KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER

Birkaç hafta önce “Yeni Savaş Konsepti: Terördür” adlı yazımızda Eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın Aralık ayı başlarında Washington’da Bipartisan Policy Center (Partilerüstü Siyaset Merkezi) adlı kuruluş tarafından düzenlenen bir panelde, “Türkiye bir iç savaşa doğru sürükleniyor” dediğini yazmıştık. Son zamanlarda devreye sokulan plan budur!..

Ülkemizde terör örgütleriyle ciddi anlamda mücadele edildiği günden bu yana, çeşitli şehirlerimizin bazı yerlerinde bombalar patlatılıyordu. Şimdiye kadar gerçekleştirilen patlamalarda, Türkiye’de istikrarsızlık meydana getirmek, güven duygusunu yok etmek ve korku yaymak niyetli terör eylemleri hedeflenmişti. Ancak 17 Aralık 2016 tarihinde Kayseri’de gerçekleştirilen patlama ile yılbaşına Reina’daki terör olaylarının hedefi, yukarıda işaret ettiğimiz iç savaş provalarına yöneliktir.

Zira Kayseri’deki patlamalardan sonra belli bir partinin binalarına vatandaşların saldırmaları için provokasyonlara girişilmiş, yıllardır üzerinde çalışılan ayrışmanın bir benzeri sahnelemek istenmişti. Burada milletçi çevrelerin sinir uçlarına dokunulmuştu ve bu sayede toplumsal bir hareketlenme hedeflenmişti. Ancak Türkiye’deki milliyetçi çevreler bu oyunun farkındadırlar. Bu sebeple üst aklın arzu ettiği sonuçlar elde edilemedi.

Reina’daki terör olayı ise, başka bir sosyal hareketlenmeyi hedeflemişti. Bu saldırının hemen ardından sosyal medyada Alevi vatandaşlarımız üzerinden bir kin ve ayrışma mesajlarının devreye sokulması, “hayat tarzı” söylemlerinin ön plana çıkarılması, yeniden bir Alevi-Sünni çatışmasının ön hazırlıklarını hedeflemiş görünmektedir.

Keza Reina’daki saldırıyla birlikte, bazı kimselerin kalabalık ortamlarda benzer nutuklarla boy göstermeleri, bu işin planlı bir eylem olduğunun ipuçlarıdır.

12 Eylül 1980 öncesinde denenen Alevi-Sünni çatışmasının yeniden devreye sokulması pek çok hain hedefi içermektedir. Bu hain hedeflerin başında, zırhlı arabada şeker komasına sokarak ve arabayı da kilitleyerek ölüme mahkûm ettikleri halde öldüremedikleri, Danıştay saldırısıyla görevden uzaklaştıramadıkları, Gezi olayları ile devirmedikleri için 17-25 Aralık operasyonunu devreye sokarak hükümetten düşürmedikleri Recep Tayyip Erdoğan’ı, devre dışı bırakmak için başka bir plan uygulanmalıydı.

Nihayet 15 Temmuz meşum olayı ile başlattıkları istila hareketinin akamete uğraması ve alaşağı edemedikleri mevcut meşru yönetimi, bu kez iç savaşla görevden uzaklaştırmanın ilk adımlarının atıldığı görülmektedir. Bilindiği gibi Suriye’de iç barışın sağlanması ve ateşkesin uygulanması için Türkiye, Rusya ve İran ile birlikte yeni bir planı devreye sokmuştur. Masaya oturamayan bazı güçlerin kendilerini bu hesabın içinde görememeleri, onları özellikle planlarını bozan Türkiye hakkında yeni stratejileri devreye sokmaya itmiştir.

Devreye sokulan bu yeni strateji ile varılmak istenen bir başka hedef ise, Suriye politikasında aynı masaya oturmaya çalıştığımız İran devleti ile Alevi vatandaşlar üzerinden yeni bir fitne ateşini fitilleyip araya mesafe konulmasının sağlanmasıdır.

Bir diğer gaye ise, Türkiye’nin son dönemde terör örgütlerine karşı başlattığı sınırlarımızın dışındaki her türlü operasyonların önünü kesmektir. Hiçbir terör olayı, plansız, amaçsız yapılmaz ve rast gele hedef seçilerek gerçekleştirilmez.

Bu yüzden son terör olayları, bir iç savaş çıkarmanın işaret fişekleridir. Hepimiz bu oyunu bozmak için dikkatli ve kışkırtmalara karşı hazırlıklı olmalıyız. Türkiye, Suriye’de nihai neticeyi alıncaya kadar bu teyakkuz halini devam ettirmemiz lazım.

Zira, “sosyal fay hatları”mızı harekete geçirmeye çalışıyorlar, aman dikkat!...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/723/kursun-adres-sormaz-ama-teror-hedef-secer.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar