KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR

Herkes dünya kadınlar gününü kutlamakla meşgul. Her zaman olduğu gibi, bir günü demeçlerle ve mesajlarla dolduracağız, ancak ikinci gün rutin hayata geri döneceğiz.

Günümüzde maalesef kadın bir insan olarak, bir anne olarak ve ilk terbiyeci olarak gündemde değil. Günü birlik demeçler, kadına gerçek değeri vermeye yeter diye düşünenlerin günüdür, 8 Mart.

Kadının Batı dünyasındaki serüveni çok acıklı, çok hazin ve de çok çirkindir. Sanayi devriminden sonra ucuz iş gücüdür kadın, varoşların sessiz ve sakin mukimi. Dokuma tezgâhlarında ücretleri çok görülünce, kadınlar yerlerini çocuklara terk etmek zorunda kalmışlardı.

Batı’da, On yedinci yüz yılın Cadı mahkemelerinin zindanlarda çürüttüğü kadındı. Batı anlayışına göre, Dünyaya suçlu gelen kadın, bu dünyada rahat yüzü de göremezdi. Kadın hep bir meta olarak görüldü, modern çağda ise bir obje. Tüketimin en cazip materyalidir kadın çağımızda.

Kapitalist anlayışın kadına bakışı daha çarpıktır: Kadın çirkindir, ama güzelleştirilebilir. Nasıl mı? Kapitalist patronların ürettiği kozmetik maddelerini tükettiği takdirde güzelleşebilir.

İnsan doğuştan iyiye ve güzele müştaktır; güzel görmek ve güzel görünmek ister. Bunu en çok isteyen de kadınlar. Kadının bu doğuştan gelen meylini ve arzusunu iyi sömürmüştür, kapitalist dünya.

Sömürülen ve ötekileştirilen Batı kadınına, özgürlük yolunu açan ve bu amaçla 1843’te ilk İşçi Birliği’ni kuran Peru asıllı bir kadındır: Flora Tristan.

Flora Tristan’ın başlattığı mücadelenin akisleri günümüze kadar gelmektedir. Ama adını anmamız gereken bir başka kadın vardır Batı dünyasında: Helena Rubistein.

Helena Rubinstein, Polonya asıllı ABD’li bir Yahudi iş kadınıdır. Avustralya’da çalıştırıldıkları çiftliklerde, güneş yanığına maruz kalan iş arkadaşları kadınlara yanında getirdiği kremlerle tedavi uygular ve başarılı sonuçlar elde edince üretimini gerçekleştirir. Daha sonra bir kozmetik sanayi patroniçesi olarak arzı endam eder. Hala adıyla anılan kozmetik ürünleri piyasalarda sürümdedir.

Bütün dünyaya pazarladığı kozmetik ürünlerinin hiç birini kullanmaz Helena Rubinstein. Kendisiyle röportaj yapan gazeteci bu cevabı ilk duyduğunda, küçük dilini yutar şaşkınlıktan. “Niçin pazarladığınız ürünleri kullanmazsınız?” diye sorunca, gazetecinin aldığı cevap daha çarpıcıdır: “Faydasına inanmıyorum.”

Faydasına inanmadığı veya faydalı olmayan şeyleri pazarlayan zihniyettir, kapitalist dünya. Ya da diğer adıyla: Vahşi Batı.

Kadın, süslü bir bibloya dönüştürülmüştür günümüzde. Takma tırnaklar, yapıştırma saçlar, sahte kirpikler; öyle ki çoğu zaman gülüşler bile sahte.

Kadının süslenmesi ile ilgili merhum Muhammed Hamdi Yazır şunları yazar: “Yüzler ne kadar yaldızlansa onda bir mehtap parıltısı olmaz, fakat mehtabı gören bir göz, hüsnü aşkı sezen bir öz vardır ki güzellik ondadır. Maşuklarını mahı tabandan, hurşidi rahşandan daha güzel olarak tavsif eden şairlerin macerayı aşkı inleyen hesaba gelmez şiirlerinde parıldayan cazibe-i hüsn-ü an bile sade topraklara gömülmeye mahkûm maddi suretin değil, gönüllerde kaynaşan ruhani bir tecellinin cilvesidir. Hüsnü aşk, zahire dikilen bir suret değil, gönülde kaynayan bir manadır.”

O halde surete değil, sirete; cisme değil mânaya bakmak gerek.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/943/kozmetik-sanayinin-sembolu-suslu-mumyalar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Hamza
09.03.2017 11:06
İlgililer İçin: *** Kadınlara da Farzdır (İslâm'da Kadın Eğitimi ve Öğretimi) Ensar Yayınları, 2017. # Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK *** İsam Vt.: Hz. Peygamber Döneminde Kadın Eğitimi ve Öğretimi (Makale) # Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK *** İsam Vt.: İslâm Tarihinde Kadın Öğretimi İle İlgili Bazı Yaklaşımlar (Makale) # Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK
Rıdvan bilici
11.03.2017 00:48
Harika birAllah razı olsun hocam. Kaleminize sağlık

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar