Son yerel seçimlerde başta; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya gibi büyük şehir belediye başkanlıklarını muhalefet (CHP) kazanınca iktidar partisi AKP’sini öyle bir telaş sardı ki akla zarar yanlışlar yapmaya devam ediyor. 
İktidar özellikle, Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde belediye meclisinde çoğunluğun iktidar partilerinde olmasını da fırsat bilerek başkanların elini kolunu bağlamaya çalışıyor.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ feryadını şu cümlelerle duyurmaya çalışıyor: “İktidar, muhalif belediyeler başarılı olmasın diye iştiraki olan şirketlere yapılan atamaları belediye başkanlarının elinden alarak belediye meclislerine veren bir genelge yayınlamıştı. Maksat, bu şirketlerin rantının iktidarın kontrolünde kalması, muhalif belediye başkanlarının çalışamaz hale getirilmesiydi. Bunun hukuka da, demokrasiye de aykırı olduğunu söylemeye gerek yok. Normal bir hukuk devletinde bu talebin kabul görmesi, bu açık hukuk ihlalinin giderilmesi gerekirdi”
Bunun anlamı çok basit, ‘İstanbulluya, Ankaralıya hizmet gitmesin, bu belediye başkanları başarısız olsun, bir dahaki seçimleri biz kazanalım’ Cumhuriyet Tarihi boyunca Türkiye böyle çarpık bir anlayışla hiç karşılaşmadı.
Erdoğan, İstanbul Belediye başkanlığı yaparken;Sel felaketinin ardından Alibeyköy'de incelemelerde bulunan İmren Aykut'un canlı yayına telefonla bağlanarak Erdoğan'ı eleştirmesiyle başlayan tartışmada, Bakan Aykut'a tepki gösteren Erdoğan, "İmran Hanım'ın bir Çevre Bakanı olarak İstanbul'daki çevre konusunda eksiklikler varsa, bir ziyaretle bizi uyarmasını beklerdim.İsterseniz 16 kez bakanlık yapın İstanbul'la ilgili beni aşmayın" diyordu. 
Bugün hangi belediye başkanı bir bakana bu tür bir yaklaşımda bulunabilir?
Dün, başkanların yetkilerinin yetersiz olduğundan şikâyet eden Belediye Başkanı Erdoğan, bugün o yetkileri dahi B. Başkanlarına çok görüyor.
Önümüzdeki seçimlerde tersi bir durum ortaya çıkarsa ne olacak? Çok açıktır ki bu sefer de belediye meclisine devredilen yetkiler tekrar B.başkanına devredilecektir.
Bunlar kanun devletlerinde olur, hatta kanun devletlerinde bile bu kadar keyfilik olamaz.
Türkiye’nin hukuk devleti olma konusundaki çabaları bir adım ileriye gitmedi, hep geriye hep geriye gitti. Bu gidişle ilk çağı yakalamamıza ramak kaldı!...
‘Halk bize yetki verdi, o vakit her şeyi istediğimiz gibi yaparız’anlayışını hukuk devletlerinde göremezsiniz.
Seçim zamanı geldiğinde vatandaş bunun değerlendirmesini yapacaktır. 
Evet, bir başarısızlık varsa seçmen, davulu sırtında taşıyan belediye başkanlarını mesul tutmayacaktır, başarısızlık tokmağı vuran Belediye Meclisinin olacaktır.
AKP oy kaybettikçe telaşlanıyor, telaşlandıkça hata yapıyor. Vatandaş kendisine gelecek hizmeti engelleyenlerin hesabını kesmeyecek mi yani?
Gelin, destek olun, başarıya ortak olun…
Belediyelerdeki yönetim şekline ‘başkanlık sistemi’ denilebilir. Tıpkı Türkiye’nin ‘cumhurbaşkanlığı sistemi’ gibi…
O vakit Cumhurbaşkanı da atama yetkilerinin bir kısmını TBMM’ne bıraksın.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.