Adaletin Dini Yoktur, Ama Zulmün Her Zaman Bir Dini Vardır
İslam tarihinin en rahatsız edici hakikatlerinden biri şudur:
Adalet çoğu zaman dindar iktidarlardan değil, adil ama dindar olmayan yöneticilerden öğrenilmiştir.
Nuşirevan bunun sembolüdür.
Hz. Ömer ise bunun Müslüman karşılığıdır.
Ve bugünün siyasal-dini tartışmalarında asıl sorun tam burada başlar.
Hz. Ömer ile Nuşirevan’ı Buluşturan Şey
İkisini buluşturan şey:
İnançları değil
Kimlikleri değil
Mezhepleri hiç değil
Devlet anlayışlarıdır.
Hz. Ömer:
Devleti kutsamadı
Kendini kutsamadı
Dini iktidarın sigortası yapmadı
Nuşirevan:
Tanrı adına konuşmadı
Ama adalet adına yönetti
Bugün ise tam tersi yapılıyor:
İktidar kutsanıyor
Yönetici “dindarlık” zırhına sokuluyor
Adalet, sadakatle yer değiştiriyor
Bugünün İslam Dünyasında Büyük Çöküş
Bugün Müslüman toplumların yaşadığı kriz:
Ne Batı komplosu
Ne dış güçler
Ne de “İslam’a düşmanlık”
Sorun, dinin iktidar ahlakı yerine iktidarın din ahlakı haline getirilmesidir.
Hz. Ömer’in sorduğu soru şuydu:
“Bu yönetim adil mi?”
Bugünün iktidarları şu soruyu soruyor:
“Bu yönetim bize mi ait?”
Aradaki fark budur.
“Biz Müslümanız” Demek Neyi Kurtarıyor?
Hiçbir şeyi.
Hz. Ömer döneminde:
Aç kalan hayvanın hesabı yöneticiden sorulurdu
Bugün:
Aç kalan insan “nankör” ilan ediliyor
Yoksulluk “kader”, israf “itibar” oluyor
Adaletsizlik eleştirisi “dine saldırı” sayılıyor
Bu, din değil; iktidar putperestliğidir.
Nuşirevan’ı Rahatsız Edici Kılan Şey
Nuşirevan bugün neden hâlâ anılıyor biliyor musun?
Çünkü şu gerçeği hatırlatıyor:
“Bir toplum, adil bir kâfirle ayakta durabilir; zalim bir Müslümanla çürür.”
Bu cümle, bugünkü “dindar iktidar” söylemini paramparça eder.
O yüzden:
Nuşirevan örneği sevilmez
Hz. Ömer’in sadece sakalı anlatılır, adaleti değil
Hilafet romantize edilir ama hesap verme kültürü yok sayılır
Hz. Ömer Bugün Yaşasaydı Ne Olurdu?
Muhtemelen:
“Reise itaat” vaazları verenler ondan nefret ederdi
Saray uleması onu “fitneci” ilan ederdi
“Devleti yıpratıyor” diye susturulmak istenirdi
Çünkü Hz. Ömer:
Güçlüden yana değil
Haklıdan yanaydı
Ve bu, her çağda iktidarları rahatsız eder.
Sonuç: Asıl Ayrım Çizgisi
Bugün ayrım:
Müslüman – gayrimüslim arasında değil
Sağ – sol arasında değil
Gelenekçi – modern arasında hiç değil
Ayrım şurada:
Adaleti iktidarın önüne koyanlarla
İktidarı dinin önüne koyanlar arasında
Hz. Ömer birinci taraftadır.
Nuşirevan da oradadır.
Bugünün siyasal dindarlığı ise karşı safta.
NOT:
İnsanları domuz bağı ile işkence yapıp katledenlerin yargılandığı Hizbullah davasında ağırlaştırılmış müebbed cezası olan Şehmus Alpsoy ve bir çok Hizbullah üyesi kocamışlık ve hastalık sebebiyle Cumhurbaşkanlığı kararıyla infazları durduruldu ve tahliye edildiler.
İBB davasından tutuklanan kanser hastası Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık henüz mahkemeye bile çıkmadı. Adam öldürmemiş, canice katliamlar yapmamış Murat Çalık Doktorların raporlarına rağmen cezaevinde.
Nerdesin Nuşirevan?
Nerdesin Ömer?