Çözüm Sürecini Türkiye’nin Zaafı Sandılar

Hiç bir ülke toprağını bir terör örgütüne peşkeş çekmez. Çözüm sürecinde gösterilen iyi niyet PKK ve uzantısı HDP tarafından bir zaaf olarak değerlendirildi… Kobani’de bir kaç baldırı çıplağa karşı kazandıkları başarıyı Türkiye’de de tekrar edeceklerini sandılar. Şehirleri, mahalleleri silahla doldurdular.

Şimdi kazdıkları çukurlar kendilerine mezar oldukça HDP’yi kaybetme telaşı sardı. Kurtarılmış bölgelerini korumak için Ağrı’da, Van’da, Yüksekova’da kışkırtıcılık yaparak terör ateşini Güneydoğu’nun diğer bölgelerine yaymaya çalışıyorlar. Devlet bunları görmüyor değil. Zamanı gelince Türkiye’nin Irak veya Suriye olmadığını, bu ülkenin Kürtlerinin de asla Marksist bir hareketin hegemonyasına girmeyeceğini görecekler. Bunu bildikleri için yine namazı, Kur’an’ı istismar etmeye başladılar. Demirtaş ile Osman Baydemir’in meydanlarda cuma namazı kılması bu gerçekten kaynaklanıyor. Marksizm olmadı biraz Müslümanlık satalım diyorlar. Güya halka namaz kıldıklarını göstererek üzerlerine bulaşan binlerce insanın kanından ve Marksist suçlamalardan kurtulacaklar.

Kürt kökenli vatandaşlarımız çözüm sürecinde PKK ile HDP’nin samimiyetsizliğini gördü. Devlet sabırla bu kan dursun diye uğraşırken onlar daha çok kan aksın diye şehirlere silah taşıdılar. Kendi çocuklarını kolejlerde okuturken fakir fukaranın çocuklarını dağlara çıkarıp genç yaşta heder ettiler. Şu HDP’li belediyelerden ihale alanlara bile bakılsa bazılarının davasının ne olduğu daha iyi anlaşılır. Milyonlarla oynamayan, servet sahibi olmayan kaç HDP’li milletvekili var.

PKK/HDP siyaseti yalan üzerine kurulmuş bir siyasettir. Milletvekili, bakan, başbakan hatta Cumhurbaşkanı oluyorlar, servet kazanıyorlar ama dönüp dolaşıp Kürtler eziliyor diye nutuk atıyorlar. Bu ülkede kimin etnik kökenine bakarak ayrımcılık yapılmış şimdiye kadar? Türk’e serbest olup da başkasına yasaklanan tek bir meslek söylenebilir mi? Her şey ol ama ben bir şey olamıyorum diye yalan söyle, halkı kışkırt. HDP öylelerini milletvekili yaptı ki üç kelimeyi bir araya getirmekten acizler. Bir ülkede böylelerine bile vekillik yolu açıksa kimse o ülkede etnik ayrımcılık yapıldığını söyleyemez.

Dünyanın her yerinde millet manevi bir unsurdur. Etnik kökenler farklı olabilir aslolan kültürdür, terbiyedir. Allah aşkına bu ülkenin insanlarının birinin diğerinden ne farkı var? Diyarbakırlı’yı İzmirli’den ayıran ne söyleyebilirsiniz? Yok anayasa iki milletli olacakmış, iki millet yok ki iki milletli anayasa olsun. İki milletli anayasa iki ayrı devlete ayrılmanın ilk adımıdır. Ne biz bunu bilmeyecek kadar ahmağız ne de HDP bunu bize yutturacak kadar akıllı. Bu milletin ortak ismi Türk milletidir. Asırlarca İslam’ın bayrağını taşıyan, ilayı kelimetullah için can veren kan veren Türk milleti. Sevseniz de sevmeseniz de bu aynı zamanda bilimsel bir gerçektir. Bir terör örgütü ve uluslararası güçlerin maşası olan, bir gün ABD’ye bir gün Rusya’ya Türkiye’yi şikayet eden, Rus’u, ABD’yi bu ülkeye davet eden HDP istiyor diye bu gerçek değişmez.

Bu ülke kardeşliğini bozmayacaktır. Aynı bayrak altında ilelebet kardeşliğimiz sürecektir. Vatan toprağından da egemenlik hakkından da en küçük taviz verilmeyecektir. Ziya Gökalp’in dediği gibi Türk’ü sevmeyen Kürt Kürt değildir, Kürt’ü sevmeyen Türk Türk değildir. Birbirimizi sevmeye devam edeceğiz. Bu kardeşliği bozmaya HDP’nin de PKK’nın da gücü yetmeyecektir. Biz et ve tırnağız, hiç bir güç ayıramaz, ayıramayacak!

KAYNAK: GAZETEVAHDET

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/81/cozum-surecini-turkiyenin-zaafi-sandilar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar