BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?

Bernard Lewis ismini muhtemelen duymuşsunuzdur. Kendisi çok ciddi bir Ortadoğu uzmanıdır. Bizi ve bölgemizi çoğumuzdan iyi bilir ve bölgemiz ile ilgili ince ve derin tahliller yapar. Bu zat, elan yüz yaşını aşmış ve bir zamanlar Amerika Savunma Bakanlığı’na danışmanlık yapmış eski askerî istihbaratçıdır. Lewis, son dönemlere kadar ABD’ye stratejik danışmanlık yapmaktaydı; Amerika’nın Ortadoğu ile ilgili politikalarını belirleyen ve yönlendiren önemli isimlerden biridir.

Yazdığı kitaplardan biri de, Ortadoğu’da Din ve Siyaset ekseninde kaleme aldığı İnanç ve İktidar adlı eseridir. Söz konusu kitabında Lewis, bölgede yaşayan Müslümanları kast ederek, “Ya onlara özgürlük getireceğiz ya da onlar bizi yok edecekler” diye kendisine kulak kesilen devlet yetkililerine tavsiyede bulunuyor.

Yakın geçmişte Amerika’nın önderliğindeki Batılı güçlerin yanı başımızdaki Müslüman coğrafyanın bir parçası olan Afganistan, Cezayir, Libya ve Irak gibi ülkelere nasıl özgürlük ve demokrasi getirdiklerini gördük. Milyonlarca Müslümanın canına ve kanına kıyan bu çağdaş vahşilerin, özgürlük getirdikleri topraklara hala can güvenliği ve istikrar geri gelmedi.

Son dönemlerde İslam coğrafyasının kan deryasına çevrilmesini sakin ve müstehzi bir tavırla izleyen Batı cephesi, elini dahi toza bulandırmadan, kirletmeden Müslümanı öldürmenin zevkini sürüyor. Her gün bir yana savrulan İslam dünyasının, kurtuluşunun artık küçük hesaplar ve çekişmelerden değil, güçlü bir şekilde bir araya gelmekten geçtiğini görmemesi için kör olması lazım. “Bir birinizle çekişmeyin, yoksa gevşer dağılırsınız ve ardından enerjiniz (devletiniz) elinizden gider” (Enfal, 8/46) İlahî ihtarını hatırlamalıyız. Gün bir araya gelme, dayanışma ve birleşme günüdür. İçeride klik, grup ve cemaat farklılığını, dışarıda da mezhep ve ülke ayrılığını bir tarafa bırakmak zorundayız. Yardımlaşma ve dayanışma bir mecburiyettir artık. Son günlerde duyduğum en güzel söz: “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” Hal-i pür melâlimizi bundan daha güzel anlatacak söz var mı, bilmem.

Thomas Hobbes, çoğu zaman göz ardı ettiğimiz bir gerçeği çok güzel dile getirir: “Akıl, ya barış içinde yaşayacak, ya yok olacaksın, diyor.” Akıl, hiçbir zaman bugünkü kadar birlik içinde bulunmamız gerektiğini bu kadar vurgulu haykırmamıştı.

Kur’an da, bizlere “Allah, aklını çalıştırmayanların üzerine pisliği abandırır” (Yunus, 10/100) hatırlatmasında bulunuyor. Evet, akıl hepimize yok olmamamız için birlik içinde olmamızı emrediyor. Yoksa Batı, yeniden bizlere özgürlük getirme(!) gayretlerine kalkışabilir.

Batının özgülük getirme hevesine çanak tutan, yerli çanakçıları da hatırlamak gerekir. Batının bütün cüruflarına teşni bir zevatın, içimizde kuzu postuyla gezdiğini bilmeliyiz.

Şimdi bu meyanda bir başka Thomas’tan da söz edelim. Avusturyalı Thomas Bernard, memleketinin ihanet ettiği bir dâhiydi. O da, memleketinin bütün değerlerine ihanet ederek intikamını alır.

Son günlerde, coğrafyamızda ve özellikle ülkemizde yaşananlardan ders alamayan müptezellerin, ülkesine ve insanına ihanet ederek bizlerden intikam alma peşindeler. En az yaptıkları şey, Avusturyalı Thomas Bernard gibi değerlerimize ihanet etmektir.

İyi bilmeliyiz ki, bir kez daha dikkatli ve tedbirli olmamız gereken günlerin arifesindeyiz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/991/bize-ozgurluk-getirirler-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Sıddık Demir
23.03.2017 20:16
sn.hocam güzel bir değerlendirme,tşk.ederim.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar