Gündem Haber Girişi: 19.11.2021 - 17:41, Güncelleme: 19.11.2021 - 17:41

Babacan'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Ekonominin kitabı' yanıtı: Hangi kitap sormak lazım

 

Babacan'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Ekonominin kitabı' yanıtı: Hangi kitap sormak lazım

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ülke yönetimini sisli havada ilerlemeye benzetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı fahiş fiyatlar ve döviz üzerinden 'Ekonominin kitabını böyle yazdınız' diyerek eleştirdi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, iktidara yönelik eleştirilerini bu kez Yozgat'ta yaptı. Partisinin, Akdağmadeni İlçe Kongresi'nde konuşan Babacan, ülke yönetimini sisli havaya benzeterek, "Sisli bir havada araba kullanır gibi… Büyük bir belirsizliğin içinde ülke" dedi. Her geçen gün değişen çarşı pazar fiyatlarından örnekler veren Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Memur-Sen'in Büyük Türkiye Buluşmaları etkinliğinde sarf ettiği 'Ekonominin kitabını yazdım' sözlerine ithafen, "Yazdığı kitapta yokluk var, yoksulluk var. 3Y ile yani yoksullukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele diye yola çıktıktan sonra şu anda 3Y'nin adresi olmuş bir iktidar var karşımızda. Kitapta bundan ibaret inanın" diye konuştu. Babacan, ekonomideki durumu AK Partinin, CHP döneminden örnek verdiği 'Kuyruklarda bekleme dönemine' benzetti. 'ESKİ DÖNEMİN BAŞARILARIYLA ÖVÜNMEYİ BIRAKIN' "Enseyi karartmaya gerek yok" diyen Babacan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Bu kötü yönetim yüzünden önümüzü göremiyoruz. Sisli bir havada araba kullanır gibi… Büyük bir belirsizliğin içinde ülke. Sisli havada nasıl herkes duruyor ve yavaşlıyorsa, yatırımcılar da yavaşlar. Şu son üç beş senelik sisli havayı silip atacağız ülkemizin üzerinden. Hep beraber özgür, zengin, iddialı ve itibarlı bir ülkenin yurttaşı olmanın huzurunu yaşayacağız. İnanın az kaldı. Enseyi karartmaya gerek yok Erdoğan, 'Ekonominin kitabını yazdım’ diyor. Hangi kitap bir sormak lazım? Artık o eski dönemin başarılarıyla övünüp durmayı bırakın. Bu ülkenin ekonomisi mahvoldu. Berbat oldu. 'İKTİDAR TARAFINDA 'ÖNCE ADALET, HUKUK' DİYEN KİMSE KALMADI' İktidar tarafında önce adalet, önce hukuk diyen kimse kalmadı. Kurallar önemli, kuralların önemli olduğunu söyleyen birisi yok. Biri de demiyor ki ülkenin iç güvenliğinden sorumlu bakanı artık şu sağı solu tehdit etmeyi bıraksın. Biri de çıkıp demiyor ki 'Şu küçük ortak, cezaevinden çıkan mafya liderini makamında ağırlamaktan vazgeçsin artık' demiyor. Sen hukuku yok et, ülkenin rotasını 28 Şubatçı Perinçek gibi adamlar çizsin, mafya, çete liderleri siyaseti dizayn etsin... Ondan sonrada git sağda solda düşman ara. Olan bu milletin insanlarına oluyor. 'ESNAF, 'ETİKET DEĞİŞTİRMEKTEN TIRNAKLARIMIZ YARA OLDU' DİYOR Kimse kimseyi kandırmasın. Biz ekonomi yönetiminden ayrıldığımızda ayçicek yağının kilosu 7 liraydı. Şimdi geldi 20 liraya dayandı. Daha dün İskilip'te bir emekli vatandaşımız geldi. Dedi ki 'Bizim halimiz ne olacak? Ben bin 800 lira emekli maaşı alıyorum. Bir ayçiçek yağı 18 liradan 75 liraya çıktı. Bizim halimiz ne olacak' dedi ve gözleri yaşardı. Yıllarca çalışmış, emekli olmuş. Artık hayatının rahat bir döneminin olması lazım. Gerçekten içimiz parçalanıyor. Bir hafta alışverişe gitmeseniz fiyatları kaçırıyorsunuz. Esnaf 'eski etiketi kazıyıp yenisini yapıştırmaktan tırnaklarımız yara oldu' diyor. Esnafın vatandaşa yüzü yok. Bu hale getirdiler milleti. Fiyatlar gerçekten cep yakıyor. 'BİR PAKETTEN FAZLA ALAMIYORSUN, AYNI KUYRUK DÖNEMİ' Tarım Kredi ne yapıyor? Çiftçiye destek olması gerekirken gidip marketçiliğe soyunuyor. Kimin talimatıyla? Yine Cumhurbaşkanı talimatıyla. Aklına göre 'Bu piyasada fiyatlar yüksek. Bende kendim açarım marketi, indiririm fiyatları' diyor. Sonra ne oluyor? Daha ucuz mu? Hayır. Bir de gidiyorsun bir paketten fazla alamıyorsun. Aynı o, kuyruk günleri var ya aynı o. Ben çocukluğumda yaşadım. Kuyrukta beklerdin. Zeytin yağı alacaksan ikincisini alamazdın. Aynı o yokluk günlerine döndürüyorlar memleketi. Bunun adı cehalet. Gerçekten bilmiyorlar. Bilenlerle de çalışmıyorlar. Bütün bu konuştuklarımız Sayın Erdoğan'ın tüm yetkiler elindeyken yazdığı ekonomi kitabı bu. Yazdığı kitapta yokluk var, yoksulluk var. 3Y ile yani yoksullukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele diye yola çıktıktan sonra şu anda 3Y'nin adresi olmuş bir iktidar var karşımızda. Kitap da bundan ibaret inanın. 'NASIL YÜRÜYECEĞİMİZİ İYİ BİLİYORUZ' (Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve dolar ilişkisini grafik üzerinden anlattı.) Partili, taraflı Cumhurbaşkanı 3,5 yıl önce göreve başlıyor. Tarih 9 Temmuz 2018, dolar 4,53. Bugün her an değişiyor ama saat 14.30'da 11,12 kuruştu. Benim tavsiyem şu Sayın Erdoğan yazdığı kitabın kapağına bu grafiği koyabilir. Gerçekten zor zamanlardan geçiyoruz ama biz nasıl yürüyeceğimizi iyi biliyoruz. Yola çıktığımız, 9 Mart 2020 günü bir söz vermiştik. Biz sıradan muhalefet partileri gibi olmayacağız. Onları çok gördü bu millet. Biz her an iktidardaymışız gibi çözüm çalışacağız dedik. Planlarımızı hazırlıyoruz, açıklıyoruz. Çünkü göreve geldiğimiz an kolları sıvayıp çalışmaya başlayacağız. Yapacağımız her şeyi yazılı taahhüt ediyoruz. 'TÜM SULAMA PROJELERİNİN MALİYETİ KANAL İSTANBUL KADAR ETMİYOR' Ardından yatırımlarla, yeni iş alanlarıyla zenginleşeceğiz. Çiftçilerimizin üzerindeki borç yükünün ne kadar çok olduğunun farkındayız. Bu nedenle borçları 2 yıl, faizsiz olarak erteleyeceğiz. Ama çiftçi işine devam edebilsin diye Ziraat Bankası üzerinden kredi sağlayacağız. Eski borcu kafaya takmasın kimse yeni işini yapmaya çalışabilsin. Çiftçinin toprağına, traktörüne haciz gelmeyecek. Ben 11 yıl Ziraat Bankası'ndan sorumluydum. Bir tek çiftçinin traktörüne haciz konmadı. Tarla, traktör haczine başladılar. Derhal kalkacak bunlar. Çiftçinin bu duruma düşmesinin nedeni kendi suçu değil hükümetin suçu. Biz ne yapacağız? Çiftçinin kullandığı mazotun ÖTV'sini geri vereceğiz. Kullandığı gübrenin yarısını devlet olarak karşılayacağız. Tüm sulama projelerini ilk 5 yıl içerisinde tamamlayacağız. İnanın Türkiye'deki tüm sulama projelerini toplayın bir tane Kanal İstanbul parası etmiyor. 'İnadına yapacağım' diyor değil mi? Niye, rant var orada. 'DAHA EVVEL YAPTIK, YİNE YAPARIZ' Biz yüzde 50'ye varan yem desteği sağlayacağız. Tarımda kullanılan elektrikte özel düşük tarife uygulayacağız. Ama en önemlisi demokrasiyle, hukuk bazlı yönetimle, işini bilen, ehil ve çalışkan kadroların iş başına gelmesiyle ekonomiyi toparlayacağız. Daha evvel yaptık, yine yaparız. Paramız yeniden itibar kazanacak. Faizler düşecek. Enflasyonu defterden sileceğiz. DEVA Ekonomisi ile güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyümeyle topyekûn zenginleşeceğiz. Gençlerin kaçmak değil, yaşamak istediği bir Türkiye için çalışacağız."
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ülke yönetimini sisli havada ilerlemeye benzetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı fahiş fiyatlar ve döviz üzerinden 'Ekonominin kitabını böyle yazdınız' diyerek eleştirdi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, iktidara yönelik eleştirilerini bu kez Yozgat'ta yaptı. Partisinin, Akdağmadeni İlçe Kongresi'nde konuşan Babacan, ülke yönetimini sisli havaya benzeterek, "Sisli bir havada araba kullanır gibi… Büyük bir belirsizliğin içinde ülke" dedi.

Her geçen gün değişen çarşı pazar fiyatlarından örnekler veren Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Memur-Sen'in Büyük Türkiye Buluşmaları etkinliğinde sarf ettiği 'Ekonominin kitabını yazdım' sözlerine ithafen, "Yazdığı kitapta yokluk var, yoksulluk var. 3Y ile yani yoksullukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele diye yola çıktıktan sonra şu anda 3Y'nin adresi olmuş bir iktidar var karşımızda. Kitapta bundan ibaret inanın" diye konuştu.

Babacan, ekonomideki durumu AK Partinin, CHP döneminden örnek verdiği 'Kuyruklarda bekleme dönemine' benzetti.

'ESKİ DÖNEMİN BAŞARILARIYLA ÖVÜNMEYİ BIRAKIN'

"Enseyi karartmaya gerek yok" diyen Babacan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

"Bu kötü yönetim yüzünden önümüzü göremiyoruz. Sisli bir havada araba kullanır gibi… Büyük bir belirsizliğin içinde ülke. Sisli havada nasıl herkes duruyor ve yavaşlıyorsa, yatırımcılar da yavaşlar. Şu son üç beş senelik sisli havayı silip atacağız ülkemizin üzerinden. Hep beraber özgür, zengin, iddialı ve itibarlı bir ülkenin yurttaşı olmanın huzurunu yaşayacağız. İnanın az kaldı. Enseyi karartmaya gerek yok

Erdoğan, 'Ekonominin kitabını yazdım’ diyor. Hangi kitap bir sormak lazım? Artık o eski dönemin başarılarıyla övünüp durmayı bırakın. Bu ülkenin ekonomisi mahvoldu. Berbat oldu.

'İKTİDAR TARAFINDA 'ÖNCE ADALET, HUKUK' DİYEN KİMSE KALMADI'

İktidar tarafında önce adalet, önce hukuk diyen kimse kalmadı. Kurallar önemli, kuralların önemli olduğunu söyleyen birisi yok. Biri de demiyor ki ülkenin iç güvenliğinden sorumlu bakanı artık şu sağı solu tehdit etmeyi bıraksın. Biri de çıkıp demiyor ki 'Şu küçük ortak, cezaevinden çıkan mafya liderini makamında ağırlamaktan vazgeçsin artık' demiyor.

Sen hukuku yok et, ülkenin rotasını 28 Şubatçı Perinçek gibi adamlar çizsin, mafya, çete liderleri siyaseti dizayn etsin... Ondan sonrada git sağda solda düşman ara. Olan bu milletin insanlarına oluyor.

'ESNAF, 'ETİKET DEĞİŞTİRMEKTEN TIRNAKLARIMIZ YARA OLDU' DİYOR

Kimse kimseyi kandırmasın. Biz ekonomi yönetiminden ayrıldığımızda ayçicek yağının kilosu 7 liraydı. Şimdi geldi 20 liraya dayandı. Daha dün İskilip'te bir emekli vatandaşımız geldi. Dedi ki 'Bizim halimiz ne olacak? Ben bin 800 lira emekli maaşı alıyorum. Bir ayçiçek yağı 18 liradan 75 liraya çıktı. Bizim halimiz ne olacak' dedi ve gözleri yaşardı. Yıllarca çalışmış, emekli olmuş. Artık hayatının rahat bir döneminin olması lazım. Gerçekten içimiz parçalanıyor.

Bir hafta alışverişe gitmeseniz fiyatları kaçırıyorsunuz. Esnaf 'eski etiketi kazıyıp yenisini yapıştırmaktan tırnaklarımız yara oldu' diyor. Esnafın vatandaşa yüzü yok. Bu hale getirdiler milleti. Fiyatlar gerçekten cep yakıyor.

'BİR PAKETTEN FAZLA ALAMIYORSUN, AYNI KUYRUK DÖNEMİ'

Tarım Kredi ne yapıyor? Çiftçiye destek olması gerekirken gidip marketçiliğe soyunuyor. Kimin talimatıyla? Yine Cumhurbaşkanı talimatıyla. Aklına göre 'Bu piyasada fiyatlar yüksek. Bende kendim açarım marketi, indiririm fiyatları' diyor. Sonra ne oluyor? Daha ucuz mu? Hayır. Bir de gidiyorsun bir paketten fazla alamıyorsun. Aynı o, kuyruk günleri var ya aynı o. Ben çocukluğumda yaşadım. Kuyrukta beklerdin. Zeytin yağı alacaksan ikincisini alamazdın. Aynı o yokluk günlerine döndürüyorlar memleketi.

Bunun adı cehalet. Gerçekten bilmiyorlar. Bilenlerle de çalışmıyorlar. Bütün bu konuştuklarımız Sayın Erdoğan'ın tüm yetkiler elindeyken yazdığı ekonomi kitabı bu. Yazdığı kitapta yokluk var, yoksulluk var. 3Y ile yani yoksullukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele diye yola çıktıktan sonra şu anda 3Y'nin adresi olmuş bir iktidar var karşımızda. Kitap da bundan ibaret inanın.

'NASIL YÜRÜYECEĞİMİZİ İYİ BİLİYORUZ'

(Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve dolar ilişkisini grafik üzerinden anlattı.)

Partili, taraflı Cumhurbaşkanı 3,5 yıl önce göreve başlıyor. Tarih 9 Temmuz 2018, dolar 4,53. Bugün her an değişiyor ama saat 14.30'da 11,12 kuruştu. Benim tavsiyem şu Sayın Erdoğan yazdığı kitabın kapağına bu grafiği koyabilir.

Gerçekten zor zamanlardan geçiyoruz ama biz nasıl yürüyeceğimizi iyi biliyoruz. Yola çıktığımız, 9 Mart 2020 günü bir söz vermiştik. Biz sıradan muhalefet partileri gibi olmayacağız. Onları çok gördü bu millet. Biz her an iktidardaymışız gibi çözüm çalışacağız dedik. Planlarımızı hazırlıyoruz, açıklıyoruz. Çünkü göreve geldiğimiz an kolları sıvayıp çalışmaya başlayacağız. Yapacağımız her şeyi yazılı taahhüt ediyoruz.

'TÜM SULAMA PROJELERİNİN MALİYETİ KANAL İSTANBUL KADAR ETMİYOR'

Ardından yatırımlarla, yeni iş alanlarıyla zenginleşeceğiz. Çiftçilerimizin üzerindeki borç yükünün ne kadar çok olduğunun farkındayız. Bu nedenle borçları 2 yıl, faizsiz olarak erteleyeceğiz. Ama çiftçi işine devam edebilsin diye Ziraat Bankası üzerinden kredi sağlayacağız. Eski borcu kafaya takmasın kimse yeni işini yapmaya çalışabilsin. Çiftçinin toprağına, traktörüne haciz gelmeyecek. Ben 11 yıl Ziraat Bankası'ndan sorumluydum. Bir tek çiftçinin traktörüne haciz konmadı. Tarla, traktör haczine başladılar. Derhal kalkacak bunlar. Çiftçinin bu duruma düşmesinin nedeni kendi suçu değil hükümetin suçu.

Biz ne yapacağız? Çiftçinin kullandığı mazotun ÖTV'sini geri vereceğiz. Kullandığı gübrenin yarısını devlet olarak karşılayacağız. Tüm sulama projelerini ilk 5 yıl içerisinde tamamlayacağız. İnanın Türkiye'deki tüm sulama projelerini toplayın bir tane Kanal İstanbul parası etmiyor. 'İnadına yapacağım' diyor değil mi? Niye, rant var orada.

'DAHA EVVEL YAPTIK, YİNE YAPARIZ'

Biz yüzde 50'ye varan yem desteği sağlayacağız. Tarımda kullanılan elektrikte özel düşük tarife uygulayacağız. Ama en önemlisi demokrasiyle, hukuk bazlı yönetimle, işini bilen, ehil ve çalışkan kadroların iş başına gelmesiyle ekonomiyi toparlayacağız.

Daha evvel yaptık, yine yaparız. Paramız yeniden itibar kazanacak. Faizler düşecek. Enflasyonu defterden sileceğiz.

DEVA Ekonomisi ile güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyümeyle topyekûn zenginleşeceğiz. Gençlerin kaçmak değil, yaşamak istediği bir Türkiye için çalışacağız."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.