DOSTLARI ÇOĞALTMAK

Elli yıldır birbirimizle kavga ediyoruz. 1960 da ettik, 1980 de ettik, 28 Şubat'ta ettik, hala ediyoruz.

Kavgalı bir toplum ulus olamaz. Büyük işler başaracak güç ve enerjiyi bulamaz.

Enerjimizin bir kısmını terör aldı. Otuz yıldır, bölücü, ayrılıkçı, etnik ırkçı terörle mücadele ediyoruz. Az dostumuz çok düşmanımız var.

Son Hollanda krizi muhtemel çatışmalarda Batı'nın nasıl tavır alacağını gösterdi.

AB,  Hollanda'nın arkasında durdu. Almanya, Türkiye'ye tepki gösterdi. Belçika, İsveç, Avusturya hatta İtalya gibi ülkeler bizi eleştiren açıklamalar yaptılar.

"Batı bize düşman bunlar olağan" demekle mesele çözülmüyor. Siyasetçilerin görevi ülkenin başına gaile açmak değil, gaileleri bertaraf etmektir.

Batı'yı tek parçalı, bize düşman bir dünya olarak görmek son derece yanlış bir okuma. Böyle bir yargı  Batı ile münasebetlerimizi zehirler, ilişki kurmamızı zorlaştırır. Bize düşen düşman çağıran bir üslupla değil, dostları çoğaltan, batıyı kendi değerleri ile eleştiren bir yol izlemektir.

Her ülkenin hassasiyetleri, öncelikleri tatmin etmekle görevli oldukları bir kamuoyları olduğunu unutmamalıyız. Dünya Batı'dan ibaret olmadığı gibi Türkiye'den de ibaret değildir. Hem zorlu bir kuşatma ile karşı karşıya olduğumuzu söylüyoruz hem de Batı'yı karşımıza alıyoruz.

Menbiç'in geldiği nokta ortada. PYD orada yeni bir Kanton kuruyor. Müttefik dediğimiz ABD ile Rusya bu oldu bittinin arkasında olan güçler. Herkesle savaşamayız ama herkesle şu veya bu ölçüde dostluklar kurabiliriz.

Hollanda'nın Sayın Bakanı'mıza yaptığı yanlıştır, bunun savunulacak bir yanı olamaz. Ama göstereceğimiz tepkilerin de ölçülü ve bize yakışır olmasına dikkat etmeliyiz. Avrupa'da yaklaşık beş milyon soydaşımız var. Onlara artık Avrupa Türkleri deniliyor. Tepki verirken onları da dikkate almak, hayatlarını zorlaştıracak ifadelerden kaçınmak zorundayız. Atığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeli.

Suriye'de önümüzdeki dönem bizi sıkacak çok önemli gelişmelerin olacağı gözüküyor. Rusya ile komşu olduk. Artık Beşar Esat'la değil, Rusya ile karşı karşıyayız. Daha önce de bir çok kez yazdım, Türkiye'nin menfaati Esat'la dövüşmek değil, Suriye ve İran'la birlik olup Ortadoğu'yu tanzim etmek isteyen güçlerin karşısında birlikte durmaktı. Çünkü bu Suriye'ye yönelik bir operasyon değildi, Türkiye ve İran'ı da içine alan bir operasyondu. Kantonlar Suriye'de kurulurken yansımalarının Türkiye ve İran'ı içine alması planlanıyor. Böyle bir dünyada yalnız kalmak intihardır.

Dostları çoğaltmanın yolu bunu kolaylaştıracak bir diplomasi dilidir. Demokrasi ve özgürlük alanını genişletmektir. İçeriyi bütünleştirmek dışarıya parçalı bir Türkiye imajı vermemektir. Güç ve imkanlarımızın sınırlarına göre hareket etmektir. Değerlerimizi inkar etmeden onları evrensel değerlerle buluşturmak yeni bir terkip ortaya koymaktır. Aksi takdirde dünyayı başımıza toplamaktan başka bir şey yapmamış oluruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/970/dostlari-cogaltmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

mustafa
16.03.2017 11:58
Selcuk bey kardeşim çok hoş yazmışın bunun üstüne söyleyecek söz olurmu .selamlar
Necati
16.03.2017 22:42
Doğruda tam tersini yapıyoruz efelenmediğimiz devlet kalmadı
kemal
20.03.2017 19:25
Sayın vekilim yureginize kaleminize saglık cok dogru tespitler. Saygılarımla
kemal
20.03.2017 19:26
Sayın vekilim yureginize kaleminize saglık cok dogru tespitler. Saygılarımla

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar