“LA” DERSEN EĞER…

Şu dünyada dolu dolu yaşamak için, ne ile dolu olmak lazım acaba dersen derim ki; dünyanın en temiz sevgisini yaşarsan eğer, bence her şeye değer…

Sevgi deyince temiz duygular gelir akla… Çünkü sevgi insanı temizler. Kurtulursan tüm yanlışlardan ve koşabilirsen tüm doğrulara işte o zaman hakikate yaklaşabilirsin… İnsan olmanın o zaman yüksek erdemine ulaşabilirsin…

İçten başlamak temizliğe… İşte o yüzden önce “La” ile başlarsan hayata ve tüm kötülüklere, tüm yanlışlara ve seni senden alacak tüm güçlere “La” dersen ve ne kadar kuvvetli bir inançla söyleyebilirsen bunu, o kadar temizliğe erersin. Önce içini temizlemekle başlamak ve benim kalbim temiz diyebilmenin sırrına erebilmek. Gerçekten kalbin temizse eğer, dışına vuracaktır ve dışının temizliği anlam kazanacaktır. Lakin içini temizleyememişsen eğer ve sadece sözde kalmışsa sözün, dışının temizliği seni insanlığın zirvesine taşıyamayacaktır. Kinlerin, hasedlerin ve yalanların ağından kurtaramayacaktır. Acı çekeceksin, kendine özgüvenini kaybedeceksin. Korkuların sana huzur vermeyecek, karamsarlıktan kurtulamayacaksın. “La” sözünü zerrelerine işleyemezsen, hayatını güzelliklerle yaşayamayacaksın. Seni senden alacak geçici arzularına “La” dersen eğer, nefsinin tuzaklarını görebilecek idrake ereceksin o zaman.

Hayatı yaşamak lazım diyerek, yaşamanın şeytanın ve nefsinin isteklerini yerine getirmek olarak algılamaya başlarsın. Hayatın gereği, çağın gereği teorilerine mağlup olursun, gücünü kaybedersin… Oysa insanı en güçlü yapan tüm kalbiyle dünyaya “La” diyebilmektir. Arzuların bitmek bilmediği şu fani dünyayı yaşamak mı? Yoksa ebedi olan Cennet’i yaşamak mı? Hangisi? Hem dünyayı, hem de Cenneti yaşamak mı? Bunun mümkün oluşunun tek şartı vardır içinin temiz olması. İçini yıkamanın tek şartı da “La” diyebilmektir.

Hiçbir kötülüğün, hiçbir yanlışın, hatanın yani günahın girişine izin vermemektir bu gönül kapısında… Kalbinden girmek isteyen her şeye açmamalısın kapını… Dayanmalısın… Bazen bir damla zehir tüm hayatını bitirebilir, hayatı çekilmez kılabilir.. Sevgi çalarsa kapını sonunu kadar aç gönlünü.. Sevgiden bir zarar gelmez. Lakin seni gerçekten seviyor mu diye endişe taşımalısın. Endişen olmalı… Severken de neyi sevmek gerektiğini iyi bilmelisin. Birçok genç birbirlerini gençlik hevesleri ile sevdiklerini zannederler amma; bazen evlenmeden, bazen evlenip cicim aylarından sonra birbirlerinin yüzlerine bakmazlar. Cennet’e kadar gidecek sevgiler taşımalısın… Sevgi insanı temizler, fakat; hemen veya ölünce bitecek sevdalar insanı temizleyemez…

Seversen sevdiğin yüksek erdem sahibi olmalı. Gurur duyarsın o zaman sevdiğinle. Güzelin erdemi olmazsa ona güzel diyemem. Güzellik pörsür ölür gider amma; erdem her daim tazedir ve asla ölmez. İnsanı erdemli yapansa “La” sözüdür evvela… O yüzden kainatı yaratan yüce Rabbimiz bizden bunu istiyor ve “la” ile temizlenen yürekten gürce “İllallah” sözünü istiyor… “Ancak Sen varsın Allah’ım”… İşte iman. İşte tevhid “La ilahe illallah”…

“La” ile başlayıp “illallah” ile bitirmek hayatı. Son sözünü “Varsın Allah’ım varsın” diye bitirmek…

Ah bir “la” diyebilmek.. Kolay değil.. İnşaallah bir gün bizi kendine bağlayan, bizi üzen, bizi çıkmazlara sokan tüm şerlere “la” diyerek karşı dururuz.

Kötülüklere, şerlere, nefsinin isteklerine “La” diyemeyenlerin Hakk’ın ve hakikatin tüm güzelliklerine “Hayır” demeleri kendileri için de, insanlık için de acı vermekten başka bir işe yaramayacaktır.

Sadece sevgiyi yaşamak. Kini, nefreti bırakarak… Bizi kinlendirecek her şeyi terk ederek sevgiyi seçmek Mecnunca.. Bizi oyalayacak tüm eğlencelerden uzaklaşarak sadece, hasret yaksa da sevgiyi yaşamak ve ölüm geldiğinde tertemiz ölebilmek.

Tertemiz geldiğimiz bu hayattan tertemiz gidebilmek… Bunun tek yolu var… Kirlendikçe sevgiyi çoğaltmak ve temizlenmek. Çünkü temizlenmenin tek şartı sevmektir. Sevmek ihlas, ihlas imandır.

Sevgiyle yaşayıp, imanla ölebilmek niyazımla…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/940/la-dersen-eger.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar