google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Meclis Anayasa Komisyonu?nda başkanlık sistemi görüşülüyor. CHP?nin muhalefetine rağmen, tasarının Komisyon?dan geçmesi garanti. Çünkü neredeyse başka bir bahara ertelenmiş olan sistem değişikliğini, MHP lideri Sayın Bahçeli gündeme getirdi. Bugün başkanlık sistemini konuşabiliyorsak Bahçeli sayesindedir.

Ancak burada durup düşünmek gerekiyor. Abdülkadir Selvi birkaç defa yazdı, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş de bir gazeteye verdiği mülakatta, AK Parti?yi ve Sayın Cumhurbaşkanını, ?oyuna gelmeyin!? diye uyardı. Her iki isim MHP?nin sonu olacak böyle bir sistem değişikliğine Bahçeli?nin niçin yol verdiğini anlayamadıklarını, bu ön açmanın arkasında başka hesaplar çıkabileceğini ifade ettiler.

Bahçeli AK Parti?ye tuzak mı kuruyor sorusu abes bir soru değil. Zira gerçekten de başkanlık sistemi, iki partili bir sistem. Üçüncü partilerin yer almadığı bir sistemde bugün dördüncü parti olan MHP?nin yer alması mümkün değil. Tasarının kanunlaşması ile birlikte ?parti iktidarlarının yerini- Başkan?ın iktidarı alacak. Yani MHP yok olmayıp seçimlerde birinci parti olarak çıksa bile iktidar olma, ülkeyi yönetme şansı yok. Sadece Meclis?te yasa çıkarmakla iktifa edecek. Çünkü iktidar partilerin olmaktan alınarak Başkan?a devrediliyor. Birinci parti ile sonuncu parti arasında hiçbir fark kalmayacak. Bu, iktidar hayâli kuran ülkücülerin ilelebet bu rüyaya veda etmeleri anlamına geliyor. İşte bu noktada Bahçeli?nin bu sistem değişikliğine niçin evet dediği sorusu akla geliyor. Bir partinin kendinden, iktidardan vaz geçmesi, kolay açıklanacak bir durum değil.

Bahçeli vaz mı geçti yoksa AK Parti?ye tuzak mı kuruluyor sorusu ciddi bir sorudur. MHP tabanı, iktidara susamış bir taban. 15 yıldır kadroları hiçbir yere gelemedi. Tabanın iş, aş beklentisi, zirve noktada. Bu ülkede siyasetin biraz da bu amaçla yapıldığı, tabanların partilerini iş ve işçi bulma kurumu gibi gördükleri hatırlanırsa meselenin ciddiyeti daha iyi anlaşılır.

Öyleyse düğün, bayram değilken başkanlık sistemini gündeme getirmek niçin? Bir defa Meclis?de MHP?li vekillerin herhangi bir zorluk çıkaracağını, Bahçeli?nin taahhütlerine aykırı hareket edeceklerini sanmıyorum. İdeoloji partilerinde bireysel irade diye bir şey yoktur. Herkes kendini makinenin küçük bir dişlisi gibi görür; asla makineden ayrı davranma iradesi gösteremez. AK Parti için Meclis oylamasında bir sorun çıkmaz.

Asıl problem sahada, yani referandumda ortaya çıkacak. Ne kadar aksi söylense de toplumda bir başkanlık arzu ve iştahı yok. Üst üste verilen şehitler, Suriye politikasının getirdiği maddî manevî külfet, ekonomideki daralma, gittikçe vatandaşın umutlarını  kemiriyor. Toplumun her gün biraz daha iktidara ve onun politikalarına olan güveni sarsılıyor. Bugün milliyetçi nutuklarla homurtular bastırılsa da ileride bunun daha da zorlaşacağı açık. Üstelik toplum, 2.5 yıldır zaten başkanlık sistemi ile yönetiliyoruz, işler düzelse şimdiye kadar düzelirdi gibi yabana atılmayacak bir mantalite ve tecrübeye sahip. Sağda solda son iki buçuk yılı başkanlık sisteminin karnesi gibi gören ve bunu konuşan çok kişiye rastladım. Sandığa bu bilinçle gidilirse çok farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bahçeli bunu düşünerek mi böyle bir kapı açtı yoksa tabanı ile bağı koptuğu için mi bilemiyorum. Ama bu sürecin sonunda hayâl kırıklığına uğramak da var.

Hatırlatayım dedim!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.