KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2

Eklenme Tarihi: 28.12.2016 10:33:51 - Güncellenme Tarihi: 05.04.2020 22:56:37

Türkiye hedef büyüttü ve olanlar oldu!

Türkiye, bulunduğu coğrafyanın son bin yılında hep temel bir aktör olarak yer almıştır. Dün olduğu gibi bugün de (her ne kadar geçtiğimiz yüzyılın başında büyük ölçüde toprak kaybetmesine rağmen) Türkiye, bölgesinin en önemli ülkesidir. 1923?te toprakları büyük ölçüde küçülmesine rağmen, Türkiye?nin devraldığı kadim miras, bulunduğu coğrafyada bugün de hedef büyütmesini doğal kılmaktadır. Türkiye, ekonomisine güç sağlayacak hiçbir doğal kaynağa (enerji) sahip olmamasına rağmen, sahip olduğu insan kaynaklarıyla dünyanın en büyük 16. ekonomisi olmayı başardı. İstikrarın sağlandığı dönemlerde hep daha fazla büyüyen Türkiye, son 14 yılda yakaladığı istikrar ile millî gelirini 231 milyar dolardan 800 milyar doların üzerine çıkarıp 3 kattan fazla arttırarak, Cumhuriyet?in 100. yılında 2 trilyon dolar millî gelire ulaşarak dünyanın ilk on ülkesi içinde olmayı hedef olarak koymuştu.

Milli gelir yanında hemen her alanda elde edilen gelişmeler, esasen Türkiye?nin hedef büyütmesinden ziyade ?nehrin yatağına geri dönmesi?nin ortaya koyduğu bir sonuçtu. Yani yaşanan gelişmeler esasen doğaldı ve olması gereken mecrada ilerliyordu.

Türkiye?nin bugünkü noktaya gelmesi bile bulunduğu coğrafya üzerinde hesabı olanları tedirgin etmişti. Türkiye?nin hedef büyütmesinden ve kendilerinin karşısında hak ve adaleti savunan bir güç olarak çıkmasından rahatsız olmuşlardı.

Ne yaptık karşılığında ne gördük?                 

Türkiye; dost ve müttefikleri için Kore?de, Afganistan?da ve nerede ihtiyaç olmuşsa orada görev yapmış, NATO?nun güney kanadının güvenliğini onlarca yıl korumuş, her koşulda ve her dönemde her türlü fedakârlığa katlanmış bir ülke olarak Batı için çok önemli müttefik konumunda olmuştur.

Son olarak Türkiye, 2011 yılından beri Suriye?deki iç savaş nedeniyle gelen 3 milyon insana kapılarını açarak Avrupa?ya yönelik mülteci göçünü durdurmuş ve 30 milyar dolarlık harcamayı gözünü kırpmadan yapmıştı. Hatta bu rakam sosyal yük dışında satın alma gücü bakımından değerlendirildiğinde, Avrupa Birliği?ni bir bakıma 100 milyar dolarlık mali yükten yine Türkiye kurtarmıştı. Tabii bir de AB üyelik süreciyle ilgili konular ve son olarak ?vize serbestisi? gibi verilen sözlerin tutulmaması vardı. Yine Türkiye?nin çıkarlarına ve iç güvenliğine yönelik olarak onlarca yıldır terör örgütlerine ve 1915 dayatmasına verilen örtülü ve açık destekler, hep hafızalarda muhasebesi yapılan konulardı ve hep canlıydı.

Dolayısıyla yüksek ferasetiyle milletimiz, yaşananları, ?Biz müttefiklerimiz için ne yaptık, karşılığında ne gördük?? şeklinde analiz etmiş, yorumlamış ve her kesimin benzer muhasebeyi yapmalarını istediğini göstermiştir.

Akvaryumun suyu!

İçerdeki hain girişime karşı milletin, demokrasisine, bayrağına, vatanına ve devletine canı pahasına sahip çıkması, dışardaki dostların verdiği destekle anlam kazanırken, ?demokrasi tutkunu? olarak bilinen, ?gelişmiş dünya? olarak tanımlanan, hatta dost ve müttefik olarak onlarca yıldan beri büyük değer verilen önemli sayıdaki ülkenin ?darbe yanlısı? görünecek şekilde tepkisiz kalması, hatta hezeyan içinde darbe girişiminin başarısız olmasına ?ağıt yakması?, milletimiz için tam bir hayâl kırıklığı olmuştur. Her geçen gün yeni yeni Türkiye karşıtı olaylara destek vermeye devam edilmesi, bu hayâl kırıklığını şaşkınlığa dönüştürmüştür. Bu durum, halkın zihninde yakın ve uzakta coğrafyalarda bulunan müttefikler hakkında ?ne kadar samimiler yada neden samimi değiller?? sorgulamasına yol açmış; bir bakıma tüm kesimlerin zihinlerinde dost veya düşman kavramları sorgulanmış ve sonrasında akvaryumdaki su berraklaşmıştır.

Bugün akvaryumdaki suyun berraklaşmasıyla birlikte iyi kötü, samimi samimiyetsiz, doğru yanlış netleşmiş dost ve düşman, iyi ve kötü niyetliler ortaya çıkmıştır. Bir bakıma akvaryumun suyu berraklaştıkça gerçekler, karşı konulamaz şekilde gün ışığına çıkmış; toplum ve devlet, net ama aynı zamanda kararlı tavırlar ortaya koymaya başlamıştır. Buna göre bu süreç, halkın günceli okuması ve yorumlaması, tarihi yeniden anlamasıyla daha rasyonel tavırlar geliştirilmesine yol açmıştır. Bunun sonucu olarak yakın geçmişte ?Avrupa Birliği ve Amerika sağlam ve birlikte yürünmesi gereken müttefiktir.? algısı ve kabulünde köklü değişmelerin ortaya çıktığı görülmüştür. Hatta bırakınız müttefikliği, ?Bu ülkeler, samimi değillermiş ve bize düşmanlık yapıyorlarmış; aldanmışız.? noktasına gelinmiştir. Bu durum, ?toplumu hızlı bir uyanışa ve kendine gelmeye zorlamış ve şer?den hayr çıkması? na vesile olmasıyla sonuçlanmıştır.

Tabii yine az da olsa içerde de ?celladına âşık sığ aydın ve siyasetçi? tiplemeleri darbe başarısızlığa uğrayınca dışardaki bazı (dost görünümlü) ülkelerin  temsilcileri gibi veryansın etmişler ve kendilerine hak gördükleri (ama helal olmayan ve milletine düşmanlığı dahi mubah gören) sonsuz demokratik haklarını kullanmaya devam etmişlerdir?

Kahramanlara saygı!

Son olarak bir kez daha düşünelim ve yüksek sesle soralım! Bu coğrafyada köklü birikimiyle kadim kültürüyle insanlık için hak ve adalet bayrağını hep yukarda tutmak üzere her türlü fedakârlığı yapan, yapmaya hazır bir millet, bir Türkiye olmasaydı neler olurdu ya da neler olmazdı?

Yazımı, 15 Temmuz kalkışmasında şehit olan 246 kahraman vatanseverin aziz hatıralarına atfediyor; kendilerini rahmet ve minnetle anıyorum. Gazilerimize ve milletin varoluş mücadelesine yüksek sorumluluk içinde destek veren, vermeye devam eden tüm insanlarımıza sağlık ve başarı diliyorum.

 

BİTTİ!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/692/karanliktan-dirilise-2

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1