OPERASYONEL DEVLET

Eklenme Tarihi: 24.12.2016 22:47:24 - Güncellenme Tarihi: 31.03.2020 20:22:15

2000?li yıllara kadar ?Yurtta sulh, cihanda sulh? hapını yutan devlet, bir türlü başını kaldırarak sınırları dışındaki gelişmelere odaklanamadı. Başını NATO devletlerinin çektiği dünya siyasetinde kendine özgü bir pozisyon geliştiremedi. Oysa bulunmuş olduğu coğrafyada tutunabilmek için imparatorluk mirasına sahip üç milletten biridir: Rus, Acem  ve Türk.

    Rusya?nın kendine özgü gücü, kuvveti ve sınırları belli. Bizim de içinde bulunduğumuz uluslararası birliktelikler bu devlete boyun eğdiremedi. Hâlen de öyle. Müstakil duruşuyla dünyada hatırı sayılan noktadadır.  İran?a gelince, Rusya kadar olmasa da dünyada varlığını en bariz bir şekilde hissettiren devlet. İmparatorluk mirası, bu devletleri müstakilleştirmiştir. Kendi çapında onurlu duruşları varlıklarının kabûlü anlamı taşıyor. Bu iki devletin uluslararası hiçbir pakta üye veya ortak olmadıkları hâlde dimdik ayakta olarak en azından kendi coğrafyalarında oyun kurucu olarak bulunmaları, dünyanın efendilerinin oyunlarını bozmaktadır.

     Aynı mirasa sahip Türk devleti, neredeyse bir asra yakın ?Yurtta sulh, cihanda sulh? hapını yuttuğu için bugün varlığımıza kast eden efendi milletlerin saldırılarına karşı potansiyelimizin yetersiz oluşu, gailelerimizin büyümesine sebep olmaktadır. Bu dayatmalar, eziklik refleksi oluşturmuştur. Devlet adamlarımız, kılı kırk yararak hesap kitap ederken diğerleri, yıllardır kurguladıkları hücreler vasıtası ile sonuç almaktadırlar. Vekâlet savaşlarında istihbarat servisleri kendi devletleri lehine savaşırken bizde daha yeni dışarıya yönelik operasyon yapma yetkisi verilmiştir.

      Bölgemizde kıyamet kopmaktadır. Kan, gözyaşı ve bilumum savaş görüntüleri sınır içi ve sınır dışında gözlerimizin önünde sürerken birkaç yıl önce verilmiş olan operasyon yetkisi neye yarar? İran yaklaşık yarım asra yakın bu bölge de Hizbullah adı altında İsrail?e veya onun desteklediklerine karşı mücadele verirken Türkiye sanıyorum aynı hapın etkisindeydi. Bu bölgelerde istihbaratları kurumsallaşan devletleri söküp atmak kolay değil. Beşer Esed?i ayakta tutan Rusya değil, İran?dır. Halep? in düşmesi, Hizbullah?ın başarısıdır. Hizbullah, İran?ın bu bölgelerdeki kurumsallaşmış hâlidir.

      İsrail?e karşı savaşında her Müslümanın sempatisini kazanan, gelinen nokta itibari ile Perslik ruhunun inkişafından başka bir şeye hizmet etmedikleri görülmektedir. İran açısından bu, çok başarılı bir durumdur. Ayrıyeten ?Haşdi Şabi? adı altında Irak?ta kurumsallaşma meselesi, zaten içler acısıdır. Ya Ülkemiz bu coğrafya da ne durumdadır? Hani yutturmuşlardı ya hapı, vurdumduymaz hâldeydi ya hep, NATO ile hareket edecekti ya, kraldan fazla kralcı olmuştu ya?

     Allah razı olsun başımızdaki liderimizin bu gidişata dur demesiyle, âdeta anasından emdiği sütü burnundan getirircesine çok yönlü hedeflere mazhar olduk.  Kolay mı yeni şeylere başvurmak? Kolay mı yıllardır uyutulmuş kurumları uyandırarak aktifleştirmek? Bölgede, ?Ben yoksam kimse de olmamalı? anlayışına odaklanmak kolay değil elbet.

     Zoru başarmak için, neye mal olursa olsun bütün imkânlar seferber edilmelidir. Cesur ve konjonktürel bir lidere sahip olmamız, bu milletin şansıdır. Yıllardır noksanlıkları hissedilen devlet anlayışımız muvacehesinde yeni gelişmeler, yeni müdahaleler yapılmaktadır. Şu an itibariyle bahsettiğimiz coğrafyada Türk devletinin binlerce uyuyan hücreleri olmuş olsaydı, bombalar İstanbul, Ankara veya Kayseri?de patlayamazdı. Türk istihbaratı, bu namert savaşın metodunu uygulamalı. Yalnız bilgi toplayarak savunma yapılmaz, taarruz yapılmalıdır. En iyi savunma taarruzdur. Bunun için malzeme o kadar bol ki?  İran mezhepçi yaklaşımla ?mankurt? ordusu oluşturmuştur. İmparatorluk mirası çerçevesinde aynı kanda, aynı mezhepte, ölüme hazır insanların devreye sokulması, aciliyet arz eder.

     Bu çerçevede oluşturulan hücreler vasıtası ile içlerine sızarak sabotaj yapılamaz mı?  PYD?nin veya DEAŞ?ın Suriye de sabotaj okulu olduğunu bizim istihbaratımız bilir bilmesine ama gereğinin yapılmadığı yönde endişeler yerini koruyor. Ülkemizde bombalar patlatılarak moral değerlerini zayıflatanlar, misliyle karşılığını görmelidirler.

      Bu devletin serdengeçtileri yok mu? Neden bu mihraklar bulunduğu yerde bozguna uğratılmaz? PKK?nın,  PYD?nin ve hatta DEAŞ?ın lider takımları, aynı sabotajlarla ortadan kaldırılamaz mı? Bu milletin yekûnu, bunu beklemektedir. Ancak külfete talip olmakla vazife yerine getirilmiş sayılmaz.

     Ankara ve diğer yerlerde patlama olur da Tahran?da, Bağdat?da, Şam?da ve hatta batı devletlerinin kimi yerlerinde insanlar nasıl huzurlu olur? Kalleşçe yönteme karşı, usûl bu olmalıdır. Bundan daha kötüsü olamaz.

Onun için çek şu Apo?nun ipini ve batıdaki lider kadrolarının peşine tak birer Abdullah Çatlı! 

Bir gün bunlarda olacak ümidi ile kamu vicdanı rahatlamayı bekler. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/680/operasyonel-devlet

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

08.06.2017 MANEVİ ALGILAR
30.05.2017 AHMET ER AĞABEY'İN ARDINDAN
24.05.2017 ATATÜRK YİNE GÜNDEMDE
16.05.2017 YAZARLARIN YAZILARININ KİTAPLAŞMASI HUSUSU
09.05.2017 ŞİMDİ DAHA RAHAT KONUŞABİLİRİZ
02.05.2017 KERKÜK-MUSUL ÜZERİNE
25.04.2017 BİLDİK ANALİZLERİN DIŞINDA
18.04.2017 REFERANDUM ÜZERİNE
11.04.2017 SAYIN BAHÇELİ'YE NAÇİZANE BİR ÖNERİ
04.04.2017 YAZMAKTAN USANDIM
27.03.2017 CEMİL MERİÇ ANISINA
20.03.2017 KOCAMAN ADLARI OLAN KÜÇÜK TOPLUM ÖRGÜTLERİ
14.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-3
07.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2
28.02.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-1 (SANAYİCİ, İŞADAMI İDRİS YAMANTÜRK)
22.02.2017 NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİNDEKİ TOPLANTI
16.02.2017 SAYIN BAHÇELİ NEDEN TABANANINA HÂKİM DEĞİL
09.02.2017 DEMİRBAŞ DEMİRLER, BETONLAŞMIŞ ALGILAR
03.02.2017 PARTİZANLIK VEYA ZOMBİLİK
27.01.2017 Mustafa Sağır ve Abdulkadir Masharipov benzerliği
20.01.2017 HAYATİ VASFİ TAŞYÜREK
13.01.2017 SOSYAL BİLİMLER
05.01.2017 HAS KUL-FAYTONCU MEHMET EFENDİ
30.12.2016 SÖYLEMEZSEM OLMAZ
24.12.2016 OPERASYONEL DEVLET
18.12.2016 MALATYA'NIN KADİRŞİNASLİĞİ
14.12.2016 EKRANDAKİ ÇELİŞKİLER
07.12.2016 ŞEHZADELER ŞEHRİNDE İKİ GÜN
29.11.2016 SİSTEM ARAYIŞLARI
22.11.2016 EKALLİYET REFLEKSİ VEYA CHP
15.11.2016 BAŞARI STATÜKODAN DEĞİL DEĞİŞİMDEDİR
08.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 2
05.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 1
30.10.2016 COĞRAFYANIN İNTİKAMI
23.10.2016 COĞRAFYANIN ZORLADIĞI YÜKÜMLÜLÜK
18.10.2016 HAYAL KIRIKLIĞI
11.10.2016 MİLLİYETÇİLİK DEYİNCE
04.10.2016 SARAYDAKİ ZİKİR
27.09.2016 ATLATILAN TEHLİKENİN TAHLİLi
08.09.2016 DEVLETE DİZ ÇÖKTÜREMEDİLER
08.09.2016 BUKAĞILARIN KIRILMASI VE BEDELİ