İNSANA SAYGI

Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihatında önemli bir cümle vardır: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın oğul”

Çünkü devlet, insanın mutluluğu için kurulmuş bir teşkilattır.

Türk-İslâm medeniyetinde sadece insan değil bütün yaratıklar da devletin saygı ve hizmet alanındadır. Konutlarına kuş evleri yapan başka bir medeniyet yoktur yeryüzünde.

Yaşadığımız şehirler, o şehrin sokakları, caddeleri, meydanları insan hafızasına derin izlerle kazınmıştır. Paris’te, Berlin’de, Londra’da ve daha yüzlerce Avrupa şehrinde şehir siluetlerinin değişmesine asla izin verilmez. Ekonomik ömrü biten binalar yıkılsa bile ön cepheleri ayakta tutulur; bunun gerisine betonarme binalar yapılır. Bunları değiştirmeyi bırakın, değiştirmeyi düşünmek bile yerel yöneticilerin aklından geçmez. Bu hassasiyetin temelinde insana, hatıralara, millî hafızaya saygı yatar.

Konutlarına kuş evleri yapan bir medeniyetin varisi olan Türkler ise şehirlerini rant ekonomisinin ya da siyasî tercihlerin oyuncağı hâline getirmiştir.

“Bu ülkeye komünizim gelecekse onu da biz getiririz” sözü Nevzat Tandoğan’ındır. Bu söz, jakoben tavrın tipik bir örneğidir; “Halk sürüdür, bizler seçkin elitleriz ve bu sürünün çobanıyız.” demektir. Bu valinin adı, Ankara’da bir meydana verilmiştir. Aradan geçen yetmiş yıl içinde Nevzat ismi hafızalardan silinmiş; sadece “Tandoğan” kalmıştır... Bu meydan, ismi orada yapılan siyasî mitingler dolayısı ile sadece Ankaralının değil, Türkiye’nin hafızasına kazınmıştır. Edebiyatımızda, fikrî eserlerde; binlerce kitapta, marşlarda, şarkılarda, şiirlerde yer almıştır.

Nevzat Tandoğan ne kadar jakobense insana saygı merkezli düşünmeyen Ankara Belediyesi, en az onun kadar jakoben bir tavırla meydanın ismini “Anadolu Meydanı” olarak değiştirmiştir. Peki, binlerce kitapta, romanda, hikâyede, şiirde, fikri eserlerde, şarkılarda yer alan “Tandoğan” ne olacak? Yayınevlerinin, sokak, cadde, meydan isimlerini, yerel yönetimlerin keyfî kararlarına göre güncellemeleri mi gerekir? Şairlerin şiirlerini güncellemeleri mi gerekir? Hayır, güncellenemez çünkü milletin hafızasında “Tandoğan” olarak yaşamaya devam edecektir. Güncellenirse doğacak kaos, çok büyük olacaktır.

Türkiye genelinde ismi değiştirilen şehir tabelaları yüz binlercedir. Hatta son elli yılda beş altı kere değişikliğe uğrayan cadde ve meydan isimleri vardır. İnsana bu kadar saygısız, sorumsuz, jakoben tavırları gördükçe Vali Nevzat, onların yanında çok masum kalıyor.

Ankara’da yaşayanlar bilirler, “Tunalı gençliği” diye bir deyim vardır. Bu deyim, binlerce edebî eserde yer almıştır. Tunalı Hilmi Caddesi’ne eğlenen gençlerin hayat tarzlarını ifade eder. O caddenin ismi de Ankaralı tarafından “Tunalı Hilmi Caddesi” diye kullanılmaz; “Tunalı” denir kısaca. Bu caddenin ismi ola ki değiştirilirse “Tunalı gençliği” deyimi de kaybolacaktır.

İstanbul’daki Yeşilçam Sokağı da zengin çağrışımları olan bir isimdir; keyfî kararlarla bunu değiştirmeye yeltenmek, hafızamızı yeniden formatlamaya kalkmaktır.

Sakarya nehrinin isminin “Zakharion” olarak değiştirildiğini düşünün. Necip Fazıl’ın Sakarya şiirinin de üstüne katran dökülmüş olacaktır.

Sonuç olarak; şehir imajları, sadece siluetlerden ibaret değildir; sokak, cadde ve meydan isimleri ile birlikte o şehrin karakterini belirler. Hiçbir yerel yöneticinin, insana saygı, hatıralarına saygı, millî hafızaya saygı ilkesini çiğneme lüksü yoktur. Siyasetçiler, siyasî kavgalarını başka alanlarda yapsınlar; millî hafızaya kazınan, edebî eserlere yansımış isimler değiştirilemez. Kuşlara, kedilere, köpeklere saygı gösterin, demiyorum ama insana saygı göstermek, Şeyh Edebali’yi anlamak zorundasınız.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/750/insana-saygi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar