google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Arınç’ın bir tv kanalında yaptığı açıklamalar üzerine CB çok sert bir tepki verdi. Arınç açıkça rencide edildi. Fitne ateşi tutuşturmakla suçlandı.

CB’nin sert açıklamalarından sonra piyasalardaki reform beklentilerinin yerini karamsarlık aldı, aynı gün döviz yüzde 2 oranında yükseldi.

Arınç’ta CB’nin açıklamalarından büyük üzüntü duyduğunu, CB İle görüşeceğini, istifa mektubunun cebinde olduğunu söyledi.

CB Erdoğan’ın Arınç’a yönelik daha önce de sert açıklamaları olmuştu, bu ikincisi oldu. Arınç o tarihte doğru bir tepki veremediği için ikinci defa refüze edilmesinin zeminini hazırladı. Sarı öküzü o zaman kaptırmıştı artık istese de bu sarmaldan kurtulması zor. Onun adına üzüldüğümü belirtmeliyim. Bir zamanlar AKP’nin vicdanı olarak anılırdı, sözü dinlenirdi. Tek adam düzenine geçildikten sonra artık kimsenin vicdanının AKP’nin kurumsal kimliği üzerinde bir etkisi kalmadı.

CB, konuşmasında Kavalaya’da atıfta bulunarak, Gezi’nin finansörleri ile bir araya gelemeyeceklerini söyledi, dava vurgusu yaptı. Bu hem son günlerde yargı reformu bağlamında tahliye edileceği düşünülen Kavala için yargıya bir mesaj hem de küçük ortak MHP’ye bir jestti. Daha önemlisi Arınç’la girilen polemiğin AKP’de bir fikir birliği olmadığını göstermesidir. Belli ki Arınç görüşlerinde yalnız değil, partide kendisi gibi düşünen geniş bir kitle var. Partilerde farklı fikir ve düşüncelerin olması aslında sağlık ifadesidir. Ama parti içi demokrasinin olduğu partilerde, tek adam partilerinde değil. CB aslında Arınç üzerinden farklı düşünen herkese parti de devlet de benim, benim düşüncelerim dışında kimsenin kıymeti harbiyesi yoktur, dedi. Arınç’a yönelik sözlerinin nirengi noktalarından biri de bir davadan ve dava arkadaşlarından bahsetmesiydi. AKP’yi yakından tanımayanlar gerçekte bir davanın olduğunu sanabilir, ama içinde olanların çıplak gözle ilk gördükleri şey hiç bir dava ve fikri duruşun olmadığıdır. Gerçekte dava sadece toplumu seferber etmek için misinanın ucuna takılan yemdir. Bir gün Fetö ile bir başka gün HDP, Perinçek ve MHP ile iş tutan bir partinin ne davası olabilir? Bu kadar farklı ortaklıklar kurmak tek bir davanın varlığına işaret ediyor o da ne pahasına olursa olsun iktidarda kalma davasıdır. Düne kadar 2023 hedefinden bahsediliyordu, 2023 geldi çattı, hiç bir hedef tutturulamadı. Şimdi 2073 deniliyor, yani 53 sene sonra bütün hedeflerimize ulaşacakmışız. Bazı eblehler de yaşşa varol diye alkışlıyorlar, 53 yıl sonrasına garantileri varmış gibi. 2073 hedefi, aslında biz hiç bir şey yapamayacağız, siz de göremeyeceksiniz demektir. Bu ülkenin sorunları çözümsüz değil, ama ülkeyi çözümsüzlüğe mahkum eden bir yönetim var. Yarın gitsinler 2073’e gerek kalmaz 6 ayda her şey düzelir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.