Haşim Akten

Tarih: 25.01.2026 12:28

ADALETİN DİNİ YOKTUR, AMA ZULMÜN HER ZAMAN BİR DİNİ VARDIR

Facebook Twitter Linked-in

Adaletin Dini Yoktur, Ama Zulmün Her Zaman Bir Dini Vardır

İslam tarihinin en rahatsız edici hakikatlerinden biri şudur:
Adalet çoğu zaman dindar iktidarlardan değil, adil ama dindar olmayan yöneticilerden öğrenilmiştir.

Nuşirevan bunun sembolüdür.
Hz. Ömer ise bunun Müslüman karşılığıdır.

Ve bugünün siyasal-dini tartışmalarında asıl sorun tam burada başlar.

 

Hz. Ömer ile Nuşirevan’ı Buluşturan Şey

İkisini buluşturan şey:

İnançları değil

Kimlikleri değil

Mezhepleri hiç değil

Devlet anlayışlarıdır.

Hz. Ömer:

Devleti kutsamadı

Kendini kutsamadı

Dini iktidarın sigortası yapmadı

Nuşirevan:

Tanrı adına konuşmadı

Ama adalet adına yönetti

Bugün ise tam tersi yapılıyor:

İktidar kutsanıyor

Yönetici “dindarlık” zırhına sokuluyor

Adalet, sadakatle yer değiştiriyor

 

Bugünün İslam Dünyasında Büyük Çöküş

Bugün Müslüman toplumların yaşadığı kriz:

Ne Batı komplosu

Ne dış güçler

Ne de “İslam’a düşmanlık”

Sorun, dinin iktidar ahlakı yerine iktidarın din ahlakı haline getirilmesidir.

Hz. Ömer’in sorduğu soru şuydu:

“Bu yönetim adil mi?”

Bugünün iktidarları şu soruyu soruyor:

“Bu yönetim bize mi ait?”

Aradaki fark budur.

 

“Biz Müslümanız” Demek Neyi Kurtarıyor?

Hiçbir şeyi.

Hz. Ömer döneminde:

Aç kalan hayvanın hesabı yöneticiden sorulurdu

Bugün:

Aç kalan insan “nankör” ilan ediliyor

Yoksulluk “kader”, israf “itibar” oluyor

Adaletsizlik eleştirisi “dine saldırı” sayılıyor

Bu, din değil; iktidar putperestliğidir.

 

Nuşirevan’ı Rahatsız Edici Kılan Şey

Nuşirevan bugün neden hâlâ anılıyor biliyor musun?

Çünkü şu gerçeği hatırlatıyor:

“Bir toplum, adil bir kâfirle ayakta durabilir; zalim bir Müslümanla çürür.”

Bu cümle, bugünkü “dindar iktidar” söylemini paramparça eder.

O yüzden:

Nuşirevan örneği sevilmez

Hz. Ömer’in sadece sakalı anlatılır, adaleti değil

Hilafet romantize edilir ama hesap verme kültürü yok sayılır

 

Hz. Ömer Bugün Yaşasaydı Ne Olurdu?

Muhtemelen:

“Reise itaat” vaazları verenler ondan nefret ederdi

Saray uleması onu “fitneci” ilan ederdi

“Devleti yıpratıyor” diye susturulmak istenirdi

Çünkü Hz. Ömer:

Güçlüden yana değil

Haklıdan yanaydı

Ve bu, her çağda iktidarları rahatsız eder.

 

Sonuç: Asıl Ayrım Çizgisi

Bugün ayrım:

Müslüman – gayrimüslim arasında değil

Sağ – sol arasında değil

Gelenekçi – modern arasında hiç değil

Ayrım şurada:

Adaleti iktidarın önüne koyanlarla

İktidarı dinin önüne koyanlar arasında

Hz. Ömer birinci taraftadır.
Nuşirevan da oradadır.

Bugünün siyasal dindarlığı ise karşı safta.

 

NOT:

İnsanları domuz bağı ile işkence yapıp katledenlerin yargılandığı Hizbullah davasında ağırlaştırılmış müebbed cezası olan Şehmus Alpsoy ve bir çok Hizbullah üyesi kocamışlık ve hastalık sebebiyle Cumhurbaşkanlığı kararıyla infazları durduruldu ve tahliye edildiler.

 

İBB davasından tutuklanan kanser hastası Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık henüz mahkemeye bile çıkmadı. Adam öldürmemiş, canice katliamlar yapmamış Murat Çalık Doktorların raporlarına rağmen cezaevinde.

 

Nerdesin Nuşirevan?

Nerdesin Ömer?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —