SURİYE'DE YENİ DÖNEM

Suriye'de savaşın durması , bütün taraflar için tercih edilir bir durum. Merkezi otoritenin zayıfladığı yerlerde onun yerini pusuda bekleyen -ayrılıkçı- güçler alır. ABD müdahalesi olmasa Irak'da bu ölçüde bir PKK varlığı olabilir miydi? Keza, Arap Baharı adı altında Suriye'nin parçalanma planı devreye sokulmasa, PYD ve Kantonları olur muydu? Olmazdı.

Bir ülke birliğini ancak merkezi yönetim gücünü muhafaza ettiği takdirde koruyabilir. Osmanlı'da da böyle olmadı mı? Merkezi yönetim zayıfladıkça kopmalar başladı, devlet güç yetiremeyince bu fiili durumu kabul etmek zorunda kaldı.

Hiç şüphesiz Esat yönetimi gücünü korusa bugün çok farklı bir gündemle karşı karşıya olacaktık. Esat'ın bir diktatör olduğunu elbette görmezden gelmiyorum. Ama bir kişiyi yok etmekle o ülkeye demokrasi gelmez. Sadece demokrasi değil, barış ve huzur da gelmez. Saddam gitti, yerine ne geldi, barış mı, demokrasi mi? Hayır, parçalanmış bir ülke, bir birinin canına okumak için fırsat kollayan insanlar...  Bir ülkede demokrasinin kültürü yoksa kendisi de olmaz. Suriye'nin sosyolojisi dışarıdan empoze edilene müsait değildi onun için altı yıldır kendine dayatılanı kusup duruyor.

Astana'da ki görüşmeler henüz netleşmedi. Nasıl bir Suriye planlandığını görüşmeler sonuçlanınca göreceğiz. Ama kendi adıma bu görüşmelerden Türkiye adına olumlu sonuçlar çıkacağını sanmıyorum. Suriye, ABD'nin dayattığı planı kabul etmedi, Rusya ve İran'ın dayattığını niçin kabul etsin? Masada olanların menfaatleri çatışırsa ortaya bütün bir Suriye çıkmaz. Savaş meydanında yapılamayan masada yapılmış olur.

Rusya şu ana kadar PYD'nin bir terör örgütü olduğunu kabul etmedi. Bundan sonra da edip etmeyeceği belli değil. Çünkü, Suriye'de sahneye konan yalancı baharın esas hedeflerinden biri Türkiye'ydi. Etnik ve mezhep temelinde parçalanmış bir Suriye'nin artçı depremlerinin Türkiye'yi vurması planlanmıştı. Yarın "Suriye'ye barış karşılığında PYD'ye Özerklik ver", dediklerinde -savaşla elde edilemeyeni- masada Esat'tan koparmış olacaklar. Bu da Türkiye'nin güneyinin baştan başa Kandil olması demek!

Suriye'nin nasıl yönetileceği Suriyelilerin meselesi. Bize düşen Suriye'deki yapılanmanın Türkiye'nin fay hatlarını harekete geçirecek bir sonuca bağlanmamasıdır. Arap dünyasında -Ulusçu- hareketlerin ilk uç verdiği yerlerden biri Suriye'dir. Milli bilinç öteki Arap ülkelerine göre daha gelişkindir. Altı yıldır devam eden çatışmaların Esat'ı mağlup etmeye yetmemesinin ardında biraz da bu gerçek vardır. Bir diğer gerçek de Türkiye'nin bölgeye yönelik özellikle Türkmenlere yönelik bir politikasının olmamasıdır. Kuzey Suriye'de PKK bir sempati alanı oluşturmuş, Türkiye kendine bir çekim alanı oluşturamamışsa bu bizim eksikliğimizdir.

Altı yıl sonra da olsa Türkiye politikalarını revize etmiştir. Türkiye için Suriye'nin bütünlüğü Türkiye'nin bütünlüğü kadar önemlidir.  Adı ne olursa olsun her özerk bölge Türkiye'nin bütünlüğüne yönelik bir saldırıdır. Politikamızın esası, benzer renklilikler taşıdığımız ülkelerin birliği olmalıdır. Rusya'nın davası çaresiz kalmış Suriye'yi kendi emellerine alet etmektir. Aynı noktada buluşabilmemiz zordur. Muhtemelen Türkiye'nin enerjisini tüketmek için PYD koridoruna Rusya'da yol verecektir. Her şeye hazırlıklı olmalı ve asla içimize sokulmak istenen fitneye geçit vermemeliyiz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/796/suriyede-yeni-donem.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Raşit gündem
29.01.2017 21:38
Çok doğru tespit
Raşit gündem
29.01.2017 21:42
Sayın başkanım manisadan yazıyom bu ruh ve sinir hastalıkları hastanesi ne zaman başlıyor acaba

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar