Güncel Haber Girişi: 21.10.2021 - 14:19, Güncelleme: 21.10.2021 - 14:19

Babacan'dan TCMB Başkanı'na: Belki yarın gideceksin ne söylesen boş

 

Babacan'dan TCMB Başkanı'na: Belki yarın gideceksin ne söylesen boş

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Bayraklı İlçe Kongresi'nde konuştu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir Bayraklı İlçe Kongresi'nde konuştu. Babacan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: DEVA Partisi olarak, kurulduğumuz ilk günden beri ülkemizin her şehrini, her mahallesini ziyaret ediyor; toplumun bütün kesimleriyle bir araya geliyoruz. Her bir acıya, derde, talebe en gerçekçi şekilde çözüm bulmak için çaba gösteriyoruz. Yanlış politikalar nedeniyle her gün fakirleşen halkımız artık boş vaatler değil, gerçekleri ve ortak aklı temel alan dürüst bir siyaseti talep ediyor. DEVA Partisi tam da bu talebi karşılamak için yola çıkmış bir siyasi parti. Afetzede vatandaşlarımız için 'hak sahipliği' kavramını genişleteceğiz, konut ve işyeri edinebilmeleri için yöntemler geliştireceğiz. Afetlerden sonra yakınlarını, evlerini kaybeden acılı vatandaşlarımızın hak arama süreçlerinde mağdur olmalarına izin vermeyeceğiz. DASK sigortasının kapsamını, bütün afetleri içerecek şekilde genişleteceğiz. Depremle mücadele sorumluluğunu, yerel yönetimlerle paylaşıp her belediyeye yerel afet tehlikesi ve risk haritası hazırlama yükümlülüğü getireceğiz. Biz şu andaki hükümete defalarca çağrı yaptık. Dedik ki, 'Kanal İstanbul diye tutturuyorsunuz. Dünyanın parasını buraya harcayacaksınız. Eğer kaynak bulabilirseniz önceliğiniz deprem açısından kırılgan olan binalardan başlayıp ülkemizi bir an önce hazır hale getirin' dedik. Fakat öncelikleri başka. Kanal İstanbul deyince çok büyük bir rant görüyorlar. Ne diyor Sayın Erdoğan, 'Oraya 500 bin kişilik şehir yapağız'. Kanal İstanbul'dan gördüğü bu. Kanal İstanbul'un önceliklendirilmesinin nedeni de bu: Bir an önce imar planları değişsin. Oysaki ülkemizin çok acil ihtiyaçları var. Ekonomik gücünüz varsa depreme hazırlık yapabiliyorsunuz, tabii ki bu önceliğiniz de varsa. Ekonomik gücünüz varsa hasar tespiti ve tazminatı konusunda çok daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Eğer ülkenizde enflasyon düşükse yeni yapılar çok daha ucuza mal olabiliyor. Faiz düşükse kredi mekanizmaları çok daha insani bir şekilde çalışabiliyor. Vatandaşlarımız ne dedi? 'Sadece 200 bin liralık bir kredi için ayda 3 bin 500 lira taksit ödememiz gerekecek' dedi. Avrupa'nın en yüksek faizi Türkiye'de. Yüzde 19 olan Merkez Bankası faizini, yüzde 18'e indirdiler. Merkez Bankası, Hazine'nin borçlanma faizinin 2,5 puan artmasına sebep oldu. 10 yıllık Hazine tahvilleri yüzde 17,5' ken tam yüzde 20'ye çıktı. Dolar kuru 8,30'dan, çıktı 9,30'a. Zannediyorlar ki biz talimat verirsek Merkez Bankası faizi indirirse bu ülkede faizler inecek. Siz bu kafayla bunu rüyanızda görürsünüz. Bugün Merkez Bankası 14.00'te karar verecek. Faizi indirse döviz kuru atakta bekliyor, sabit tutarsa belki bir miktar daha sakin seyredecek. Hükûmet şu anda kötülerden birini seçmek zorunda. Hükûmet diyorum çünkü Merkez Bankasının bağımsızlığı kalmadı. Merkez Bankası Başkanı çıkıp konuşuyor. Ya senin yarın görevde kalacağının garantisi yok ki, belki yarın gideceksin ne söylesen boş. Bu ülkenin insanları, hangi ailede, hangi gelir grubunda, hangi dilde, hangi dinde doğarsa doğsun, hayatın her alanında eşit fırsatlara sahip olmayı hak ediyor. Biz bu topraklarda eşit vatandaşlığı harekete geçirmeyi hedefliyoruz. Biz hiç kimsenin; Yaşam tarzı, inancı, etnik kimliği, dili, cinsiyeti nedeniyle ötekileştirilmediği bir Türkiye hayal ediyoruz. Devletin her bir vatandaşına eşit yakınlıkta olması gerektiğini, fırsat eşitliği olmasına inanıyoruz. Kamuda işe alımda, yükseltmelerde, üst düzeyde kişilerin ne etnik kökenine, ne dinine, ne mezhebine asla bakılmaması gerektiğini söylüyoruz. Adalet sadece yargının hızlı ve tarafsız çalışması değildir. Adalet aynı zamanda sosyal adalet, fırsat eşitliğidir. Adalet çok geniş bir kavram. Gençlerimizin iyi bir dil eğitimine ihtiyacı var. Bırakın devlet okullarını, pek çok özel okulda dahi artık nitelikli ikinci dil eğitimi verilemiyor.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Bayraklı İlçe Kongresi'nde konuştu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir Bayraklı İlçe Kongresi'nde konuştu.

Babacan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

DEVA Partisi olarak, kurulduğumuz ilk günden beri ülkemizin her şehrini, her mahallesini ziyaret ediyor; toplumun bütün kesimleriyle bir araya geliyoruz.

Her bir acıya, derde, talebe en gerçekçi şekilde çözüm bulmak için çaba gösteriyoruz.
Yanlış politikalar nedeniyle her gün fakirleşen halkımız artık boş vaatler değil, gerçekleri ve ortak aklı temel alan dürüst bir siyaseti talep ediyor.

DEVA Partisi tam da bu talebi karşılamak için yola çıkmış bir siyasi parti.

Afetzede vatandaşlarımız için 'hak sahipliği' kavramını genişleteceğiz, konut ve işyeri edinebilmeleri için yöntemler geliştireceğiz.

Afetlerden sonra yakınlarını, evlerini kaybeden acılı vatandaşlarımızın hak arama süreçlerinde mağdur olmalarına izin vermeyeceğiz.

DASK sigortasının kapsamını, bütün afetleri içerecek şekilde genişleteceğiz.

Depremle mücadele sorumluluğunu, yerel yönetimlerle paylaşıp her belediyeye yerel afet tehlikesi ve risk haritası hazırlama yükümlülüğü getireceğiz.

Biz şu andaki hükümete defalarca çağrı yaptık. Dedik ki, 'Kanal İstanbul diye tutturuyorsunuz. Dünyanın parasını buraya harcayacaksınız. Eğer kaynak bulabilirseniz önceliğiniz deprem açısından kırılgan olan binalardan başlayıp ülkemizi bir an önce hazır hale getirin' dedik. Fakat öncelikleri başka. Kanal İstanbul deyince çok büyük bir rant görüyorlar.

Ne diyor Sayın Erdoğan, 'Oraya 500 bin kişilik şehir yapağız'. Kanal İstanbul'dan gördüğü bu. Kanal İstanbul'un önceliklendirilmesinin nedeni de bu: Bir an önce imar planları değişsin. Oysaki ülkemizin çok acil ihtiyaçları var.

Ekonomik gücünüz varsa depreme hazırlık yapabiliyorsunuz, tabii ki bu önceliğiniz de varsa. Ekonomik gücünüz varsa hasar tespiti ve tazminatı konusunda çok daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Eğer ülkenizde enflasyon düşükse yeni yapılar çok daha ucuza mal olabiliyor. Faiz düşükse kredi mekanizmaları çok daha insani bir şekilde çalışabiliyor.

Vatandaşlarımız ne dedi? 'Sadece 200 bin liralık bir kredi için ayda 3 bin 500 lira taksit ödememiz gerekecek' dedi. Avrupa'nın en yüksek faizi Türkiye'de. Yüzde 19 olan Merkez Bankası faizini, yüzde 18'e indirdiler. Merkez Bankası, Hazine'nin borçlanma faizinin 2,5 puan artmasına sebep oldu. 10 yıllık Hazine tahvilleri yüzde 17,5' ken tam yüzde 20'ye çıktı. Dolar kuru 8,30'dan, çıktı 9,30'a.

Zannediyorlar ki biz talimat verirsek Merkez Bankası faizi indirirse bu ülkede faizler inecek. Siz bu kafayla bunu rüyanızda görürsünüz.

Bugün Merkez Bankası 14.00'te karar verecek. Faizi indirse döviz kuru atakta bekliyor, sabit tutarsa belki bir miktar daha sakin seyredecek.

Hükûmet şu anda kötülerden birini seçmek zorunda. Hükûmet diyorum çünkü Merkez Bankasının bağımsızlığı kalmadı. Merkez Bankası Başkanı çıkıp konuşuyor. Ya senin yarın görevde kalacağının garantisi yok ki, belki yarın gideceksin ne söylesen boş.

Bu ülkenin insanları, hangi ailede, hangi gelir grubunda, hangi dilde, hangi dinde doğarsa doğsun, hayatın her alanında eşit fırsatlara sahip olmayı hak ediyor.

Biz bu topraklarda eşit vatandaşlığı harekete geçirmeyi hedefliyoruz. Biz hiç kimsenin; Yaşam tarzı, inancı, etnik kimliği, dili, cinsiyeti nedeniyle ötekileştirilmediği bir Türkiye hayal ediyoruz.

Devletin her bir vatandaşına eşit yakınlıkta olması gerektiğini, fırsat eşitliği olmasına inanıyoruz. Kamuda işe alımda, yükseltmelerde, üst düzeyde kişilerin ne etnik kökenine, ne dinine, ne mezhebine asla bakılmaması gerektiğini söylüyoruz.

Adalet sadece yargının hızlı ve tarafsız çalışması değildir. Adalet aynı zamanda sosyal adalet, fırsat eşitliğidir. Adalet çok geniş bir kavram.

Gençlerimizin iyi bir dil eğitimine ihtiyacı var. Bırakın devlet okullarını, pek çok özel okulda dahi artık nitelikli ikinci dil eğitimi verilemiyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.