BÜYÜKELÇİ SUİKASTİNİN ARKASINDA KİM VAR?

Hani şu, “Eylem kime yarıyorsa katil odur.” şeklindeki klasik cümleyi kurmayacağım. Çünkü istihbarat örgütleri,  o sorudan gerçeğe ulaşma yönündeki analiz mantığını çoktan aştılar. Artık o soru, ancak gerçeği örten bir soru olarak kullanılıyor. Örgütler, o soruya cevap olacak bir görüntü vererek gerçeği gizliyorlar.

Daha olay medyaya düşer düşmez eldeki terör örgütü servise verildi. Eylemcinin okuduğu okullar, mesleği, 15 Temmuz alçak darbe kalkışmasında izinli olduğu tek tek masaya sürüldü. Bu kadar teferruattan sonra TV başındakiler için artık teröristin kimliği için herhangi bir tereddüt kalmamıştı: Fetö.

Elbette Fetö de içlerinde olmak üzere bu eylemde herkes, her ihtimâl söz konusu olabilir. Kimse peşinen mahkûm edilemeyeceği gibi, kimse peşinen masum da ilan edilemez. Olay bütün yönleri ile araştırıldıktan sonra ancak kesin bir hüküm verilebilir.

Ben bu tip olaylara çok komplo mantığı ile bakmanın bizi gerçekten uzaklaştıracağı kanaatindeyim. Halep’te yapılanlardan sonra bu ülkede Rusya’ya diş bileyen milyonların olduğunu söylemeye gerek var mı? Her Türk vatandaşı, Halep’te akan kandan İran ile Rusya’nın sorumlu olduğunu, İran’ın Rusya olmadan Türkiye’ye diklenemeyeceğini bilir. Yani, Halep’te akan kanın en büyük sorumlusu Rusya’dır.

Düz mantıkla bakıldığında akla ilk gelen, vicdanı kanayan bir Türk gencinin akıl ve izan dışı bir eylemi olarak görünüyor. Okuduğu okullar açıklandı ama bazı kaynaklarda bu kişinin Manisa nüfusuna kayıtlı Sökeli olduğu, oraya başka bir ilden geldiklerini söylüyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere yetkililerin hiçbiri, suikastçiyle ilgili bir örgüt isimlendirmesi yapmadı. Doğru olan da buydu. Bu bağlamda şunu da tartışmak gerekir: Fetö bir eylem yapacaksa kendisiyle bağlantılandırılacak bir adamla bunu niye yapsın? Örgütler, kendileriyle bağlantı kurulamayacak kişileri seçerler. Kendini adres gösteren bir eylemi ancak IŞİD, El-Kaide, Nusra gibi örgütler yapıyor. Eylemin biçimine bakıldığında bu örgütlerin eylemine de benzemiyor. Çünkü Ortadoğu kökenli bu örgütler, bu tür eylemlerde mümkün olduğu kadar çok adam öldürmeyi amaçlarlar; suçlu, masum ayırımı yapmazlar. Oysa bu eylemde eylemci daha fazla insanı öldürebilecek imkâna sahipken bundan ısrarla kaçındığı görülüyor. Üstelik canlı ele geçirilebileceği de belli. Keşke terörle mücadele politikamızı etkileyeceği belli olan bu eylemin eylemcisi sağ olarak yakalanıp sorgulanabilseydi. Bir eylemci sağ ele geçirilebilecekken öldürülüyorsa ya konuşmaması içindir yahut o eylemin kullanılması, istismar edilmesi içindir veya son ihtimâl olarak acemiliktendir.

Bu alçakça eylem hangi amaçla yapılırsa yapılsın içeride istikrarsızlık, dışarıda Türkiye ile ilgili güven sorununa neden olacağı muhakkaktır. Türkiye, tek düşmanı olan bir ülke değil. Üstelik aynı anda bir sürü terör örgütü ile boğuşmak zorunda kalan bir ülke. Düşman çok olunca bu tür eylemlerde kim sorusunun cevabını bulmak da zorlaşıyor. Ülkemizi hedef alan o kadar çok örgüt var ki.

Elimde bir bilgi, belge yok. TV kanallarında yapılan tartışmaların hiçbiri beni tatmin etmedi. Terörün en ağır şeklini yaşamış bir kuşağın çocuğu olarak, bazen bu tip olaylara düz mantıkla bakmanın daha aydınlatıcı olduğu kanaatindeyim.

İran, ABD, DEAŞ, NUSRA olabileceği gibi, Fetö veya başka bir örgüt de olabilir. Ancak eylemin yapılış tarzı, bana, vicdanı kanayan bir kişinin çılgınca eylemi gibi gözüküyor. Bugün ne yazarsak yazalım ne söylersek söyleyelim doğrusunu yapılan araştırmalar ortaya çıkaracaktır. Bazen bir kurşun, bir ülkenin kaderini değiştirir. Amacının tam tersine hizmet eder. Vurarak, kırarak bir yere varmak, Halep’te akan kanı durdurmak mümkün değildir. Terörün her şeklini milletçe takbih etmediğimiz, bunun herhangi bir davaya hizmet biçimi olamayacağına dair bir kültür oluşturmadığımız müddetçe bu tür olayların önü alınamaz. Olaya ne kadar soğukkanlı, ne kadar ön yargısız yaklaşırsak neticeye varmamız o kadar kolay olur. Dilerim olay bütün yönleriyle aydınlanır da bir daha bu tip cinayetlerle karşılaşmayız. Unutmayalım, bize emanet edilene sıkılan bir kurşun, aynı zamanda ülkemize sıkılmıştır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/661/buyukelci-suikastinin-arkasinda-kim-var.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Osman
20.12.2016 19:01
Doğru analiz,aceleci olmamak lazım her ihtimal düşünülmeli

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar