıt parçasının nelere mâl olacağını bilmiyor musunuz? Bile bile böyle bir şey yaptıysanız yazıklar olsun diyorum ve konuyu kapatıyorum.

***

Geçen olanlar…

Geçen benim ufaklığa kıyafet almam icap etti. Mağazaya girdim ve ne göreyim? Mamaların tamamına kilit vurulup alarm sistemi takılmış. Manzaraya bakmaya dayanamadım ve hemen çıktım.

Geçen sokak röportajlarını izlerken bu pudra şekeri müptelası şahıs ile ilgili sorulan soruya bir abinin “pudra şekeri kaç para haberin var mı? Onu bile alamıyoruz ” demesiyle ekranı durdurup kala kaldım.

***

Hafta sonu Ankara’da cumartesi ve pazar günleri tam gün sokağa çıkma yasakları vardı. Evde otururken pandemi sürecinde özel sektör eğitim dalında neler yapmış, uzaktan eğitime yönelik uzaktan derslikler açılmış mı diye bir tarama yapayım dedim. Baya bir uygulama denk geldi karşıma ve hemen hepsi sadece soru paylaşımı ve konu anlatımı üzerineydi. Bir uygulama ise hepsinden farklı olarak rehberlik servisi hizmeti de veriyordu. “Hazırım Koç” uygulamasından bahsediyorum. Gençler harika iş çıkarmış. Pırıl pırıl bir yazılım ekibi, iki tane hanım hanımcık psikolojik danışmanlık hizmeti veren işinin ehli hocalar ve ekibin liderliğini üstlenen, kendini ticari kaygı gütmeden bu işe adamış bir genç arkadaş. 70 bin öğrenciye ulaşan muhteşem bir sistem kurmuşlar.Pandemi sürecinde takviyeye ihtiyaç duyan yahut sınavlar sürecinde dört dörtlük hazırlık yapanlar bir göz atsınlar derim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.