TERÖR MÜCADELESİNİN BİR BAŞKA YÖNÜ

Savaş kazanmak artık toprak kazanmak, çok ayıda terörist öldürmek değil. Savaş kazanmak insanı kazanmaktır. İnsanı fethedemeyen,onun gönlüne giremeyen, hiç bir savaşı kazanamaz.

Bugün Türkiye sayısız terör örgütü ile boğuşuyor. Eskiden o kadar çok fraksiyon vardı ki bunların ismini saymak için bile özel bir eğitim almak gerekirdi.

Bugün de PKK var, PYD var,DHKP-C  var, FETÖ ve diğer ismini saymadığım örgütler var.

Bu örgütler adına dövüşen, hayatını heder edenler de Türkçe konuşuyor.

Onlarda Müslüman. Bizden hiç bir farkları yok. Ama fethedilmişler,gönülleri,kafaları işgal edilmiş, onun için içinden çıktıkları topluma ihanet ediyorlar.

Hep söylüyorum bu milletin her türlü terörü yenecek gücü vardır. Çözüm sürecinde devlet bir el uzattı PKK o eli tutuyor gibi yapıp, alttan alta hendekler kazdı, şehirleri bombalarla  doldurdu. Sonunda n'oldu devletin uzattığı el yumruk oldu başlarına indi. Ancak yaşadığımız tecrübeler sadece silahlı mücadelenin terör örgütlerini bitirmeye yetmediğini gösteriyor. İnsan kaynağınızı başkalarının fethedemeyeceği şekilde cihazlandırmadığınız takdirde ölenin yerini başka fethedilmiş gençlerle doldurmaları mümkündür. Nitekim otuz yıldır aynı filmi bu yüzden seyrediyoruz.

Gençlerimizin kafa ve gönüllerinde terör örgütlerinin propagandalarına karşı barikatlar kuramıyoruz, eğitim sistemimiz yetersiz, basınımız sorumsuz, siyasetçimiz birikimsiz. Böyle olunca da  terör mücadelesi teröristle mücadele ile sınırlı kalıyor.

Mesele sadece gençlerimizi başkalarının fethedemeyeceği donanıma sahip kılmak değil, giden,elimizden, avucumuzdan kayanları da geri getirmek, kazanmak. Otuz yıldır devam eden terör mücadelesinde şuna şahit oldum, örgütlerin moralini ölümlerden çok, ayrılan, pişman olan, devletin safına geçen militanlar bozuyor. Kaçan, devlete sığınan her eleman örgütün psikolojisini bozuyor, ideolojisine olan inancını sarsıyor, öz güvenini yıkıyor.

Bu bariz gerçeğe rağmen bu yönde esaslı  bir çalışmanın olduğunu söylemek mümkün değil. Güneydoğu'da sokakta, okulda, camide, parkta, kahvede  yokuz. Onları fethedecek bütün alanları boşaltmışız. Tv'lerimizde bile gençleri eğitecek,devleti onlara ana kucağı yapacak yayınlar yok. Hiç bir şey veremediğimiz gençler,içine düştükleri boşlukta kurda kuşa yem oluyor.

Daha önce Güneydoğu'ya bir çok seyahat yaptım,STK'lar ile görüşmelerde bulundum. Eğitime destek evleri ile,derneklerle gençlerin nasıl iğfal edildiğini,nasıl zehirlendiğini yerinde gördüm. Binlerce genci PKK'nın sözde üniversiteye hazırlama yerleri olan  yapılara bırakırsanız, onları kendi ellerinizle şer örgütlerine teslim etmiş olurunuz.

Bu iş sadece devletin görevi değil,yaşadığımız ülkeye karşı hepimizin sorumlulukları var. Öcalan,Kürdistan'ın bitkileri,ağaçları kadar dernek kurun, örgütlenin diyordu. Türkiye'de nüfus oranına göre en çok dernek Güneydoğu'da. Bu dernekler toplumun içine yayılmış damarlar gibi durup dinlenmeden ihanet pompalıyor. Her gün yüzlerce gencimizi zehirliyorlar. onların propagandalarını etkisiz hale getirecek bir karşı propaganda zemini yok. Devletin ,milletin bütünlüğünden yana olanlar da pusmuş durumda. Onun için HDP'ye tavır koyan,ondan kopan, kolay kolay başka yere gitmiyor.Partisini bırakıyor ama ideolojik konumunu değiştirmiyor. Çünkü,  ideolojik kabullerini test etmeye zorlayacak farklı bir düşünce ile karşı karşıya gelmiyor. Fasit bir daire içinde dolaşıp duruyor.

Mesele insanları ayrılıkçılardan,terör örgütlerinden koparıp öylece bırakmak değil.Mesele onları kazanmak,ana kitleyle kucaklaştırmaktır. Onun için, terör mücadelesinin insan kazanmaya dönük bu yönü asla ihmal edilmemelidir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/931/teror-mucadelesinin-bir-baska-yonu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar