TÜM AVRUPA'YA HAYKIRDIK!

Bu kez size bir şiirim var.

İnşallah beğenirsiniz.

Bu şiir bu sene Almanyadaki programlarımızda en gür seda ile okundu.

Almanlara dedik ki beni tanımıyorsan sor beni…

SOR BENİ

İnsanı insan yapan imanıma bismillah…

Beni asırlara muhtar yapan davama bismillah…

Ölümsüzlüğümün ilahi fermanı ruhumun gıdası vahiyden

Nur dağının eteklerinden süzülen gözyaşımdan sor beni.

Sevrin yamaçlarındaki taşlara dökülen terimden sor beni..

Kâbe’nin azametinin önünde

Edebinden  boyunu uzatamamış revaklardan sor beni..

Hicaz demiryolunun Medine istasyonundaki raylarına sarılmış keçelerinden sor beni

Mahzun ayasofyanın üç tekbirli mihrabından sor beni…

Sakaryanın sırtına vurulmuş mühründen sor beni

Asırlarca kimsenin göremediği ninemin

Al yazma altındaki telinden sor beni

Ben doğmadan Semerkant’ta, Buhara’da duam yapılmış,

Dedem korkut elindeki kopuzdan,

Hoca Ahmet Yesevî dilinden türküm yazılmış…

Bakma şimdi camilerimin boş kaldığına,

Fıratın suyunda abdestimi alır,

Namazımı Tuna kıyılarında kılardım.

Her girdiğim şehri yanık sesimle süsler, her aştığım dağın zirvelerinde habeşli Bilal olur çınlatırdım  gökleri…

Kâh Çelebi Hasan olup kanatlanırdım göklere …

Kâh Hacı Bayram olup secdelerde yükselirdim  Mirac’a…

Mazlumlar gelsin diye beklerdi beni..

Zalimler ise adımdan ürkerdi..

Efendi olmak için değil…

İki Cihan  Efendisi’ne bende olmak için tükettiğim ömrümden sor beni….

Sor ki kazancım rıza olsun… tahtlar taçlar değil…

Maide Sûresi’nin 54. Âyetinden sor beni

Sor ki  Abdul Kerim Satuk Buğra Han’ın rûhu dinlensin…

Asırlara sığmayan yorgunluğumu Dede Efendi’nin gülnihalinde,

Itrî’nin Tekbir’inde dindirdim asırlarca…

İmam Buhari ışık oldu yürüdüm.

Susadıkça Yunus’un mısralarını içtim.

Acıkınca  Mevlanâ’nın aşk sofrasına oturdum.

Kâh kal’a oldum savundum adaleti…

Kâh türbe oldum ölümü öldürüp yeşerttim ümitleri...

Düşmanımın bile  çekinmeden oturduğu

Sofralarıma  sor beni,

Yüreğimde pişen tarhanaya, ayran aşına sor beni

Arkadan vuranlara bile,   misafirse dokunulmaz diyen Töreme sor beni

Kardeşlerime nasıl ağabey olduğumu,

Yaban el değmesin diye,

Medine müdafaasında canımı nasıl verdiğimi bilen

Çöllere sor beni

Dahası kardeşi kardeşe düşürten

İngiliz Lavrens’den sor beni….

Hürriyet mi dedin?

Asırlardır şehirlerimde hürce yaşayan

Kiliselerden, havralardan sor beni

Her renk rengim, her dil dilim olmuş…

Irkçılığın giremediği yüreğim ben…

Alınıp gücenmesinler diye her ırk ırkım olmuş….

Kim olduğumu merak ediyorsan  Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’den,

Kudüs fatihi  Selahadddin Eyyubi’den sor beni

Barış için deyip savaşlarda çoluk çocuk kadın ihtiyar demeden öldürenler anlayamazlar beni…

Var git Çanakkale’den… Anzak askerden sor beni

Beni terörist, potansiyel suçlu diye

Yok etmek isteyenler  bilmez…

Onlar zevk için öldürürler.. Bense diriltmekten zevk alırım…

Onların en haklı savaşları bile ölmemek için öldürmektir.. Bense savaşlarda öldürmemek için ölürüm…

Şehitlerimi ağırlayan topraktan sor beni

Her adımda barış için yaşayan inancımdaki selam’a sor beni.

Kadını bir meta gibi kullanan feministlere değil evlerimizin hakanı Ayşe’lere  sor beni

Kendi hakkından başka hak tanımayan özgürlükçülere değil, “yaradılanı severiz yaradandan ötürü” diyen

Yunus’lara  sor beni

Beni sarhoş edip mağlup edeceğini sananlara değil..

Gece yarılarında yüreğindeki tevbeleriyle

Af güneşini bekleyen meyhanelerdeki

Bişr-i Hafilere  sor beni

Gençliğimi elimden almaya kalkışanlara değil..

Nefsini rabbine adamış nazenin genç hafızlara sor beni

İlmi bir sulta yapanlara değil…

İlmi, irfan yapacak  hür düşünceli gençlere sor beni

Artık uyuyorlar diye sevinen düşmanlarıma değil.. Seherlerde  uyanık zakirlere sor beni

Beni taklidi imanın tehlikelerine atanlara değil…

Tahkiki iman için çırpınanlara  sor beni

Mağlubiyetimi zafer sayanlara değil..

Uhud’a sor beni…

Uhud’da hâlâ yaşayan Hamza’ya.. Mus’ab’a sor beni

Beni daha da merak ediyorsan

Sevgili’nin “İnanıyorsanız en üstün sizsiniz”

Fermanına sor beni..

Beni hadi canım sende geçti o günler diyenlere değil,

Zor da olsa nasıl kalktığımı,  düştüğüm yerlerden sor beni

Öldüm zannedip keyflenenler bilsin ki;

Vakit saat gelince, terörist değil amma,

Bir fatih çıkar genç mi genç,

beni de kurtarır seni de…seni de…seni de…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/922/tum-avrupaya-haykirdik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar