FRANCİSCO GOYA’NIN KARANLIK RESİMLERİ VE SESSİZ DÜNYASI

Bazı sanatçılar, bazı insanlarda hayranlık uyandırır

İşte Goya’da benim için o sanatçılardan birisi.

Biraz araştırma fırsatı bulursanız, birçokları tarafından oldukça karanlık bulunan eserlerinin aslında ne kadar büyüleyici olduğunu fark edersiniz.

Sanatçı; renkleri oldukça etkili bir şekilde kullanmasının yanı sıra, ayrıntılara verdiği önemle de tanınmaktadır. Başlangıçta yaptığı portrelerde fazla anlam aramıyor olsa da, sonrasın da kişilerin yansıttığı tüm duygulara kafa yormaya başlamıştır.

Bunun da ötesinde sanatçının hayatını derinden etkileyen ve onu böylesi yapıtlar yapmaya zorlayan bir olay vardır. 1790’lı yıllarda Goya bir hastalığa yakalanmış ve ardından duyma yetisini tamamen kaybetmiştir. Fakat bir sanatçı için ruhsal anlamda oldukça etkileyici olabilen bu durum karşısında “O kadar da kötü değil. Eserlerime yansıtabileceğim bir şey” ifadesini kullanmıştır.

1808 yılına gelindiğinde ise sanatçıyı ikinci bir darbe beklemektedir. İspanya, Napolyon işgali altındadır. Dolayısıyla; ülkesinde yaşananlara kayıtsız kalamamış ve yaşadığı derin acının tüm izlerini bir kez daha tuvale aktarmıştır.

Francisco Goya, 1814, 3 Mayıs 1808

Özellikle 3 Mayıs 1808 isimli çalışmasında savaşın karanlık ve korkunç yüzünü net bir şekilde görebilmekteyiz. Goya, hem ülkesinin durumu karşısında yaşananları bir sanatçı duyarlılığı ile etkileyici bir şekilde ele almış, hem de resimde yer alan ayrıntılar ile döneminin sanatçılarından farklı bir üslup sergilemiştir.

İşte bazıları için karanlık ve kasvet içeren bu resimleri büyüleyici kılanda sanatçının ayrıntılarda kendisini gösteren kendisine has üslubudur.

Devam niteliğinde olacak olan ikinci yazımda ise sizlere sanatçının “Saturn Devouring His Son” eserinden bahsedeceğim.

Merak edenler için;

“Saturn Devouring His Son” çocuklarını yiyen Satürn demektir.

Devam edecek…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/921/francisco-goyanin-karanlik-resimleri-ve-sessiz-dunyasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar