Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Ekonomi Haber Girişi: 08.09.2021 - 14:02, Güncelleme: 08.09.2021 - 14:02

Merkez Bankasından faiz indirimi sinyali

 

Merkez Bankasından faiz indirimi sinyali

TCMB Başkanı Kavcıoğlu, Merkez Bankası’nın yüzde 19’luk faiz oranını geçen yüzde 19,25'lik enflasyonun son çeyrekte düşüş eğilimine gireceğini düşündüklerini söyleyerek, faiz indirimi sinyali verdi. Kavcıoğlu'nun 'çekirdek enflasyon' vurgusu sonrası dolar 8,45 liraya yükseldi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası tarafından "Para Politikası, Enflasyon ve Yatırımlar" başlığı altında düzenlenen hibrit toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisindeki son dönem gelişmelerini değerlendirdi. 'ÇEKİRDEK ENFLASYON' VURGUSU Burada önemli mesajlar veren Kavcıoğlu, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve bunların orta vadeli enflasyon hedefiyle uyumlu seyretmesine ilişkin analizler yanında, önümüzdeki dönemde arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına biraz daha fazla ağırlık verileceğini söyledi. Kavcıoğlu, "Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. 'FAİZ ARTIRIMI OLMAYACAK' Değerlendirmeleri "faiz artırımı olmayacak" şeklinde yorumlayan piyasalarda hareketlilik arttı. Dolar/TL, yüzde 1'in üzerinde artışla 8,47 seviyelerine yükseldi. TÜİK verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE artışı yüzde 19,25 gerçekleşerek yüzde 19'luk politika faizini aşmıştı. Ağustos ayında çekirdek enflasyon ise yüzde 16,76 olarak kaydedilmişti. Kavcıoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle: "Yabancı ziyaretçilerin önemli bölümü ABD'den. Doğrudan yabancı yatırımlarda da AB payı yüzde 60 civarında. Bu toplantıya katılımınızı, görüş alışverişi ortamını önemli buluyorum. Aşılamanın hızlanması toparlanmayı destekliyor. Hizmetler sektörü imalat sanayine kıyasla salgına bağlı kısıtlamalardan daha fazla etkilendi. Son dönemdeki PMI verileri, hizmetler sektörünün de imalattaki toparlanmaya eşlik ettiğini gösteriyor. Küresel ekonomide talep kompozisyonu açısından daha dengeli görünümü destekliyor. BÜYÜME TAHMİNLERİ Başta Euro bölgesi olmak üzere, hizmetler PMI'daki güçlü artışlar küresel ekonominin genele yayılan toparlanma gösterdiğini izliyoruz. Büyüme tahminlerine bakıldığında; büyüme ağustos ayında nisan ayına kıyasla daha olumlu bir görünüm gösteriyor. Bu gelişmeler, ticaret ortaklarımızın, Türkiye'nin dış talep görünümünün iyileştiğini ortaya koyuyor. Bu durum ihracatımızın artışına katkı veriyor. SALGINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ Salgında ülkeler, doğrudan kamu harcamaları destekleyen teşviklerle ekonomileri desteklediler. Mali alana göre doğrudan kamu harcamaları daha yüksek bazı ülkelerde sermaye kredi ve likidite imkanlarının kullanıldığını görüyoruz. Gelişmiş ülkelerde milli gelirin yüzde 20'sini aşan kamu destekleri verildi. Milli gelirin 25'i oranında ekonomi desteklendi. İtalya ve Almanya'da maliye politikasının yanı sıra sermaye kredi destekleri kullanıldı. Türkiye aşılamada ilerleme kaydeden salgını kontrol altına almakta başarılı ekonomilerden. Bu durum yatırım ve istihdama olumlu yansıdı. Daha erken ve güçlü geçtiği sıkılaşmayla, reel faiz veren nadir ülkelerin başında geliyor. 'TÜRKİYE BORÇLULUK ANLAMINDA OLUMLU AYRIŞIYOR' Gelişmiş ülkelerde yüksek dış borç görünse de risk primi ve politika faizi düşük seyrediyor. Mali parasal politikalarla salgının hane halkı ve reel sektör üzerindeki olumsuz etkiyle bir çok ülkede borçlulukta artış meydana geldi. 289 trilyon dolara ulaşan borç yüzde 360’ını aştı dünya gelirinin gerek kamu gerek özel sektör borçluluğuna ilişkin gelişmele daha çok gündeme gelecek. Ekonomideki farklı esimlerin borçluluk durumuna bakıldığında gelişmiş ülkeler kamu ve hane halkında yüksek yükü var. Türkiye borçluluk anlamında gelişmiş ülkelerden tüm kategorilerde belirgin şekilde olumlu ayrışıyor. Görece iyi noktadayız. Kamuda reel sektörde nispeten daha yüksek oranlar görüyoruz. Şirketlerin mali durumuna ilişkin çalışmalar önem arz ediyor. Reel sektörün borçlu olması, olumsuz bir durum değildir. Reel kesimin borç çevirme oranı oldukça yüksek. Türkiye gibi genç nüfuslu, yüksek büyüme potansiyeline sahip ancak tasarrufları yeterli olmayan ülkelerde, borçlanma normal bir durumdur. Verimli şirketlere ihracata artışı destekleyen alanlara yönelmesini önemsiyoruz. 'VARYANTLAR BELİRSİZLİĞİN SÜRMESİNE YOL AÇIYOR' Vaka sayılarının yeniden artıran varyantlar belirsizliğin sürmesine yol açıyor. Yeni salgın dalgası yaşanıyor. Türkiye, Almanya ile birlikte daha iyi performans gösteriyor ve vaka sayıları düşük ülkeler arasında yer alıyor. Merkez bankaları gibi salgının seyrine dair gelişmeleri yakından izliyoruz. Aşılamada, iyi performans sergiliyor ve olumlu ayrışıyor. Aşı sayısı 99 milyonu geçti. 50 milyon kişi en az bir kez aşılandı. Bu performansın katkısıyla hareketlilikte artışa rağmen vaka sayıları görece düşük seyrediyor. Aşılamanın yaygınlaşması, cari denge iktisadi faaliyeti de olumlu etkiliyor. Türkiye'de milli gelir, öngörülerimizle uyumlu olarak ikinci çeyrekte yıllık yüzde 21,7 büyüdü. Baz etkisi hariç ilk çeyreğe göre yüzde 0,9 arttığını görüyoruz. Dönemlik büyümeye hem iç talep hem dış talep katkı verdi. 'BİRÇOK ÜLKEYİ GERİDE BIRAKTIK' Avrupa'da büyüme güçlü oldu. Bir çok ülkeyi geride bıraktık. OECD içiresinde, İngiltere ardından en yüksek büyümeyi kaydeden ülke olduğumuzu söyleyelim. Yıllık büyümede tüketim ve makine teçhizat yatırımlarının sürükleyici olduğu göze çarpıyor. Avrupada aşılamaya yönelik olumlu görünüm turizm ve dış talep olarak ekonomiye yansıyor. Net ihracat da büyümeye olumlu katkı vermeye devam ediyor. Siparişlerde güçlü bir yukarı yönlü harekete işaret ediyor. 'YATIRIMLARA ÖZEL VURGU YAPMAK İSTİYORUZ' Yatırımlara özel vurgu yapmak istiyoruz makine teçhizat yatırımlarında büyümeye önemli katkı verdiğini gösteriyor. Mb olarak yapılan çalışmalar firmaların yatırım iştahının yüksek olduğunu gösteriyor. Anketlerde firmalarımız inşaat dışında kalan tüm sektörlerde faaliyet ve üretimi kısıtlayan sorunlar arasında finansal sıkıntıların azaldığını gösteriyor. Bu tarihsel ortalamaların altına indi. 'İSTİHDAM BEKLENTİLERİ İYİLEŞMEYE DEVAM EDİYOR' Yatırım ve istihdam eğilimleri yüksek sevileyelere geldi. İstihdam beklentileri üçüncü çeyrekte de iyileşmeye devam ediyor yatırı mi da yüksek seyrediyor. Makroekonomik göstergelerdeki iyileşme sürdükçe oynaklık azaldıkça kredi kanalının etkin kullanılarak yatırım görünümüne olumlu katkı sağlayacak."
TCMB Başkanı Kavcıoğlu, Merkez Bankası’nın yüzde 19’luk faiz oranını geçen yüzde 19,25'lik enflasyonun son çeyrekte düşüş eğilimine gireceğini düşündüklerini söyleyerek, faiz indirimi sinyali verdi. Kavcıoğlu'nun 'çekirdek enflasyon' vurgusu sonrası dolar 8,45 liraya yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası tarafından "Para Politikası, Enflasyon ve Yatırımlar" başlığı altında düzenlenen hibrit toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisindeki son dönem gelişmelerini değerlendirdi.

'ÇEKİRDEK ENFLASYON' VURGUSU

Burada önemli mesajlar veren Kavcıoğlu, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve bunların orta vadeli enflasyon hedefiyle uyumlu seyretmesine ilişkin analizler yanında, önümüzdeki dönemde arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına biraz daha fazla ağırlık verileceğini söyledi.

Kavcıoğlu, "Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.

'FAİZ ARTIRIMI OLMAYACAK'

Değerlendirmeleri " faiz artırımı olmayacak" şeklinde yorumlayan piyasalarda hareketlilik arttı. Dolar/TL, yüzde 1'in üzerinde artışla 8,47 seviyelerine yükseldi.

TÜİK verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE artışı yüzde 19,25 gerçekleşerek yüzde 19'luk politika faizini aşmıştı. Ağustos ayında çekirdek enflasyon ise yüzde 16,76 olarak kaydedilmişti.

Kavcıoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Yabancı ziyaretçilerin önemli bölümü ABD'den. Doğrudan yabancı yatırımlarda da AB payı yüzde 60 civarında. Bu toplantıya katılımınızı, görüş alışverişi ortamını önemli buluyorum.

Aşılamanın hızlanması toparlanmayı destekliyor. Hizmetler sektörü imalat sanayine kıyasla salgına bağlı kısıtlamalardan daha fazla etkilendi. Son dönemdeki PMI verileri, hizmetler sektörünün de imalattaki toparlanmaya eşlik ettiğini gösteriyor. Küresel ekonomide talep kompozisyonu açısından daha dengeli görünümü destekliyor.

BÜYÜME TAHMİNLERİ

Başta Euro bölgesi olmak üzere, hizmetler PMI'daki güçlü artışlar küresel ekonominin genele yayılan toparlanma gösterdiğini izliyoruz. Büyüme tahminlerine bakıldığında; büyüme ağustos ayında nisan ayına kıyasla daha olumlu bir görünüm gösteriyor. Bu gelişmeler, ticaret ortaklarımızın, Türkiye'nin dış talep görünümünün iyileştiğini ortaya koyuyor. Bu durum ihracatımızın artışına katkı veriyor.

SALGINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ

Salgında ülkeler, doğrudan kamu harcamaları destekleyen teşviklerle ekonomileri desteklediler. Mali alana göre doğrudan kamu harcamaları daha yüksek bazı ülkelerde sermaye kredi ve likidite imkanlarının kullanıldığını görüyoruz. Gelişmiş ülkelerde milli gelirin yüzde 20'sini aşan kamu destekleri verildi. Milli gelirin 25'i oranında ekonomi desteklendi. İtalya ve Almanya'da maliye politikasının yanı sıra sermaye kredi destekleri kullanıldı.

Türkiye aşılamada ilerleme kaydeden salgını kontrol altına almakta başarılı ekonomilerden. Bu durum yatırım ve istihdama olumlu yansıdı. Daha erken ve güçlü geçtiği sıkılaşmayla, reel faiz veren nadir ülkelerin başında geliyor.

'TÜRKİYE BORÇLULUK ANLAMINDA OLUMLU AYRIŞIYOR'

Gelişmiş ülkelerde yüksek dış borç görünse de risk primi ve politika faizi düşük seyrediyor. Mali parasal politikalarla salgının hane halkı ve reel sektör üzerindeki olumsuz etkiyle bir çok ülkede borçlulukta artış meydana geldi.

289 trilyon dolara ulaşan borç yüzde 360’ını aştı dünya gelirinin gerek kamu gerek özel sektör borçluluğuna ilişkin gelişmele daha çok gündeme gelecek. Ekonomideki farklı esimlerin borçluluk durumuna bakıldığında gelişmiş ülkeler kamu ve hane halkında yüksek yükü var. Türkiye borçluluk anlamında gelişmiş ülkelerden tüm kategorilerde belirgin şekilde olumlu ayrışıyor.

Görece iyi noktadayız. Kamuda reel sektörde nispeten daha yüksek oranlar görüyoruz. Şirketlerin mali durumuna ilişkin çalışmalar önem arz ediyor. Reel sektörün borçlu olması, olumsuz bir durum değildir. Reel kesimin borç çevirme oranı oldukça yüksek. Türkiye gibi genç nüfuslu, yüksek büyüme potansiyeline sahip ancak tasarrufları yeterli olmayan ülkelerde, borçlanma normal bir durumdur. Verimli şirketlere ihracata artışı destekleyen alanlara yönelmesini önemsiyoruz.

'VARYANTLAR BELİRSİZLİĞİN SÜRMESİNE YOL AÇIYOR'

Vaka sayılarının yeniden artıran varyantlar belirsizliğin sürmesine yol açıyor. Yeni salgın dalgası yaşanıyor. Türkiye, Almanya ile birlikte daha iyi performans gösteriyor ve vaka sayıları düşük ülkeler arasında yer alıyor. Merkez bankaları gibi salgının seyrine dair gelişmeleri yakından izliyoruz.

Aşılamada, iyi performans sergiliyor ve olumlu ayrışıyor. Aşı sayısı 99 milyonu geçti. 50 milyon kişi en az bir kez aşılandı. Bu performansın katkısıyla hareketlilikte artışa rağmen vaka sayıları görece düşük seyrediyor. Aşılamanın yaygınlaşması, cari denge iktisadi faaliyeti de olumlu etkiliyor. Türkiye'de milli gelir, öngörülerimizle uyumlu olarak ikinci çeyrekte yıllık yüzde 21,7 büyüdü. Baz etkisi hariç ilk çeyreğe göre yüzde 0,9 arttığını görüyoruz. Dönemlik büyümeye hem iç talep hem dış talep katkı verdi.

'BİRÇOK ÜLKEYİ GERİDE BIRAKTIK'

Avrupa'da büyüme güçlü oldu. Bir çok ülkeyi geride bıraktık. OECD içiresinde, İngiltere ardından en yüksek büyümeyi kaydeden ülke olduğumuzu söyleyelim. Yıllık büyümede tüketim ve makine teçhizat yatırımlarının sürükleyici olduğu göze çarpıyor. Avrupada aşılamaya yönelik olumlu görünüm turizm ve dış talep olarak ekonomiye yansıyor. Net ihracat da büyümeye olumlu katkı vermeye devam ediyor. Siparişlerde güçlü bir yukarı yönlü harekete işaret ediyor.

'YATIRIMLARA ÖZEL VURGU YAPMAK İSTİYORUZ'

Yatırımlara özel vurgu yapmak istiyoruz makine teçhizat yatırımlarında büyümeye önemli katkı verdiğini gösteriyor. Mb olarak yapılan çalışmalar firmaların yatırım iştahının yüksek olduğunu gösteriyor. Anketlerde firmalarımız inşaat dışında kalan tüm sektörlerde faaliyet ve üretimi kısıtlayan sorunlar arasında finansal sıkıntıların azaldığını gösteriyor. Bu tarihsel ortalamaların altına indi.

'İSTİHDAM BEKLENTİLERİ İYİLEŞMEYE DEVAM EDİYOR'

Yatırım ve istihdam eğilimleri yüksek sevileyelere geldi. İstihdam beklentileri üçüncü çeyrekte de iyileşmeye devam ediyor yatırı mi da yüksek seyrediyor. Makroekonomik göstergelerdeki iyileşme sürdükçe oynaklık azaldıkça kredi kanalının etkin kullanılarak yatırım görünümüne olumlu katkı sağlayacak."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.