NEVRUZ KİMİN BAYRAMI!

Paylaşamadığımız konulardan birisi de budur.
Nevruz nedir, bayramdır seyran mıdır? 
Bakıyorum, herkese göre bir nevruz, hele de örf diye yananların nevruzu sanki imanın altıncı şartı…

Mehmet’e komutanı sormuş:
“Asker, bayram neye denir?”
Bu soru askerin hoşuna gitmiş olacak ki biraz da sırıtarak:
“Gomutanım, fasulye ile pilavın çıktığı güne denir.”

Garibin de Nevruzu fasulye ile pilav.
Nevruz olayına değişik açıdan bakmak mümkün.
Kimilerine göre pilav ile fasulye, yanı bahar şenliği, kimilerine göre de dinsel bir konu kadar önemli.

Nasrettin Hoca’ya kıyameti sormuşlar.
Demiş ki “eşek ölünce küçük kıyamet, hanım ölünce büyük kıyamet.”

Şimdi sahaya bakıyoruz, bizler Nevruz’u paylaşamazken Irak Musul petrolünü başka taraflara aşırmayı ihmal etmedi.
Hollanda ile Almanya PKK’yı eskisinden fazla seviyor, okşuyor.
Müttefikimiz ABD, PYD denilen terör örgütüne  zırhlı araçlar yanında helikopter bile vererek savaşa hazırlıyor.
Buna da küçük kıyamet mi diyelim!

Nevruz, bizim kültürümüzdür diye tutturanlar epeyce fazla.
İran’dan tutun, Mısır Kıptilerinden devam edin, Azeri’den  Orta Asya bozkırlarına kadar bu bir bayram.
Ama nasıl bayram?
Kurban, Ramazan, hiçbirisi değil.
Sözümü yabana atmayın.
Her kavmin geçmişinde bir takım gelenekleri vardır muhakkak, ama Malazgirt araya girdikten sonra İslam bunları kaldırdı attı.
Bahara tabi ki laf yok…

Mesela, bir Hıristiyan Noel’i kutlar, onun geleneği.
Ama o kişi Müslüman olduktan sonra bir daha Noel’i kutlar mı?

Biliyor musunuz? Osmanlı’nın son dönemlerinde ulemanın oturup da kafa yorduğu amiyane işler vardı.
Bunlardan birisi de keyif veren kahvenin içilip içilmeyeceği idi.
Onlar o tartışmayı yaparken İspanya Meksika kıyılarına kadar uzanarak 20 bin insanı katletmek suretiyle o ülkeyi baştan aşağıya sömürerek öne çıkmıştı. İngilizler de Kızılderileri katlederek Amerika kıt'asına yerleştiler...

Şimdi de gündem oldukça kalabalık. Melih Gökçek darbe gecesi Cumhurbaşkanından önce sahaya çıktığını söyleyerek kendine yeni rol biçiyor. Darbe gecesi sahada görmedik, gecekonduda olduğunu kendisi söyledi.

Star yazarı Lütfü Oflaz, Müslüman “bilim ve teknoloji üretemiyor” diyor. Haksız da değil, çünkü biz Nevruz’u tartışarak zamanı katlediyoruz, Avrupalı da bundan sonra çıkacak petrolün peşinde.
Bizim de ülkemiz bir asırdır Kemalist ideolojinin kıskacında.
Hadi gel de teknoloji üret.

O zaman şöyle diyelim.
Önce ekonomik ve siyasi bağımsızlığımız. Peşinden ne zaman Anadolu ayağa kalkar, ne zaman uzayın uydularında tapularımızı alırız, o zaman da bizim gerçek bayramımız olur.
Nevruza mevruza hacet kalmaz…

Bayram şekerleri ile oyalanmayız…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/986/nevruz-kimin-bayrami.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar