SOSYAL BİLİMLER

Eklenme Tarihi: 13.01.2017 09:40:56 - Güncellenme Tarihi: 31.03.2020 19:18:04

Müstemleke eğitimcilerin hoşnut olmadığı bir eğitim anlayışı, önceleri ?Sosyal Bilimler Lisesi? olarak büyük şehirlerde kendini gösterdi. İki binli yılların başlangıcında bu liselerimizin açılışları gerçekleşti. Sayıları on iki, on üç civarındaydı. Fen Liseleri ise çok önceleri hayata geçirilen projelerdi. Ülkenin kalkınmasında Fen kafaların öne çıkarılması ve gelişen teknolojilerin bu kafalarla takibi yapılarak muasır medeniyetler seviyesi yarışında ülkeye hizmet eden ilim adamlarının sayısını artırmaktı amaç. Nitekim bu amaca çoktan ulaşılmıştı velakin ters giden de bir şey vardı.

Çok zeki gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi, getirisi itibari ile gereğinden fazla itibar edilmesi ve alt yapı oluşturulması bir nev?i müstemleke anlayışa da hizmet gayesi taşıyordu. Üstün zekâlı gençler, ilgi ve iltifatla beraber dünyevî ikbalin bu alanda olduklarını gördükleri için sosyal alanlara itibar edemezlerdi. Tepede yönlendirme anlayışı açısından seçeneklerinin oluşması beklenemezdi. Hadi diyelim ki fen alanları bir milletin hayatında çok önemli olduğu için böyle bir yönlendirme normaldi. Ya silahlı kuvvetlerin subay kadroları için üstün zekâlı çocuklara aşırı ihtiyaç duymasının sebebini nasıl

izah edebiliriz. Askerlik gerekirse milleti için canını verme görevidir ve onun için subay olunur. Vazifesi, milletini fiili saldırılardan korumaktır. Onun için eğitim alır, onun için maaş alır. Yoksa paşa paşa caka atarak yaşamak değildir.

Öyle ise her an tehlike riski taşıyan bir kurumun üstün zekâlı insanlardan oluşan kadrolaşması doğru mu? Çanakkale?de verilen savaşın bedelinin çok ağır olduğu, herkes tarafından bilinmektedir. Ekalliyet sınıfı çocuklarını yurt dışına kaçırarak korudukları için yüksek tahsil çağındaki genç ve zeki Türk çocukları gök girmiş ekin gibi orada biçildiler. Çanakkale?de şehit olan o kuşağın yeri, uzun zaman doldurulamadı. Ekalliyet sınıfı savaş alanlarından kaçırarak tahsillerini tamamlayan nesillerini, adam yokluğunda devletli yaptılar. Sıkıntısını neredeyse bir asra yakın gördüğümüz yapılanmanın temeli, bu azınlık tarafından taa o zaman atılmıştı.

Devleti ele geçiren, kendi değer yargılarına göre teamüller koyan o kadrolar, aslî unsurla sürekli savaştılar. Bu savaş, Çanakkalelerden çok büyüktü. Etkisi hâlen ihtilâller ile devam eden savaş. Bu milleti bir türlü kendine getiremeyen savaş. Zihniyet savaşları. Böyle bir savaştan medet uman ekalliyet ve bağlantıları, bu ülkedeki üstün zekâlı gençlerin sosyal ilimlere yönelmesini hep engelledi.

Sosyal bilimler, karakteri icabı her türlü seçenekleri gören ve görmeye çalışan bir sorumluluk yükler insana. Tedbirlere çağrışım yaptırır, sürekli alarm hâlindedir. Çünkü tasarımcıdır. Sorumlu durumdaki bu kadrolar, mensubiyet duyduğu milleti kurttan kuştan korur. Hatta ülke kalkınmasında çok önemli yeri olan fen alanlarında çalışan üstün zekâlı fencileri de sevk ve idare noktasında planlar ve korur. Emperyalist istek ve arzulara karşı onların diri ve uyanık olmaları yönünde tasarımlara imza atmaları vazifeleri dâhilindedir. Eğitimi, müstemlekecilikden çıkarır. Millî dinamiklerimizin sömürülmesine müsaade etmez. Sosyal ilimlerin itibar gördüğü milletler, daha az sömürülmeye müsait olurlar.

Bu anlamda demek isteriz ki;

Yakın zamanda ?Sosyal Bilimler? adı altında açılan lise dengi okullara ilaveten, bugün Başkentin tam ortasında, Ulus meydanında, Sosyal Bilimler Üniversitesi binaları ve müştemilatı eğitime hazır açılmayı beklemektedir. Bu proje öyle böyle bir üniversite değil, müthiş bir eğitim devrimidir. Yıllardır birçok üniversitenin fen fakülteleri vardır; çok ağır ve köklü eğitim almaktadırlar. Bu okul

mezunlarının bir kısmı, beyin göçü gereği başka ileri ülkelerin coğrafyalarına bu anlamda savrulmak mecburiyetinde kalırlar. Bu anlayışın adıdır müstemleke eğitim.

Sosyal Bilimler Üniversitesi ile bu kalelerinin fethi, şu an itibari ile görülüyor. Ülkenin daha bağımsız, daha yerli olmasının göstergesidir bu. Bundan böyle umulur ki üstün zekâlı gençlerimizin bir kısmı, bu kurumlara yönelir. Sosyal bilimlerle yetişmiş bu kadrolar ülke yönetiminde haklı olarak yer alırlarsa müstemleke eğitim ile yetişen kadroların işgal ettiği yerleri alır ve bilahare devletin istikbâlinde millî ve yerli imzaları atarlar.

Sözün özü;

Fen alanları ile iştigâli olanlar sömürülmeye daha müsait oldukları hâlde, sosyal ilimler ile kendini geliştiren kadroların bu anlamda sömürüye karşı duruşunun daha fazla olması aldıkları eğitimin karakteri ile alakalıdır. Yıllar vardır ki liselerde, bir yükseköğrenime geçiş için üsttün zekâlı nesillerin fen alanlarına kaydırıldığı bir gerçektir. Liselerdeki haylaz ve daha az zeki çocukların sosyal basamaklarda çakılması ve ikinci sınıf muamele görmeleri sosyal bilimlerin değerini göstermekte idi. İşte devlet, bu boşluğu doldurmak maksadı ile sessiz sedasız üniversiteleşme projesi ile noktayıkoymuştur. Hayırlı uğurlu olur inşallah.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/748/sosyal-bilimler

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

08.06.2017 MANEVİ ALGILAR
30.05.2017 AHMET ER AĞABEY'İN ARDINDAN
24.05.2017 ATATÜRK YİNE GÜNDEMDE
16.05.2017 YAZARLARIN YAZILARININ KİTAPLAŞMASI HUSUSU
09.05.2017 ŞİMDİ DAHA RAHAT KONUŞABİLİRİZ
02.05.2017 KERKÜK-MUSUL ÜZERİNE
25.04.2017 BİLDİK ANALİZLERİN DIŞINDA
18.04.2017 REFERANDUM ÜZERİNE
11.04.2017 SAYIN BAHÇELİ'YE NAÇİZANE BİR ÖNERİ
04.04.2017 YAZMAKTAN USANDIM
27.03.2017 CEMİL MERİÇ ANISINA
20.03.2017 KOCAMAN ADLARI OLAN KÜÇÜK TOPLUM ÖRGÜTLERİ
14.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-3
07.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2
28.02.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-1 (SANAYİCİ, İŞADAMI İDRİS YAMANTÜRK)
22.02.2017 NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİNDEKİ TOPLANTI
16.02.2017 SAYIN BAHÇELİ NEDEN TABANANINA HÂKİM DEĞİL
09.02.2017 DEMİRBAŞ DEMİRLER, BETONLAŞMIŞ ALGILAR
03.02.2017 PARTİZANLIK VEYA ZOMBİLİK
27.01.2017 Mustafa Sağır ve Abdulkadir Masharipov benzerliği
20.01.2017 HAYATİ VASFİ TAŞYÜREK
13.01.2017 SOSYAL BİLİMLER
05.01.2017 HAS KUL-FAYTONCU MEHMET EFENDİ
30.12.2016 SÖYLEMEZSEM OLMAZ
24.12.2016 OPERASYONEL DEVLET
18.12.2016 MALATYA'NIN KADİRŞİNASLİĞİ
14.12.2016 EKRANDAKİ ÇELİŞKİLER
07.12.2016 ŞEHZADELER ŞEHRİNDE İKİ GÜN
29.11.2016 SİSTEM ARAYIŞLARI
22.11.2016 EKALLİYET REFLEKSİ VEYA CHP
15.11.2016 BAŞARI STATÜKODAN DEĞİL DEĞİŞİMDEDİR
08.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 2
05.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 1
30.10.2016 COĞRAFYANIN İNTİKAMI
23.10.2016 COĞRAFYANIN ZORLADIĞI YÜKÜMLÜLÜK
18.10.2016 HAYAL KIRIKLIĞI
11.10.2016 MİLLİYETÇİLİK DEYİNCE
04.10.2016 SARAYDAKİ ZİKİR
27.09.2016 ATLATILAN TEHLİKENİN TAHLİLi
08.09.2016 DEVLETE DİZ ÇÖKTÜREMEDİLER
08.09.2016 BUKAĞILARIN KIRILMASI VE BEDELİ