Korona virüsü zata mahsus olmayıp, tüm dünya ülkelerinin ekonomi dengesini bozmuş durumdadır. Hindistan gibi bir ülke ölülerini yakmak için yer bulamıyor.

Sıra bize gelince farklı mı olacaktı?

Başkalarının ticari hayatı nasıl bozuluyorsa bizimki de bozulacak.

Virüsün maksadı, güçlüyü daha güçlü yapmaktır.

Bağışıklığı zayıf olanlar,

Sermayesi küçük olanlar gidecek.

Gizli Dünya Devleti öyle istiyor…

Koyun can derdinde kasap et derdinde derler ya.

Bu aşı meselesi de aynen onun gibi oldu.

Milyonlara varan kimileri ölüyor, kimileri de sermayesini katlıyor.

Nedir bu aşı?

Bulaşmayı önlüyor mu?

Hayır…

Bağışıklık kazandırıyor mu?

Hayır…

Aşı olana virüs tekrardan bulaşır mı?

Bulaşır…

O halde vurulalım mı vurulmayalım mı?

İşin bu tarafını düşünürken bakıyoruz ki, emperyalist ülkeler kendi aralarında aşı satışı konusunda rekabet halindedirler. İlk başta Çin aşısını Avrupa Birliği tanımıyor.

Rus aşısını da Rus halkı pek de benimsememiştir.

Bu halde geriye kalıyor İngiliz aşısı.

Onun da öldürücü olduğu söylentileri yaygınlaşınca Pazar bulamamıştır.

Yerlisini bekliyoruz.

Ya çıkarsa!

Ne olursa olsun, asıl sıkıntı, her an her şeye karşı çıkan muhalefet anlayışında.

Aşı vursan da olmuyor, vurmasan da…

Alsan da olmuyor, almasan da.

Adı üzerinde muhalefet.

Bacasız, her an her konumda tüttürmek zorunda.

Elimden gelse, asıl aşıyı sorumsuz, ilkesiz muhalefete yaparım.

Daha da olmazsa, “Gel kardeşim al sen yönet de görelim.

Bekâra karı boşamak kolay hesabı,

Yapacağı hiçbir şey yok.

Belki de eskiyi iğne iplikle aratacaktır.

Geçmişte az mı aradık.

İşte İstanbul…

Belediye başkanlığını kazanması halinde suyu vatandaşa ucuz vereceğini vaat eden İmamoğlu, bu sefer  aşırı derecede zam yapmaya kalkışınca, bahane aramaya başladı.

“Eh vatandaş, piyasanın durumunu anlar” diyor.

O zaman propaganda yaparken, şartlı konuşsaydın.

Deseydin ki, “Fiyatlar yükselmediği sürece ben de suya zam yapmayacağım.”

Öyle demedin, İstanbul halkını kandırdın.

Bırakalım, kim gelecekse gelsin.

Gelir gelmez suyu elektriği, doğalgazı ucuzlatır.

Küçük esnafa para yağdırır, doları 3 liraya kadar indirir.

Maaşları yükseltir, bayram ikramiyelerini üç dört katına çıkartır.

Virüsün köküne kibrit suyu döker…

Döker mi dökmez mi bilemem de işin esası, ülkede geçerli olan ithal siyasetin karakteri vefadan çok cefadır. Herkes birbirini karalayacak, açığını arayacak.

Hatta gerekirse ülke zararına ittifaklara soyunacak.

Rahmetli Erbakan hocanın kurmuş olduğu parti Kılıçdaroğlu ile ittifak yapıyor deseler  kim inanırdı? Hele de PKK gibi kanlı bölücü örgütün siyası kanadı HDP ile ittifak içerisinde bulunmak, ithal siyasetin sorumsuzluğu ile namussuzluğu değil denedir? 

….

İşte şimdi, aşıdan kaşımaya geçildi.

Acaba koltukları kapabilir miyim hesabi.

Ülke karışsın, düzen bozulursa bozulsun.

Onun tek derdi koltuk kapmak.

Hadi kap da, ülkenin iç ve dış şartları değişmediği sürece pek farklı bir şey yapamayacağını sen de biliyorsun da kurnazlığından  çamura yatıyorsun.

“Bittik tükendik” yaygaraları…

Bitmedik de tükenmedik de.

Daha çayı, şekeri, yağı tezgâhın altından karaborsa almaya başlamadık.

Küçük bir karpuzun fiyatı en azından 45-50 lira.

Bakıyorum ki peynir ekmek gibi satılıyor.

İşsizlik mi var?

Hayır, şayet bahçen veya inşaatın varsa işçi ara bulamazsın.

Ev temizliği 250-300 Liradan aşağıya değil.

Yaşlılar temizlikçi kadın bulmak için sıraya giriyor.

Aranan iş değil, ya özel araç şoförlüğü olacak veya müdür.

Değilse, akşama kadar kahve köşelerinde otur kâğıt oynar.

Veya baştakine söver sayar…

Tabi ki iktidar çivi çakan bir yapı değildir.

Biri gidecek diğeri gelecek…

Ancak ülkeyi istikrarsızlığa düşürmeden, kaşımadan, karıştırmadan, Allah’ın(cc) Müslüman’a göstermiş olduğu doğru yolu takip ederek gel otur.

Helali hoş olsun…

Vatanını ve milletini seven, aşı olacak fakat kaşımayacak.

Haktan, hukuktan sayacak,

Kul hakkından korkacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.