MİLLİLİK ESAS OLMALI

Eklenme Tarihi: 25.12.2016 15:24:52 - Güncellenme Tarihi: 28.02.2020 08:31:53

Türkiye, yıllardan beri yaşadığı tecrübeleri dikkate aldığında, hareket noktası ve amaçları itibariyle millilik ilkesini kendisine rehber edinmek zorunda olduğunu anlamalıdır. Bu ilke dışında, Türkiye için sorunlarını doğru görmek bakımından başka her türlü fikir yanlış anlamlandırmalara, olayları yanlış yorumlamalara neden olacaktır. Çünkü başımıza çorap örmek ve bizi bölerek güçsüz duruma düşürmek isteyenlerin hareket noktaları, bizim tarihimizle ilgili olarak gösterdiğimiz başarıların yanında Türklerin insanlık için taşıdıkları ideal ve fikirdir. Bu ideal ve fikir, sadece İslam ile açıklanamaz ve bundan dolayı da sadece İslamcılık, bizim için bir çare olamaz. Bu ideal ve fikir, Türklerin tarihin ilk zamanlarından itibaren sahip oldukları ve İslamla büyütüp rafine haline getirdikleri ve kurmuş oldukları devletlerle de kısmen de olsa tarihi bir tecrübeye dönüştürmek istedikleri ruhtur.

Yaşadığımız olaylar karşısında gösterilen tepkilere bakıldığında ve bu tepkiler arasındaki birbiriyle bağdaşmaz düşünce ve hareketleri düşündüğümüzde, özellikle siyaset ve entelektüel alanda bu ruhun birlikli ve bütünlüklü bir kendini ifade edişe sahip olmadığını üzülerek söylemek mümkündür. Ancak Türk insanının irfanı ve feraseti, 15 Temmuz hain kalkışmasına karşı gösterilen tepkide de kendisini ifade ettiği gibi en büyük gücümüz ve umut kaynağımızdır. Elbette bütün siyeset yapanlar değil ama siyaset yapmak için her şeyi kullanabilme durumunda olan ve ülkemizin ve devletimizin içinde bulunduğu duruma rağmen kavgayı siyasi bir kavga olarak gören, bunlara alkış tutan ve methiyeler düzen insanların varlığı da üzücü ve endişe vericidir.

Türk Devletinin nihai olarak hedefi bellidir: Kendisine karşı girişilmiş olan sinsi, hain, düşmanca her türlü tavra karşı birlik, beraberlik ve bütünlüğünü korumak ve çevresinde zulüm altında olan her kim varsa onlara elini uzatmaktır. Türk Devleti bu konuda kararlıdır, kararını uygulaması da meşrudur ve bu durum, sorgulanabilir de değildir. Çünkü yaşadıklarımız, vatan ve devlet için tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Mesele, bu kararı ve kararın uygulanmasının fikir bakımından da desteklenmesi ve güçlendirilmesidir. Çünkü devletler arasındaki her silahlı mücadelenin aynı zamanda devletler arasındaki fikir ve ideal mücadelesi olduğu unutulmamalıdır. Fikriniz ve idealiniz ne kadar güçlü ise kazanma şansınız da o kadar güçlüdür.

Bu konuda özellikle iktidar, üç fikri bir arada götürmeye çalışmaktadır denilebilir: Milliyetçilik, İslamcılık, Osmanlıcılık. Her üç fikrin de kendilerine cazip gelen insanlarımızın olduğu muhakkaktır. Ancak üçünü bir arada dillendirmek, siyaseten belki doğru görünebilir ama bazı kaotik ve anlaşılmaz durumlara da neden olabilmektedir. Her üçünü birlikte ?MİLLİLİK? kavramı altında derleyip toplamak gibi bir gayretin olduğu da gözlenmektedir. Millilik, net bir kavramdır ve bazen özellikle İslamcılıktan kaynaklanabilecek etkiler dolayısıyla bulanık hale gelebilmektedir. Nitekim bazı aktörlerin Türk kelimesini kullanmak konusundaki cesaretsizlikleri, bunun sonucu olarak görülebilmekte ve millilik kavramını, melez bir kavram haline dönüştürebilmektedir. İçinde bulunduğumuz şiddet ortamı, Müslümanlar arasındaki savaşın nedenidir ve İslamcılık, bu savaşı önleyebilecek durumda değil gibi görünmektedir. Çünkü fiili durum, İslamcılıkla bağdaşmamaktadır.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümete düşen en önemli görevlerden birisi, iktidar adına iç siyasette dalgalanmalara ve huzuru bozacak davranışlara ve konuşmalara neden olan veya olabilecek olanlara karşı hiç müsamaha göstermemeleridir. Çünkü bulanık suda balık avlamayı bekleyenler az değildir.

Devletimiz, çok ciddi bir dönemden geçiyor. MHP?nin tavrından da bu net anlaşılmaktadır. Çünkü ülkücüler için devlet söz konusu olduğunda bütün ideolojiler bir kenara bırakılır, siyaset biter ve bütün destek devlete verilir. MHP, bugün için böyle bir durumda ise tehlike gerçekten büyüktür. Bunu görmek, basireti bağlı olanların işi değildir elbette ama Sayın Cumhurbaşkanımız ülkücülerin bu tavrını devlet lehine değerlendirmenin yollarını da aramalıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/684/millilik-esas-olmali

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mehmet Sezai Aydıngöz
25.12.2016 18:50
Bu makaleden anlaşılan şu:Cenabı Allah cc.İrfanı ve feraseti,Türklere vermiş.Başkalarına vermemiş.Veya az vermiş.Bu itibarla Dünya yı Türkler idare ediyor.Herkes Türkiye nin ağzına bakıyor.Ona göre yönlerini tain ve tespit ediyor.Hey zavallı yazar!Bir az izanın olsa:Tarihe bakarsın.Hiç bir kavme imtiyaz tanımıyan Allah cc.Sadece kendinin emir ve yasaklarına harfiyyen uyan topluluğu,aziz ve muzaffer kılmıştır.Vessela.
Ali YILDIZ
26.12.2016 02:46
Millilik esas olmalıdır ama uygulanmadıktan sonra bir anlamı kesinlikle yoktur. Yazı çok güzel evet olması gereken bahsettiğiniz gibi. Peki böyle olacağına inanıyor muyuz. Bu ülkede Milli ve yerli Anadolu çocukları nerede, Bu ülke için bedel ödeyen milli gençler nerede, milli ve yerli insanlarımıza ilk başta sahip çıkıyor muyuz? diye sormak isterim Recep Tayyip Erdoğan hayranı Genç bir ülkücü olarak.
Sıddık Demir
29.12.2016 22:53
yukardaki makalede hiçte m.sezayi beyin rahatsızlığına sebep olacak bir durum görünmez. hal böyleyken rahatsızlığının tek sebebi büyük ihtimal "ekalliyet" oluşudur. bu coğrafyanın çocukları "Türk" den rahatsız olmaz. ana artel dir onlar,kurucu iradedir onlar. esas rahatsız olan lar ırkçıdır. ekalliyettir.
Sıddık Demir
29.12.2016 22:54
yukardaki makalede hiçte m.sezayi beyin rahatsızlığına sebep olacak bir durum görünmez. hal böyleyken rahatsızlığının tek sebebi büyük ihtimal "ekalliyet" oluşudur. bu coğrafyanın çocukları "Türk" den rahatsız olmaz. ana artel dir onlar,kurucu iradedir onlar. esas rahatsız olan lar ırkçıdır. ekalliyettir.

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI