15 TEMMUZ 28 ŞUBAT'IN DEVAMIDIR!

Bu coğrafyada hiçbir şey kendi halinde değildir. Kuyrukları birbirine değen ve her an aynı rejisörün rahlesinden geçen olaylar sıralanır. O bakımdan birsini iyice okumadan diğerini anlama imkanımız yok.

28 Şubat, irticai le mücadele etmenin miladı sayılır. O zamanlar işbaşında olan Batı Çalışma Gurubu ile JİTEM denilen fakat mahiyeti resmi kayıtlarda pek de okunamayan bir örgütün dindar ve mütedeyyin kişileri hedef aldığı bir vakıa.

O hedefte az çok hepimiz vardık.

Okullar dershaneler, ticarethaneler…

Her ay elimize tutuşturulan “bilgi formlarında”; hangi okullardan mezun olduğumuz, çocuklarımız ile hanımın hangi okullarda okudukları sorgulanıyordu.

Bilgi formu doldurmaktan adeta bıkmıştık.

Ayrıca takipler ve alan dinlenmeleri ile domuz bağlarında katledilen insanların müsebbiplerini 28 Şubat karanlığında bulabilirsiniz. Öncesi Susurluk, peşinden “Hizbullah” denilen örgüte fatura edilen domuz bağları cinayetlerinin mahiyetleri deşildiğinde düğüm çözülür. Yap işlet devret misali sinsi bir oyun…

Adı irtica ile mücadele…

Mücadele renginin 1 Mart Teskeresi sonrasından değiştiğini bir başka kanaldan harekete geçtiğini görüyoruz. Teskereye karşı duran generaller mercek altında.

Bu generaller aynı zamanda 28 Şubat’ın aktörleri…

O zamanlar diyordum ki, 28 Şubatçı generallerin tutuklama işinde iktidarın parmağı yok, olamaz da, o tip bir işin uhdesinden gelecek kadroya sahip değildi.

O zaman generalleri kimler tutup içeri atıyordu?

İşte asıl bu sorunun cevabi verildiğinde FETÖ denilen örgütün güç ve istikbal olarak mahiyeti çıkar karşımıza. Generaller tutuklandı vesayet son buldu…

Neden ve niçin?!.

1 Mart Teskeresini uzmanlar gereği kadar okumadan geçtiler.

Halbuki Pentagon bu olay nedeniyle at değiştirmek istiyordu. Beklentilerine cevap vermeyen Erdoğan yerine çok kuvvetli ihtimalle Abdullah Gül. Erdoğan mahiyeti ile birlikte tutuklanacak, yerine özellikle cemaatin tasvip ettiği bir ekip gelecekti.

17 Aralık, FETÖ denilen oluşumun önünü açmak içindi.

15 Temmuz ise Ergenekon mahreçli olup FETÖ kadroları kullanılmıştır.

General tutuklamalarında dövüştüler 15 Temmuz’da birleştiler.

15 Temmuz darbesi başarılı olmamış olsa da sonuçta iktidarla cemaati karşı karşıya getirerek tabanda  İslam’ı kesimi vuruşturdu ya. Kapanması güç büyük bir gedik…

28 Şubat’ın istediği de buydu…

Arka planda…

Diyalogcu barışçı devlet adamı Şimon Peres hakka yürüdü” başlığını attıran güçün 15 Temmuzda parmağının olduğu gerçek, ancak bu parmak iki tarafa da oynuyordu.

Hem irtica ile mücadele hem de Yeşil Sermaye akımını engellemek.

İktidarı FETÖ kılıflı ancak Ergenekon yönetimindeki kadrolara teslim etmek.

Çok sinsi ve de geliştirilmiş bir plan.

Şu anda   FETÖ, DEAŞ ayarında hem istenmiyor hem de destekleniyor.

Hedefler aynı, düşmanın düşmanı dost…

Sonuçta 15 Temmuz 28 Şubat’ın devamıdır ki ,tabanda İslam’ı kesim çarpışıyor.

O kesime göre irtica ile mücadele, iktidara göre FETÖ’yü temizlemek.Bana göre 15 Temmuz’un asıl anlaşılamayan tarafı burası…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/909/15-temmuz-28-subatin-devamidir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar