Partilerin iktidara gelmeleri seçimle olur ve seçimi kazanmak için herşey kullanılabilir ki; ülkemizde dini/milliyetçi ögeler ilk sıradadır. Her iktidar; sanki orada yıllarca kalacakmış gibi hareket eder, ancak her iktidarın ve milletvekilinin v.b. mutlaka bir sonu vardır. Tıpkı, makamlarda olduğu gibi!

Her yerde ve makamda; particilik, sırtını üst makama dayamanın getirdiği fütursuzluk, liyakatsızlık, nobranlık, ehliyetsiz insanların görevlendirilmesi, atananların birbirlerini ziyaretleri, bol gezileri/toplantıları ve yapılmayan/kalan/bitirilmeyen/bir öncekinin işlerini iptal etme v.b. işler! Neden bu duruma geldik?!..

Hep söylenir; “kişiler geçici, makamlar kalıcıdır” diye, ama, göreve gelince hepsi unutulur…   Makamlar, kişilerin; mobbing yaptıkları, daha üst görevlere gelmek için kullandıkları yerler değildir. Siz; çalışın, kurumunuzu yükseltmeye bakın, akademisyenlerin başarısını artırın, başarılıysanız ve kısmetse o görev size gelir. O nedenle, yazılarımızda ve çalışmalarımızda kurumsallaşmaya önem veriyoruz.

Üniversite sayısı çoğaldıkça (207 oldu) takip ve güç dengeleri yüzünden yaptırım yapmak zorlaşıyor.Bu hafta Hukuk Fakültelerinin çokluğu Sn.Adalet Bakanı tarafından dile getirildi. Yeni sistemde, rektörler, Sn.CB’nca doğrudan atandığı için, Sn.Erdoğan’ın adamları olarak görülüyor ve YÖK üzerlerine gitmekten imtina ediyor. O zamanda, gücü arkasına alan; mobbing, uzaklaştırma, unvan kadrosu vermeme, tayin, görev vermeme, ilanlarda taraf tutma v.b. artıyor.

Akademik Etik sayfasındaki tweet çok acı bir gerçek; “Yanlışların alışkanlık haline geldiği bir akademik ortamda doğruları söyleyince insanlar bize karşı saldırıya  geçtiler. Tahammül edemiyorlar. Yanlışlar alışkanlıktan hastalığa doğru evrilmiş, hastalar öncelikle yanlışlara yanlış diyemedikleri için "şu üslubunuz" diyebiliyorlar.” Yazık, akademide bu olmamalı!...

Bugün ilanlara bir kez daha bakalım;

1/ YÖK yönetmeliğine göre, bir akademisyenin Dr.Öğr.Üy./Doç./Prof. olması için, mutlaka alanda lisans mezunu olması ve Y.lisans/Dr.-Sy.(Yakın alanlarda) programlarını bitirmesi şart.

Ama, bu bile ilanlarda savsaklanılmaya çalışılıyor. Oysa, lisans eğitimi, akademisyenin temelidir. Dolayısı ile Tıpta yapmadığın uygulamayı sanatta, müzikte de yapamazsınız? Bu; eşitliğe ve alan lisans mezunlarının hakkına tecavüzdür. Kısaca, müzik ve sanat alanı unvan alan kadrolu akademisyeninin, mutlaka “alanda lisans mezunu” olması gerekir.

Bilindiği gibi; “Arş.Gör., uzman, çevirici ve eğitim - öğretim planlamacıları:” iken, 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde, aynı maddenin (a) fıkrasında yer alan “öğretim yardımcılarıdır” ibaresi “Öğretim Elemanıdır” şeklinde değiştirilmiştir.

2/ Prof.: "Alanında Doçentlik Unvanını Aldıktan Sonra En Az Beş Yıl Süreyle Açık Bulunan Profesörlük Kadrosu İle İlgili Bilim Alanında Çalışmış ve İngilizce Ders Vermiş Olmak" şartını yazmak  doğru mudur?

Yanlıştır, çünkü Doç. olduktan sonra 5 yıl geçmesi şartı, zaten 2547'de yazılı olup, dolmayan başvuramaz!

“a) Profesörlüğe yükseltilerek atamada;

a.1) Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl süreyle, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilim alanında çalışmış olmak,

a.2) Doçentlik unvanını aldıktan sonra, ilgili bilim alanında özgün yayınlar veya çalışmalar yapmış olmak gerekir”

3/ İlanlarda yanlışlar, şahıs gözetmeler süreli basında yazılmaktadır. Bu konularda Üniversite Genel Sekreterleri’nin çok sağlam, devamlı, düzenli, kanunları bilen birisi olması şarttır.

Mesela;bu akademik ilanlar, şahıs gözetmiyor mu?

Doç./"SimülasyonveOptimizasyonAlanındaBilimselÇalışmalarıveYayınlarıOlmak.TÜBİTAK1001ProjesiTamamlamışolmak"

Prof./"YapıMühendisliğiveYapılarınDepremeKarşıTasarımıveGüçlendirilmesiKonularındaDeneyselveAnalitikÇalışmalar yapmış olmak"

Bu  yanlış ilanlar, basına düşerse düzeltilmekte, ama bu ilanı yayımlayanlara yaptırım yapılmamakta, suçlu suçuyla görevine devam etmekte, disiplin suçları işletilememektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.