HABERİN OLSUN BU GECE GELECEĞİM

Reina denilen kulübün sahibi Mehmet Koçarslan:

“Şerefsizler Kalaşnikoflarla taramış. Amerikan istihbaratı bunun bilgisini vermişti. Bir hafta 10 gün süreyle buralarda deniz dahil güvenlik önlemleri alındı. Sonra ne oldu? Göz göre göre bu saldırı meydana geldi.”

Bunun istihbarı telaffuzu, yanı benden şüphelenme.

Kimden şüphelenelim!

Kaymakamı öldürten yazı işleri müdürü hain de tabutun başına geçmiş ağlıyordu. Güya kaymakamın öldürülmesine çok üzülmüş.

Kan davalarında çokça şehit oldum.

Vuran kişiler ortalıktan kaybolmaz, cenazeye katılırlar, hatta cenaze sahiplerine başsağlığı bile dilerler. Ekranlarda seyrettik, karısını öldüren koca yerlere yatıp ağlıyordu.

Bunlar kısa sürede yakayı ele verirler de istihbaratınki öyle değil.

Bakarsınız toz olur, buhar olur.

Yer yarılır yere girer.

Dahası, alay edercesine:

“İşte biz size önceden haber verdik! “

Uğur Mumcu, Abdi İpekçi cinayetleri.

Uğur Mumcu’nun cenazesinde atılan sloganlar hala kulaklarımda. Bir ağız, bir kafa dikkatleri sürekli İran’a doğru yönetmeye çalışıyordu.

“Mollalar İran’a, susma susarsan sıra sana gelecek.”

Adını “Barış Mitingi” koydukları 109 kişiye mezar olan canlı bomba kimin eseri?

Hangisine bakarsanız bakın, Ortadoğu’yu sömürmekte olan ABD ile yandaşlarının istihbaratı çıkar. Tabi ki başı CIA çekiyor…

Kaynaklar Türkiye’de resmi ve sivil 30 bin İsrail istihbaratçısından bahsediyor. Adam esnaf ama diğer bir görevi istihbaratçı…

CIA haber verdiği halde gece kulübü yine taranıyorsa burada hem istihbarat zaafı vardır, hem de yaman bir oyun. Adam hem taradı hem de kayboldu…

Belki de hiç kaçmadı kıyafet değiştirerek aralarına karıştı.

Geçmişin Dışişleri Bakanı Hasan Esat Işık, “her yıl CIA Milli istihbaratımıza 150 bin dolar para veriyor” demişti. Ürdün Kralı Hüseyin de istihbarat giderinin tamamını CIA’dan temin ettiğini açıklamakla ora ile bura örtüşmüş oldu.

Kaynak belli verilen talimatlar belli.

Demektir ki para alan emir de alır.

Hamasi nutuklar çekmek yerine tüm bu olaylardan ders çıkarmak gelece3ktekilere çözüm üretmek daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Hem haber veriyor hem de elini kolunu sallayaraktan gelebiliyorsa, anlaşılıyor ki istihbaratımız henüz kamil anlamda yerine oturtulamamıştır. Rus Büyük Elçisi’nin de katledilmesi olayı aynı kapıya çıkar..

Hatırlayın, 1998 yılında Bingöl karayolunda şehit edilen silahsız savunmasız 33 askerimizin de akıbeti aynıdır. Ettiler yaptılar sonucundan bir haber yok…

Her birisi istihbarat zaafı.

Umarım bir daha önceden haber vermezler. 2.1.2016 Nusret Çiçek

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/707/haberin-olsun-bu-gece-gelecegim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar