Güncel Haber Girişi: 14.11.2021 - 13:03, Güncelleme: 14.11.2021 - 13:03

Akdeniz, Ege ve Karadeniz için korkutan uyarı: Müsilajın tekrar etme olasılığı çok yüksek

 

Akdeniz, Ege ve Karadeniz için korkutan uyarı: Müsilajın tekrar etme olasılığı çok yüksek

Prof. Dr. Mustafa Sarı, iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek ”Önümüzdeki yıllarda müsilajın tekrar etme olasılığı çok daha yüksek” dedi. Sarı, müsilajın, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de görülebileceğini belirtti.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 14 Temmuz’da Marmara’daki müsilajın bittiğini söyleyerek “İlk 20 metrede artık müsilaja rastlanmıyor. Yüzme suyu alanlarında herhangi olumsuz bir sorunla karşılaşılmadı. Vatandaşlarımız rahatlıkla denize girebilirler, balık yiyebilirler” demişti. Hatta bakan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile beraber kameralar önünde Marmara Denizi’nden yakalanmış sardalya yemişti. Bakan Kurum geçen günlerde yine ‘temizledik ve kurtulduk’ dese de uzmanlara göre yüzeyden temizlenen müsilajın etkisi denizlerde devam ediyor. ‘TEHLİKE GEÇMEDİ’ Bandırma’da düzenlenen müsilaj konulu toplantıda konuşan Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın, geçen yıl nisan ayında yüzeye çıkmış olsa da, aslında kasım ayından itibaren Marmara Denizi’nin her tarafında etkili olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sarı, şunları kaydetti: “Şu an için söyleyebiliriz ki, henüz su kolonunda kitlesel anlamda oluşmuş bir müsilajdan bahsetmiyoruz. Dipte geçen yıl oluşmuş, dibe çökmüş, parçalanması devam eden müsilaj çamuru, ince müsilaj çamuru devam ediyor. Lakin suda aşırı alg çoğalması var. 8-22 metre aralığında görüş çok düştü. İzliyoruz, izlemeye devam edeceğiz. Ümit ediyoruz ki iklim şartları da biraz daha soğuk giderse, denizdeki sirkülasyonlar artabilirse müsilaj oluşumunda negatif bir etkiye sahip olacak. Müsilaj oluşumu Marmara’yı yoğun bir şekilde esir almadan belki bu yılı atlatabiliriz. Lakin tehlike geçmedi, tehlike büyük ve bu tehlikeyi izlemeye, yakından takip etmeye bilimsel olarak devam ediyoruz. Kamuoyunun müsilaj konusundaki hassasiyetini biliyorum.” ‘TEKRAR ETME OLASILIĞI YÜKSEK’ Toplantıda, gazetecilerin, “Diğer denizlerde müsilaj tehlikesi var mı?” sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın, 1720’li yıllardan itibaren, bilim dünyası tarafından bilinen ekolojik bir olay olduğunu hatırlatıp, şunları söyledi: “Bu doğal ekolojik olay. Denizlerin hepsinde görülebilir. Marmara Denizi’nde çok yoğun şekilde şu an görülüyor. 2007-2008 senesinde bu yoğunlukta Adriyatik Denizi’nde karşımıza çıktı. Önümüzdeki yıllarda Karadeniz’de de, Ege’de de, Akdeniz’de de müsilajı görme ihtimalimiz hep var. Bu iklim değişikliği o kadar büyük bir etki ki, eğer biz denizlerin kirlilik yükünü azaltmazsak ilkim değişikliğine bağlı yüzey sıcaklıklarındaki artış devam ediyor ve yükselir vaziyette. Nasıl ki şu an müsilaj yüzünden Marmara’da bir farkındalık oluştu, bir eylem planı yapıldı. Bu eylem planıyla tedbirler almaya çalışıyoruz. ‘az uyguladık, çok uyguladık’ ama, bir farkındalıkla yola çıktık. Uzun vadede bu farkındalığın artacağını düşünüyoruz. Aynı şeyi Karadeniz, Ege, Akdeniz için yapmamız lazım. Belki Marmara kadar ilk etapta Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de bu yoğunlukta bir müsilaj görmeyiz ama bölgesel olarak, lokal olarak kapalı koy ve körfezlerde ortaya çıkabilir, bu mümkündür. Ama Marmara Denizi’nde bunun olasılığı çok daha yüksek. Önümüzdeki yıllarda müsilajın tekrar etme olasılığı çok daha yüksek”.
Prof. Dr. Mustafa Sarı, iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek ”Önümüzdeki yıllarda müsilajın tekrar etme olasılığı çok daha yüksek” dedi. Sarı, müsilajın, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de görülebileceğini belirtti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 14 Temmuz’da Marmara’daki müsilajın bittiğini söyleyerek “İlk 20 metrede artık müsilaja rastlanmıyor. Yüzme suyu alanlarında herhangi olumsuz bir sorunla karşılaşılmadı. Vatandaşlarımız rahatlıkla denize girebilirler, balık yiyebilirler” demişti. Hatta bakan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile beraber kameralar önünde Marmara Denizi’nden yakalanmış sardalya yemişti.

Bakan Kurum geçen günlerde yine ‘temizledik ve kurtulduk’ dese de uzmanlara göre yüzeyden temizlenen müsilajın etkisi denizlerde devam ediyor.

‘TEHLİKE GEÇMEDİ’

Bandırma’da düzenlenen müsilaj konulu toplantıda konuşan Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın, geçen yıl nisan ayında yüzeye çıkmış olsa da, aslında kasım ayından itibaren Marmara Denizi’nin her tarafında etkili olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Sarı, şunları kaydetti:

“Şu an için söyleyebiliriz ki, henüz su kolonunda kitlesel anlamda oluşmuş bir müsilajdan bahsetmiyoruz. Dipte geçen yıl oluşmuş, dibe çökmüş, parçalanması devam eden müsilaj çamuru, ince müsilaj çamuru devam ediyor. Lakin suda aşırı alg çoğalması var. 8-22 metre aralığında görüş çok düştü. İzliyoruz, izlemeye devam edeceğiz. Ümit ediyoruz ki iklim şartları da biraz daha soğuk giderse, denizdeki sirkülasyonlar artabilirse müsilaj oluşumunda negatif bir etkiye sahip olacak. Müsilaj oluşumu Marmara’yı yoğun bir şekilde esir almadan belki bu yılı atlatabiliriz. Lakin tehlike geçmedi, tehlike büyük ve bu tehlikeyi izlemeye, yakından takip etmeye bilimsel olarak devam ediyoruz. Kamuoyunun müsilaj konusundaki hassasiyetini biliyorum.”

‘TEKRAR ETME OLASILIĞI YÜKSEK’

Toplantıda, gazetecilerin, “Diğer denizlerde müsilaj tehlikesi var mı?” sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın, 1720’li yıllardan itibaren, bilim dünyası tarafından bilinen ekolojik bir olay olduğunu hatırlatıp, şunları söyledi:

“Bu doğal ekolojik olay. Denizlerin hepsinde görülebilir. Marmara Denizi’nde çok yoğun şekilde şu an görülüyor. 2007-2008 senesinde bu yoğunlukta Adriyatik Denizi’nde karşımıza çıktı. Önümüzdeki yıllarda Karadeniz’de de, Ege’de de, Akdeniz’de de müsilajı görme ihtimalimiz hep var. Bu iklim değişikliği o kadar büyük bir etki ki, eğer biz denizlerin kirlilik yükünü azaltmazsak ilkim değişikliğine bağlı yüzey sıcaklıklarındaki artış devam ediyor ve yükselir vaziyette. Nasıl ki şu an müsilaj yüzünden Marmara’da bir farkındalık oluştu, bir eylem planı yapıldı. Bu eylem planıyla tedbirler almaya çalışıyoruz. ‘az uyguladık, çok uyguladık’ ama, bir farkındalıkla yola çıktık. Uzun vadede bu farkındalığın artacağını düşünüyoruz. Aynı şeyi Karadeniz, Ege, Akdeniz için yapmamız lazım. Belki Marmara kadar ilk etapta Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de bu yoğunlukta bir müsilaj görmeyiz ama bölgesel olarak, lokal olarak kapalı koy ve körfezlerde ortaya çıkabilir, bu mümkündür. Ama Marmara Denizi’nde bunun olasılığı çok daha yüksek. Önümüzdeki yıllarda müsilajın tekrar etme olasılığı çok daha yüksek”.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.