Tarih: 10.02.2026 13:43

“KARA GÜN”

Facebook Twitter Linked-in

Medyacılar böyle manşetleri çok sever aslında... Çok uzağa gitmeye gerek yok; birkaç yıl önceki Sivas-Galatasaray ve yine Rize-Galatasaray maçlarını hatırlayalım. Demek ki neymiş; mevzuu Galatasaray'mış.

Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçı, penaltı... Talisca biraz önce penaltı istemiş, kimse ilgilenmemiş. Aslında hakem ilgilenmeli, aldatmadan ikaz etmeliydi Talisca'yı ya da sarı göstermeliydi. 

Talisca istedi mi bilmiyorum ama hakem-VAR'ın ince ve titiz çalışması sonucu bir penaltı düştü Kadıköy çimlerine. Talisca ile Gençlerli oyuncu arasında -yarım metre mesafede- bilardo topu gibi seken top oyuncunun açık olan eline çarptı... İnceleme sonucu penaltı kararı çıktı. Futbolun doğasında böyle bir penaltı olmaz. Mahalle futbolunda olur ancak... Ama orası çok daha merttir ve kuralları federasyondan da MHK'den de daha sıkı ve nettir; top ele temas ettiyse ihlaldir ve doğal hâli, yakını, yönü vb. yoktur, eldir.  

Nitekim bu pozisyona penaltı diyen ve/veya hakemin takdir hakkıdır diyen tek yorumcu çıkmadı.

Aynı hakem-VAR Gençlerbirliği'nin penaltı beklentisini de kulak ardı etti. 

 

Sonuçta bunlar teknik kararlar ve bir şekilde götürecek su bulunur, tevil edilebilir.Ama futbolcuların (maalesef son zamanlarda Oosterwolde ve Skriniar çok göze batıyor) hakem, MHK ve federasyon otoritesini yerle bir eden hâl ve tavırları kabul edilemez diyeceğim ama "otoritelerin" sesi çıkmadığına göre söyleyecek sözüm... var;

İyi, güzel, temiz ve ahlaklı oyun istiyorum; zira biz, "... sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını..." sevmek durumundayız.  

---

İyi, güzel temiz mi; al sana "elin gavuru..." Liverpool-Manchester City maçı. Oyun, seyir zevki, kalite, mücadele... İlle de ahlak... Maçın son bölümü inanılmaz. Seyredin özeti. Ama en çok TFF, MHK ve hakemler izlesin.

İşte bunun için Premier Lig bir "marka." Bunun için dünya seyrediyor. 

Bir gün o ahlak seviyesine gelme dileğiyle...

---

"Yahu! Bu federasyon hiç mi iyi şey yapmıyor" sorusuna, belki de "gıcık" olduğum için hayır, yapmıyor diyorum.

Maç programını da saatlerini de beğenmiyorum örneğin. Kışı bitirmek üzereyiz, neden hâlâ 07.00'de başlamıyor maçlar? 

---

Hakemlere haksızlık yapıyorum, yapıyoruz sanki; özellikle "standart" konusunda. Bizim hakemler bu konuda çok başarılı değil mi? Şöyle ki;

Hücum oyuncuları, tırnağıyla savunma oyuncularına dokunsa faul. Savunmacılar, hücumcuların anasını ağlatsa da devam...

---

Türkiye Kupası... Ben, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi formatını beğenmezken doğrusu Türkiye Kupası hiç heyecan vermiyor. Nitekim maçları, yapacak bir şeyim yoksa izliyorum. Sonuçta bu formatla Türkiye Kupası haber bile olamıyor...

 

07.02.2026/Cumartesi

Karagümrük-Antalya: 1-0

Antalya çok kötü bir günündeydi. Karagümrük sekiz maç sonra kazanmayı başardı. 

 

TRABZON DERBİSİ...

SAMSUNSPOR AŞ-TRABZONSPOR AŞ: 0-3 

Goller: Onuachu (23' ve 81'), Muçi (90+1')

 

Samsun'un bir süredir zoru vardı. Takım geçen sezon ve bu sezonun başındaki oyunlarını arıyordu. Ama yine de evindeki maçta, Karadeniz Derbisinde beklenti vardı. Lakin o kadar tek taraflı bir oyun oynadı ki konuk takım, maçın adı -bence- Trabzon derbisi oldu.

 

Antalya maçı sonrasında dediğim gibi Trabzon, sürpriz puan kayıplarına izin vermemeli. Böyle olduğunda çok daha bir zorlu Trabzon göreceğiz. 

Karadeniz ekibi bu yolda devam ederse seneye önemli şampiyonluk adaylarından biri olur.

 

08.02.2026/Pazar

Eyüp-Başakşehir: 1-2

Eyüp bu hafta hiç dayanamadı. Doğrusu rakibi karşısında çaresiz kaldı.

Nuri Şahin'in takımı olma yolunda gidiyor Başakşehir demiştim. Bu hafta teyit etti Boz Baykuşlar. Şahmuradov yine golünü attı. Maçın da yıldızıydı Özbek.

 

Konya-Göztepe: 0-0

Haftanın zorlu maçlarından biri olsa gerekti. Ev sahibi çok iyi hazırlanmış olmalı ki çok da etkili oynadı. Ama bu oyundan bir gol çıkaramadı.

Göztepe için en formsuz maçlarından biri demek doğru olacak, sarı kırmızılılar bu maçta isabetli şut atamadı. 

 

3 İÇERİ, 3 DİREK...

ÇAYKUR RİZESPOR AŞ-GALATASARAY AŞ: 0-3

Goller: Barış Alper Yılmaz (19'), Yunus Akgün (62'), Osimhen (73')

 

Bir maçta ilk defa şutlar direklerden dönüyor değildi elbette ama 3 harika şutun direkten dönmesi her zaman görülebilecek bir şey değil. Bunlar gol olsaydı haftanın golünü seçmek çok zor olurdu.

 

Sane ve Lemina'nın yokluğunda Rize deplasmanı daha zor olur muydu? Ancak zenginleşmiş kulübe ve yeni transferler katkı verince iyi oynadı Galatasaray, kolay kazandı. Üstelik herkes iyi ve çok iştahlıydı. 

 

Maçın yıldızını seçmek; Barış Alper ve Noa Lang arasında bir seçim gerçekten zordu. Ben, oyumu Hollandalıya verdim. Lang, top ayağında iken -ha, bu arada savunma katkısı de veriyor- çok etkili. Oyun zekâsı ve görüşü dikkate değer. 

 

AMAN HA!

BEŞİKTAŞ AŞ-CORENDON ALANYASPOR: 2-2

Goller: Orkun Kökçü (32'), Oh Hyeon-gyu (54')/Güven Yalçın (9' ve 16')

 

"Yenilenmiş Beşiktaş" deniyordu. Takım bu hâliyle ilk provasındaydı. Ancak eski bir tanıdık işi bozdu. Güven Yalçın, aynı köşeye ve benzer iki nefis şutla eski takımının kalbini kırdı. Tam takım havaya girecek iken bu pek de olacak şey değildi. 

Neyse ki "sakar penaltı" imdada yetişti, skor tek farka düştü. Lakin dikkatli olmak gerekti; sıkı bir oyun oynayan Alanya vardı karşıda.

 

Beşiktaş, golden sonra daha iyi ve etkili oynadı. Takım gol/goller için çabaladı, çalıştı. Özellikle Orkun Kökçü, bu maçtan galibiyetle ayrılmayı çok istedi. Siyah beyazlılar ikisi çok net hayli pozisyon da üretti fakat çok istenen üçüncü gol gelmedi.  

 

Güven Yalçın maçın kahramanı oldu fakat Alanya kalecisi Victor, çok önemli kurtarışlara imza attı.

Sahanın iyilerinden biri de Orkun Kökçü oldu. Anlıyorum çocuğu ama artık keskin sirke misal hırsını törpülesin ve sahaya öncelikle oyun aklını koysun. Bu hem kendisi hem takımı ve hem de Millî Takım için çok iyi olur. 

 

OH! Yeni transfer Güney Koreli Oh Hyeon-gyu. O da yıllardır Beşiktaş'ta oynarmış gibi çok arzulu ve istekli başladı maça. Bir penaltı aldı, çok da şık bir gol attı. Lakin bu çocuk, 90 dakikaları tamamlamakta zorluk çekebilir. Gözü kara hırsı ve sakarlığı problem olabilir. 

 

Hakem yönetimi için "üzgünüm" diyeyim. Bu genç çocuklar elbette kuralları biliyordur ancak ümmiler... Oyunu hiç okuyamıyorlar. MHK ne yapar bilmiyorum fakat kendileri oturup Premier Lig maçları izlesinler. Yönetiyormuş gibi izlesinler ve maçı yöneten hakemle kendi kararlarını kıyaslasınlar. Belki bir faydası olur.   

 

09.02.2026/Pazartesi

Kayseri-Kocaeli: 1-2

Kayseri elinden geleni yapmakla birlikte gücü yetmedi. Kocaeli sakin ve dengeli oyunuyla 3 puanı aldı. 

Kayseri taraftarına; hele de maç esnasında takımı, futbolcuları protesto etmek yine size zarar. Yönetim protestosu ise bilemem. 

 

Gaziantep-Kasımpaşa: 2-1

Paşa rakibin ikramıyla öne geçti fakat bir devreyi 10 kişi oynayan Gaziantep karşısında puan alamadı.

Daha önce de yazmıştım bu çocuğu... Körfezi Pazar edinenler, 30 yaş üstü transfer yapanlar Kozlowski gibileri neden görmezler?

 

FUTBOL KONUŞAMAMAK...

FENERBAHÇE AŞ-GENÇLERBİRLİĞİ: 3-1

Gol: Talisca (16'), Kerem Aktürkoğlu (27' ve 33')/Koita (55')

 

Fenerbahçe yarım saatte maçı bitirdi. -Hakem-VAR'ın ikram ettiği- Talisca'nın penaltısıyla öne geçen sarı lacivertlilere bir ikram da konuk takımdan geldi, Kerem şık bir golle skoru büyüttü. Ardından bir kısmet golüyle Fenerbahçe 3-0'ı buldu.

 

İkinci devre ikram sırası Ederson'daydı, Koita reddetmedi, takımının tek golünü attı. Aslında bir ikram da Oosterwolde'den geldi lakin hakem/VAR pozisyonu görmedi. 

 

Maçın kayda değer en önemli pozisyonu; Oğulcan Ülgün'ün kaleci Ederson ile karşı karşıyayken, yerde yatan bir rakip futbolcu nedeniyle topu bırakması oldu. Hareket fair-play olarak kayıtlara geçti.

Bu ligin en centilmen futbolcuları olarak Umut Nayir, Icardi ve Onuachu üçlüsünü başta tutuyorum. Oğulcan'ı da buraya aldım. Ancak bu centilmenlik devamlı olursa bir anlamı olur. Bu nedenle bir süre takiptesin Oğulcan Ülgün. Hakemleri kandıramazsın, rakiplerine saygısızlık edemezsin. Genç adam, gerçekten artık çok dikkatli olmak zorundasın. Yoksa bu fair-play başını çok ağrıtır.    

 

Maçın yıldızı elbette Kerem denilecek ancak sahadaki en iyi oyuncu Asensio idi...

 

Beşiktaş maçında "hakem-VAR" için üzgünüm demiştim. Bu maç için söyleyecek söz bırakmamışım. 

 

GÖZE BATANLAR;

* TAKTIM... Faul alma numaraları/aldatmalar azaldı fakat faul yapıp, saygısızca yapmadım diyenler, kalk diyenler gözümüzü kanatmaya başladı. Ey Federasyon, Ey MHK; çözüm lütfen. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —