google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Son günlerde unutulmaya yüz tutmuş başörtüsü, Fikri Sağlar'ın bir tv programında yaptığı değerlendirmeyle gündeme oturdu.

Öncelikle yargının adalet sağlamada ortaya koyduğu düşük performansı ve dahası adaletsiz uygulamalarını konuşmak yerine, hakimlerin kılık kıyafetinin konuşulması adalet arayışından çok, zihin kilitlenmesinin dışa vurumudur.

Önce bunun tespitini yapmış olalım.

Sayın Sağlar!

Yaptığınız gerçekten çok ayıp ve size  de yazıklar olsun!

Yeni yılla birlikte gündeme gelen iki değerlendirmeyi sadece talihsizlik olarak görmek yeterli olmaz.

Gerek Fikri Sağlar'ın adalet üzerinden yaptığı değerlendirme, gerek Sözcü gazetesinin manşetten yaptığı 2020'nin felaket olayları arasında Ayasofya'nın ibadete açılmasını da görmesi, iyi niyetle ve ülkenin sosyolojisiyle izah edilemez.

Bu zihni çarpıklıktan beslenmeyi arzulayan iktidarın yaptığı duygusal köpürtme, zor günlerinde arayıpta bulamayacağı bir imkan gibi görülmüş olacakki can simidi gibi sarıldılar.

Bu saçmalıklar üzerinden iktidarın muhalefete yüklenme ve beceriksizliklerinin üzerinin örtme çabası bize göre acziyetlerinin beyanıdır.

Bize göre, iktidarın, ülkeyi sürüklediği sarmaldan çıkarma kabiliyeti kalmayınca sığınacağı başka yer kalmamış gibi görünüyor ve sürekli kutuplaştırıcı enstrümanlara sarılıyor ve toplumun sinir uçlarına dokunuyor.

Ülkenin can yakan sorunlarına çözüm mü dediniz?

Demeyin efendim!

İktidara göre bu sorunlar öncelikli değil.

Hal ve ahvalimiz budur.

Bu iktidarla ve sorun yönetme kabiliyetiyle bu sarmaldan çıkış mümkün değildir.

Yeni yılı ilk gününde köprülere, tünellere yapılan zamlarla karşıladık.

Bu zamlara karşı emekliye ve memura gelen ilk altı aylık zam oranından iktidarın niyetini anlamış olmamız gerekiyor.

Ülkenin esas sorunu, enflasyon altında ezilenler, ceplerindeki paraların alım gücünü öldüren ekonomi politikaları ve buna sebep olan demokrasi, hukuk ve güven açığıdır.

İktidar bu kötü tabloyu neyle örtecek?

Değerler üzerinden yapacağı kavgayla.

Cumhurbaşkanı fırsatı kaçırmadı.

Ne yaptı?

Fikri.Sağlar'ın beyanı üzerinden;

Ki, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Sağlar'ı eleştirmiş olmasına rağmen, CHP meclis üyesi başörtülü bir bayan hakkında 'vitrin' yakıştırmasında bulundu.

CHP zihniyeti tanımlaması ve toptancı yaklaşımla bilgi kirliliği oluşturdu.

Aslında Cumhurbaşkanın ifade ettiği zihniyetin yabancısı değiliz.

Bir zamanlar ANAP'ta siyaset yapan muhafazakarlar içinde, dindarlığı kendilerinin mülkü sananlar aynen şöyle diyorlardı. 

"Bunlar  Yahudi dükkanındaki besmele gibidir"

Şimdi bunu diyen zihniyetle, CHP'de siyaset yapma tercihinde bulunan başörtülü kadınlara "vitrinlik" demenin arasında zihniyet ve tutum ne fark var?

Elbette fark yok.

Anlyoruz ki, sosyoloji, siyaset değişse de ülkemizde birileri değişime direnmeye devam ediyor. 

Ve direnen bu zihniyetin dindarlıkla esaslı alakası yok.

Yapılan düpedüz  oportünistlik.

Fikri Sağlar'ın eskilerde kalan ayrımcı zihniyet tortusunun dışa vuran başörtülü/türbanlı hakimelerin adil karar vereceğinden duyduğu şüpheyi dile getiren açıklaması sebebiyle, sabah saatlerinde ifadeye çağrılması karşısında 28 şubat uygulamalarına muhalif olduğumuz günlerde dile getirdiğimiz ve meşhur söylemlerimizden olan ve bir bakıma taahhüt de içeren, "iktidarımızda sabah kapınızı sütçüden başka çalan olmayacak" mottosunu hatırlatmak isterim.

Bu hatırlatmayı iktidara yapmıyorum.

İktidarın sözcüsü olarak faşist uygulamaları görmeden dışarıda faşist arayan Ömer Çelik'e de yapmıyorum.

Tamamen özgürlükçü, özellikle düşünce ve ifade özgürlüğünü önemsediği halde hala iktidarı desteklerini sürdürenlere yapıyorum.

Tabi özgürlükçü tercihlerinde değişime uğramadılar ve böylesine sırıtan uygulamaları içlerine sindirebiliyorlarsa, 

onlara diyeceğim şudur: tepe tepe güç fetişizminin/şehvetinin zevkine varın!

Bizler, bu şımarıklıktan uzak duracağız.

Bizim şiarımız/ilkemiz bellidir; ne toplumsal ayrımcılık, ne güce dayanan terbiyecilik, ne de korkutma ve yıldırmanın yanında değiliz ve olmayacağız.

Her dem, hakikat ve evrensel doğrulara tabi olanlara, güç karşısında zayıf bırakılanlardan yana olanlara ise selam olsun.

Şiarımız/ilkemiz bellidir; ne toplumsal ayrımcılık, ne güce dayanan terbiyecilik, korkutma ve yıldırmanın yanında olmamak.

Daima özgürlükçü düşünce ve daima adaletten yana olan tavrımızı sürdüreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.