KURUCU ve KORUYUCU


Gaza getirme veya hedef şaşırtma diye bir oyunun oynandığı alan genelde liderler çevresidir. Bir güç, doğrudan yapamayınca işi siyaset noktasından ele alarak yapılacakları bir başka kanallara aktarır. Bazı liderler bu tip gaza kolay gelirler, bazıları da üstünden atlar geçer.



Financial gazetesi muhabiri, Mustafa Kemal ile Erdoğan arasındaki benzerliklere dikkat çekerek 15 Temmuz referandumunun devrim tamamlama aşamasında olduğunu yazıyor.
Mustafa Kemal yapmış, Erdoğan da tamamlıyormuş.



İngiliz oyunu…
Bu oyunlar sayesinde geçmişte İstanbul’u yıkarak Ankara’yı kurdurdular, şimdi de AK partisini yanış yollara sevk ederek Ankara’nın üzerine ikinci kat atmaya çalışıyorlar.
Giriş kapıları “devrim” ve “tamamlama”…
Yanı, Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına karşılık “eski tas eski hamam” gidişatı devam ettirmek. Çevir kazım yanmasın…
 Anlıyoruz ki dış güçler ülkemizde inşa ettikleri düzenin sapmasını istemiyor. Devrim tamamlama bilmecenin şaşırtmacası…



Oyun kurma, aynı oyuna BBC de destek veriyor.



Mustafa Kemal’in harici devletlerden ithal etmiş olduğu rejimin baş mühendisi şüphesiz İngiltere siyasetidir. Böl parçala sömür egemenliği…
İçimizdeki bazıları her ne kadar milliyetçi tavırlar takınsa da tavanın sapı kısa geliyor. Milletin inanç ve ahlak yapısına ters düşen bir anlayışın milliyetçilik havasında balonlaştırılması Kemalizm denilen yapının temel bir anlayışıdır.Türkçe değil Frenk’çedir…



Benzemek bir şey değil de pompalanan yabancı gazın etkisinde kalınması halinde bir asır yerimizde saydık, bir asır daha sayacağız demektir…Birileri Mustafa Kemal benzerliğinden kapı açarak yapılan yatırımları ile sosyal değişimleri kendilerine doğru yönlendirmeye kalkışsa da sanırım bu proje de kısa mesafede tutmayacak.
Artık bu numaralar halkımıza sökmez.
O yüzden 17 Nisan gününde sandık konuşacak.
Kim kime benziyor, kim kimin devrimini tamamladığını göreceğiz..



Dıştaki yabancı esintiler kadar içteki kayış atmalar da önemli.
Bileşkeler, bir takım şahsi ve nefsanı nedenlere dayansa da sonuçta terör ve teröristlerin ekmeğine yağ süreceklerini bilmeyecek kadar ebleh davrananları yeniden niyet tazelemeye davet ediyorum:
İngiliz şeytanının oyununa gelmeyin…



“Demokrasi değil mi ister evet derim ister hayır.”



O kadar da basit değil.
Madem köprüden geziyorsun, madem havaalanlarını dolmuş durağı gibi kullanıyorsun, madem kapının eşiğinde hastaneye kavuşmuşsun, madem evinde huzur içerisinde yatıp uyuyorsun o halde bu ülkeye senin de vefa borcun var…



Devamına evet diyeceksin, zevaline değil.



Hadi ötesine berisine İngiliz oyunu dedik, içerideki uzantıları değişik dil kullanmış olsalar bile yan yana getirdiğinizde milimine çakışıyorlar.



Oldum olası, muhalefet edenler…
Palazlandığı kesime karşı duruş sergileyenler, vefasızlar…
Evet oyu verilmesi için en çok efor sarf etmesi gereken Fehmi Koru’muz da başka dilden konuşuyor. Diyor ki Koru, evet demem hem siyaset hem de varoşlar engel oluyor. Hangi varoşlar?
Akevler ile Türkiye’yi karıştırmış olmasın.



Varoşlar, bu iktidar sayesinde yol buldular yürüdüler, hastaneye kavuşarak tedavi oldular, sosyal güvenceye kavuştular, adam yerine konuldular.
Senin var da onların referanduma herhangi bir  itirazı yok.  Bana kalsa, önce İngiliz’i ikna etmek arkasından ülkedeki İngilizleşenleri.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/902/kurucu-ve-koruyucu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar