MİLLİLİK ESAS OLMALI

Türkiye, yıllardan beri yaşadığı tecrübeleri dikkate aldığında, hareket noktası ve amaçları itibariyle millilik ilkesini kendisine rehber edinmek zorunda olduğunu anlamalıdır. Bu ilke dışında, Türkiye için sorunlarını doğru görmek bakımından başka her türlü fikir yanlış anlamlandırmalara, olayları yanlış yorumlamalara neden olacaktır. Çünkü başımıza çorap örmek ve bizi bölerek güçsüz duruma düşürmek isteyenlerin hareket noktaları, bizim tarihimizle ilgili olarak gösterdiğimiz başarıların yanında Türklerin insanlık için taşıdıkları ideal ve fikirdir. Bu ideal ve fikir, sadece İslam ile açıklanamaz ve bundan dolayı da sadece İslamcılık, bizim için bir çare olamaz. Bu ideal ve fikir, Türklerin tarihin ilk zamanlarından itibaren sahip oldukları ve İslamla büyütüp rafine haline getirdikleri ve kurmuş oldukları devletlerle de kısmen de olsa tarihi bir tecrübeye dönüştürmek istedikleri ruhtur.

Yaşadığımız olaylar karşısında gösterilen tepkilere bakıldığında ve bu tepkiler arasındaki birbiriyle bağdaşmaz düşünce ve hareketleri düşündüğümüzde, özellikle siyaset ve entelektüel alanda bu ruhun birlikli ve bütünlüklü bir kendini ifade edişe sahip olmadığını üzülerek söylemek mümkündür. Ancak Türk insanının irfanı ve feraseti, 15 Temmuz hain kalkışmasına karşı gösterilen tepkide de kendisini ifade ettiği gibi en büyük gücümüz ve umut kaynağımızdır. Elbette bütün siyeset yapanlar değil ama siyaset yapmak için her şeyi kullanabilme durumunda olan ve ülkemizin ve devletimizin içinde bulunduğu duruma rağmen kavgayı siyasi bir kavga olarak gören, bunlara alkış tutan ve methiyeler düzen insanların varlığı da üzücü ve endişe vericidir.

Türk Devletinin nihai olarak hedefi bellidir: Kendisine karşı girişilmiş olan sinsi, hain, düşmanca her türlü tavra karşı birlik, beraberlik ve bütünlüğünü korumak ve çevresinde zulüm altında olan her kim varsa onlara elini uzatmaktır. Türk Devleti bu konuda kararlıdır, kararını uygulaması da meşrudur ve bu durum, sorgulanabilir de değildir. Çünkü yaşadıklarımız, vatan ve devlet için tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Mesele, bu kararı ve kararın uygulanmasının fikir bakımından da desteklenmesi ve güçlendirilmesidir. Çünkü devletler arasındaki her silahlı mücadelenin aynı zamanda devletler arasındaki fikir ve ideal mücadelesi olduğu unutulmamalıdır. Fikriniz ve idealiniz ne kadar güçlü ise kazanma şansınız da o kadar güçlüdür.

Bu konuda özellikle iktidar, üç fikri bir arada götürmeye çalışmaktadır denilebilir: Milliyetçilik, İslamcılık, Osmanlıcılık. Her üç fikrin de kendilerine cazip gelen insanlarımızın olduğu muhakkaktır. Ancak üçünü bir arada dillendirmek, siyaseten belki doğru görünebilir ama bazı kaotik ve anlaşılmaz durumlara da neden olabilmektedir. Her üçünü birlikte “MİLLİLİK” kavramı altında derleyip toplamak gibi bir gayretin olduğu da gözlenmektedir. Millilik, net bir kavramdır ve bazen özellikle İslamcılıktan kaynaklanabilecek etkiler dolayısıyla bulanık hale gelebilmektedir. Nitekim bazı aktörlerin Türk kelimesini kullanmak konusundaki cesaretsizlikleri, bunun sonucu olarak görülebilmekte ve millilik kavramını, melez bir kavram haline dönüştürebilmektedir. İçinde bulunduğumuz şiddet ortamı, Müslümanlar arasındaki savaşın nedenidir ve İslamcılık, bu savaşı önleyebilecek durumda değil gibi görünmektedir. Çünkü fiili durum, İslamcılıkla bağdaşmamaktadır.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümete düşen en önemli görevlerden birisi, iktidar adına iç siyasette dalgalanmalara ve huzuru bozacak davranışlara ve konuşmalara neden olan veya olabilecek olanlara karşı hiç müsamaha göstermemeleridir. Çünkü bulanık suda balık avlamayı bekleyenler az değildir.

Devletimiz, çok ciddi bir dönemden geçiyor. MHP’nin tavrından da bu net anlaşılmaktadır. Çünkü ülkücüler için devlet söz konusu olduğunda bütün ideolojiler bir kenara bırakılır, siyaset biter ve bütün destek devlete verilir. MHP, bugün için böyle bir durumda ise tehlike gerçekten büyüktür. Bunu görmek, basireti bağlı olanların işi değildir elbette ama Sayın Cumhurbaşkanımız ülkücülerin bu tavrını devlet lehine değerlendirmenin yollarını da aramalıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/684/millilik-esas-olmali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mehmet Sezai Aydıngöz
25.12.2016 16:50
Bu makaleden anlaşılan şu:Cenabı Allah cc.İrfanı ve feraseti,Türklere vermiş.Başkalarına vermemiş.Veya az vermiş.Bu itibarla Dünya yı Türkler idare ediyor.Herkes Türkiye nin ağzına bakıyor.Ona göre yönlerini tain ve tespit ediyor.Hey zavallı yazar!Bir az izanın olsa:Tarihe bakarsın.Hiç bir kavme imtiyaz tanımıyan Allah cc.Sadece kendinin emir ve yasaklarına harfiyyen uyan topluluğu,aziz ve muzaffer kılmıştır.Vessela.
Ali YILDIZ
26.12.2016 00:46
Millilik esas olmalıdır ama uygulanmadıktan sonra bir anlamı kesinlikle yoktur. Yazı çok güzel evet olması gereken bahsettiğiniz gibi. Peki böyle olacağına inanıyor muyuz. Bu ülkede Milli ve yerli Anadolu çocukları nerede, Bu ülke için bedel ödeyen milli gençler nerede, milli ve yerli insanlarımıza ilk başta sahip çıkıyor muyuz? diye sormak isterim Recep Tayyip Erdoğan hayranı Genç bir ülkücü olarak.
Sıddık Demir
29.12.2016 20:53
yukardaki makalede hiçte m.sezayi beyin rahatsızlığına sebep olacak bir durum görünmez. hal böyleyken rahatsızlığının tek sebebi büyük ihtimal "ekalliyet" oluşudur. bu coğrafyanın çocukları "Türk" den rahatsız olmaz. ana artel dir onlar,kurucu iradedir onlar. esas rahatsız olan lar ırkçıdır. ekalliyettir.
Sıddık Demir
29.12.2016 20:54
yukardaki makalede hiçte m.sezayi beyin rahatsızlığına sebep olacak bir durum görünmez. hal böyleyken rahatsızlığının tek sebebi büyük ihtimal "ekalliyet" oluşudur. bu coğrafyanın çocukları "Türk" den rahatsız olmaz. ana artel dir onlar,kurucu iradedir onlar. esas rahatsız olan lar ırkçıdır. ekalliyettir.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar