BU YOL NEDEN ALEVİLİĞE GİDİYOR!

Miladı yılbaşı gecesi eğlence merkezine yapılan terör saldırırsının bazı kesimlerce

değerlendirilmesi farklı. Madem eğlence sahibi Alevi o halde bu işten hem Aleviliğe saldırı

hem de laikliğin ne kadar elzem olduğu anlayışı çıkar.

Hainlerin işi gücü ülkeyi karıştırmak.

İlla ki bir çivi sokacaklar…

Eğlence kulübünde katledilenler laik ve alevi, Güven parkında katledilenler ise halktan

kimseler, işine gücüne gidenler, durakta bekleyenler…

İşte görün, laiklik ne kadar elzemmiş!

Yanı! Din mefhumunu toplumun dünyasından kaldırıp attığınızda bu tip patlamalar,

çatlamalar olmayacakmış. .. Allahsız kitapsız yamyam toplum özlemi.

Malum gazetenin yazarı Murat Yetkin başlık atıyor:

“Türkiye laikliği yeniden mi keşfediyor?”

Ve devam ediyor salvosuna: “Endişeleriniz boşuna gitmedi.

Artık hükümet de bu tür saldırılar arttıkça gerçeği görüyor, özüne dönüyor. Toplum

yüce laiklik değeri etrafında daha bir kenetleniyor.”

Ne anlarsanız anlayın…

Sanki birileri tetikçiyi cinayet işlemeye hazırlarken o birileri de buna gerekçe olsun

diye laikliğe geniş satırlarla yer vererek dikkatleri çekiyor:

Sizi bir asırdır İslam’dan koparıp gavur yapamadık, barı bu saldırıların dehşetinden

korkun da gavur olun gibisinden bir mesaj… Minder altı rüşvete alıştırma operasyonu.

Bir kere Yetkin’e tavsiyem, laikliğin ne demek olduğunu iyice okusun ve anlasın da

beri gelsin. İthal malı laiklik, hiçbir zaman inanç ve yaşam hürriyeti demek değildir.

Laiklik, dini kaideleri esas almayan devlet düzenidir.

Sekülerizm ile ateizm(dinsizlik) aynıdır.

İnanç ve yaşam hürriyetini laiklikte değil, Temel Hak ve Hürriyetler başlığı altında

görürsünüz. Şayet Avrupa’yı örnek gösteriyorlarsa onların %90’nının anayasasında laiklik

olmadığı halde insanlar ibadet ve yaşam hürriyetine sahiptirler.

Öte yandan, devlete bağlılığın esas olduğuna vurgu yapan Türkmen Alevi Bektaşi

Derneği başkanı Özdemir özdemir de Alevi sivil toplum kuruluşlarına çağrı yaparak:

“O paralarınızı elinizden alırlar, sizi bu Türkiye’de öldürürler” diyor.

Karamsar tablolar….

Ülkenin ekmeğini suyunu içenler böylesi karanlık ve de karamsar tablolar

çizdiklerinde turizm denilen gelir kaynağının köküne kibrit suyu dökmüş olurlar…

Sorarlar, benden yana mısın domuzdan yana mısın?

Kalkınmakta olan Türkiye’nin önünü kesmek için çalmadıkları kapı kalmadı.

Baktılar ki Türkiye kısa zamanda Suriye halkı ile birleşecek.

Hemen Arap baharı arkasından IŞİD denilen terör örgütünü sürdüler sahneye. PKK

olmadı yan sanayisi sayılan PYD… Bir de Paralel Yapı dediğimiz derin yapılanmanın

Türkiye aleyhindeki faaliyetleri. Anlaşılan zor bir geçitten geçiyor Türkiye.

Piyasalara bakın, kapılarında tek domuzu eksik bir kısım ajan bozuntusu görevlilerin

her mahfilde “battık gittik ekonomi çöktü” şeklinde propagandalarını görürsünüz.

Bu propagandalar masumane değil maksatlıdır.

Şii- Sünni, Alevi -Sünni kışkırtmaları hat safhada.

Ne var ki bu millet artık eski millet değil.

Biliyor, hainleri….

Satılmışları gözlerinden, tavırlarından çok iyi tanıyor…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/719/bu-yol-neden-alevilige-gidiyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar