AVRUPA KAPATTI BİZ AÇALIM

Bakanlarımız Avrupa’nın kapılarından geri çevrilince, aklımıza hep bazı mallara boykot etmek geliyor. Şu marka tüketim mallarını kullanmayalım, belli isimlerdeki istasyonlardan benzin ve mazot almayalım!..
Desek ki BMV, Mecedes, Fiyat, Ford,  Opel, Audi gibi araçları satın almayalım.
Ne sebeptense onu demiyoruz...

...

Açmak istersek şayet açacağımız kapılar oldukça çok.
Madem buraya kadar geldik, o halde piyasaya boykot edeceğimiz yerde, kendimizden başlamış olsak belki rengimiz, hayatımız, yaşantımız, istikametimiz değişir. Belki de değil doğrudan samimi olmuş oluruz.

...

Şimdi mi ne oluyor?
Neler olmuyor ki, Avrupanın yılbaşını  kutluyorsan, felsefesini hayat tarzı olarak benimsiyorsan, Fransız gibi oturup İtalyan gibi kalkıyorsan, piyasayı boykot etsen ne olur etmesen ne olur.  Yanı felaket kapıya dayandığında deterjanlardan mi medet umacağız?

...

Yabancılaştırılmış ülkemizin insanına bir asırdır demokrasi şarkıları söyletiliyor, laiklik uygulanıyor, çocuklarımıza Yunus Emre yerine Aristo felsefesi dayatılıyor da kimseler çıkıp boykot edelim demiyor. Hatta tarihe damgasını vuran yerli aklımız varken yabancısı sorgulanmıyorsa Opel marka araba kullansan ne olur kullanmasan ne olur.

...

Yoksa diyorum, her şey bir seçim arifesinden ibaret midir?
Mutlaka şahsiyetli dış politika.
Bunun da yolu, öncelikle cebinde paran belinde silahın olacak.
Artık göz gez arpacık devri kapanmıştır, görüş mesafen Viyana kapılarına kadar uzanamıyorsa ağzından çıkanla bastığın yere iyi dikkat edeceksin. Kimi hallerde kendini yönetmek devleti yönetmekten güçtür.

...

Şüphesiz dünya beşten küçük değildir.
Büyük de değildir...
Geride bıraktığımız 14 yılda çok işler yapılmış olsa da yine de yeterli değil.
Düzenin kazık gibi milli bünyemize çaktıkları hala hayatiyetlerini devam ettiriyor.
Hala kapağı açılmayanlar var.

...

Gözlerimiz yollarda 17 Nisan'a bakıyoruz.
Referandum denilen halk oylamasının %70’lerde "gonk" vurması halinde umarım ülkenin milli eğitiminde yüzler gülecek, batılılaşma denilen yabancı akıl yerine yerlisi gelip oturacak. Değilse, Şhall istasyonundan benzin-mazot alsak ne olur almasak ne olur.

...

Avrupa’nın kapadığı kapıları açmak istiyorsak millet olarak değerlerimizi öncelikle aile yuvamızda yaşamaya, yaşatmaya, sonra da uyuşturucu müptelası olan yavrularımızı kurtarmaya yönelik adımlar atmalıyız...
Büyük şehirlere bakın.
Kundaktaki bebekleri bile esir alan dilenci mafyası türedi.

...

Öte yandan, Avrupa’da yaşayan binlerce Müslüman Türk’ün hayatiyeti de önemli.
 Hesapsız adımlar atılması halinde oradakilerin rahatsız edileceğini düşünmek zorundayız. Mesela Hollanda, Türkleri terör örgütü ilan ettim diyerekten tüm mallarına el koyamaz mı? Sınır dışı yapamaz mı? 
Durum oldukça nazik ve ciddi.

….

Yabancı nüfusun gittikçe çoğalmasından  Avrupa zaten rahatsız, bir bahane arıyor.

Özellikle muhalefetin gazına gelerek Avrupalının işini kolaylaştırmış olmayalım, oturup kendi işimize bakalım. Böylece kapılar kapanmaz, aksine açılır, bizde açılan kapılardan yürür gideriz…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/962/avrupa-kapatti-biz-acalim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar