AYM üyesi Engin Yıldırım’ın, –Işıklar Yanıyor- paylaşımı iktidar için iyi bir malzeme oldu. Uzun zamandır AYM’yi baskı altına almak için yürütülen kampanyanın toplumu etkileme düzeyini artırdı.  Nitekim, paylaşımdan hemen sonra Saray beslemeleri üzerine balıklama atladılar.

Yargı mensuplarının sokaktaki vatandaş gibi davranma hakları yoktur, daha dikkatli, daha özenli hareket etmeleri gerekir. Bu ülkede Işıklar Yanıyor sözünün darbeye yorumlanacağını bilmesi gerekirdi. Laf ağızdan çıkıp onu çiğnemek isteyenlerin ağzına sakız olduktan sonra, ne söylerseniz söyleyin nafile. İmam bildiğini okur. Bu vesileyle sevgili mazlum AKP’miz ve onun yöneticileri bir defa daha mazlum oldular. Bir defa daha mağdur gömleği ile milletin karşısına çıkma imkanı buldular.

Artık birkaç hafta bu Işık darbesinin! yarattığı mağduriyetleri dinlemek zorunda kalacağız.

Meselenin bu kadar köpürtülmesinin altında, Saray’dan bağımsız, özgür bir mekanizmanın istenmemesi yatıyor. Bütün kurumların emir komuta ile çalışmasını, devletin bir kişinin istek ve taleplerine tabi olmasını istiyorlar. Kendilerini denetleyecek hiçbir kuruma tahammülleri yok. AYM, bu yaklaşıma uymayan birkaç karar verince baskı altına alınarak hizaya getirilmeye çalışıldı. Şimdi de yapılan farklı bir şey değil.

Bu kampanyanın gürültüsüile, 14.Ağır Ceza mahkemesinin yaptığı hukuk ihlali de geri plana düştü. Oysa Mahkemenin hukuk dışı kararı Engin Yıldırım’ın attığı Tvitten daha vahimdir. Anayasa 153’e göre, AYM kararları kesin ve bağlayıcıdır. Mahkemelerin bu kararları reddetme, uygulamama veya dikkate almama gibi bir özgürlükleri yoktur. Önde gelen hukukçulardan AYM eski başkanı Haşim Kılıç ile Prof.Dr.Osman Can’ da benzer açıklamalarda bulundular.  Yargıtay’ın içtihatları da bu yöndedir. 2. Hukuk Dairesi . 2016 yılında 2015/24695 E. 2016/361 K. sayılı dosyada verdiği bir kararda şunları söylemektedir:

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucunda verdiği ihlal kararları, soyut ve somut norm denetiminden farklı olarak, sadece başvuruda bulunan kişi ve başvuruya konu idari işlem ya da karar açısından geçerli ve bağlayıcıdır. Anayasa Mahkemesinin saptadığı hak ihlalinin, mahkeme kararından kaynaklandığını belirleyen ve "ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmasına” ilişkin kararı karşısında, derece mahkemelerinin başvuru konusu somut olay ve kişi bakımından artık başka türlü karar vermesine olanak yoktur.”

Bir mahkemenin AYM kararlarına uymayı reddetmesi demek, bundan sonra anayasanın korumasız hale gelmesi, denetim işlevini yitirmesi demektir. AYM’yi dikkate almamak, yasaların anayasal kriter dikkate alınmadan çıkarılması yolunu açacak, normlar hiyerarşisini tersine çevirecektir. Bir üst normun bulunmadığı ülkelerde ne olmuşsa burada da o olacak, birbiriyle çelişen, keyfi uygulamaların yolunu açan uygulamalar ortaya çıkacaktır.

Engin Yıldırım’ın paylaşımı iktidara AYM’yi baskılama imkanı vermiş, bağımsızlığını korumaya çalışan AYM’nin elini de zayıflatmıştır.2016 darbe ihanetinden sonra Türkiye usul usul belli bir noktaya doğru sürükleniyor. FETÖ davaları üzerinden bir korku iklimi yaratılarak, baskı düzeni süreklileştirilmekte, ağır medya taarruzu altında toplum düşünemez hale getirilmektedir. Öyle ki, işsizlik, sefalet, yoksulluk, israf ve yolsuzluk karşısında gösterilmeyen tepki, basit bir Tvitten dolayı gösterilebilmektedir. Başkanlık sistemi ülkeye fukaralıktan, korku düzeninden başka bir şey getirmemiştir. İki yılda hiçbir alanda iyileşme sağlanamamış, insanlar giderek daha mutsuz, daha umutsuz hale gelmiştir. Son olay, bir baş eğdirme, terbiye etme, hizaya çekme operasyonundan başka bir şey değildir. AYM üyesi de istismara açık paylaşımıyla buna çanak tutmuştur. Basit bir paylaşım AYM’ye yüklenmenin bahanesi olmamalıdır, bundan bir mağduriyet de çıkarılamaz.  Asıl korkulması gereken, AYM’nin ışıklarının yanması değil, milletin ışıklarının yanmasıdır. O ışıklar da uzun bir zamandır yanıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.