TETİKTE OLMAK

Tetikçi olmakla tetikte olmak farklı şeylerdir.

Sen ne kadar tetikte olursan ol tetikçiler gittikçe çoğalıyor.

Tetikçilere dikkat ediyor musunuz?

Ben çok ediyorum; simasını ilk gördüğümde, “Eyvah! Bu da bir Müslüman ailenin çocuğu, bu toprağın, bu insanlardan birisi.” diyorum.

Hem olaya hem de o aileye üzülüyorum.

...

Canlı bomba olmak, tetikçi olmak eskiden yüzü siyah, imanı kara işsiz güçsüz takımına has bir işti. Beş bin liraya bile adam öldürülüyordu.

Şimdi ise iş diplomaya kadar yükseltildi.

İşte, yakın zamanda olan ve de ülkeyi sarsan Danıştay cinayetinin sanığı.

Babası öğretmen ve de muhafazakâr bir aile.

Sanık okumuş, avukat olmuş; yanı elinde mesleği var.

Ama öyle hâle getiriliyor ki hiç tanımadığı kişiyi öldürebiliyor.

Bombacılar da öyle değil mi?

E peki bunu nasıl izah edeceğiz?

Okuttuğunuz, mesleğini dahi eline verdiğiniz kişiyi nasıl ikna ediyorlar, nasıl kandırıyorlar? Senden olan, silahı sana nasıl doğrultabiliyor?

Demek oluyor ki bir tezgâh var. Oraya düşen kolayına çıkamıyor; en azından robot oluyor. Son olay da aynı. Devlet, polislik gibi ulvî bir mesleğe layık görmüş; o da kalkmış bir başka devletin büyükelçisine silah sıkmış.

Katilin şu kesimden bu kesimden olması hiçbir şeyi ifade etmez.

Fanatik Yahudi parmağı, kendi ajanlarını değil, senden birisini sana karşı kullanmayı beceriyor. O kadar olay oluyor, İsrail’in hiç sesi çıkıyor mu?

Her olay sonrası saplantı zaman alır, hainlerin işini kolaylaştırır.

Vietnam harbi sonrası Komünist Çin’e esir düşen ABD’li özel eğitilmiş bir kısım subaylar ülkelerine döndüklerinde CIA tarafından sorgulanmışlar. Ne sorsalar sonunda komünizmin çok iyi bir rejim olduğunu, karşı gelenlerin mutlaka öldürülmesi gerektiğini söylemeye başlamışlar. Liberal gittiler; komünist döndüler.

Yetkililer şaşkın, özel eğitilmiş subaylar nasıl olur!

Nedeni araştırıldığında gördüler ki subaylara korku, şiddet, uykusuzluk gibi işkenceler uygulamak suretiyle bilinçaltları yıkanmış. Yani Rus bilim adamı Pavlov’un köpeklere uyguladığı deneyler onlara da uygulanmış.

Artık onlara ne sorsanız cevabı aynı.

Şimdi o metotlar eski sayılır, yenileri çıktı.

Işın, ilaç, ikna yöntemleri var.

Hücresinde görüştüğüm Mirzabeyoğlu, kendisine uyguladıkları için konuyu çok iyi kavramış ve bana da anlatınca hayret ettim:  “Kafamdakini yazmaya kalkıyorum, bakıyorum ki başka bir şeyler yazmışım.”

Hatta daha da ilginci…

“Işınların kablo üzerinden geldiğini görüyorum.” diyordu.

Demem o ki tetikçilerle mücadele, salt polisiye işi değildir; işin içerisinde, günümüzün ilmî seviyelerinin çok üzerine çıkan çalışmalar ve metotlar var.

Beyin yıkama…

Yıkama işini oturup çözemezsek Allah(cc) korusun, işin ucu hanemize kadar dayanabilir. Tetikçiliğin de önünü alamayız.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/672/tetikte-olmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar