RUS BÜYÜKELÇİSİ’NE SUİKAST ÇOK ACI

Neden mi?

Bize emanetti. Biz ki arkadan vurana bile misafirse dokunulmaz diyen bir karakteriz. Bu suikast çok acı çünkü içimizden böyle karaktersizler yetişmiş. Çok acı, tetiği çeken elin misafirperverliğiyle nam salmış bu topraklardan çıkmış olması gerçekten çok acı. İçimi acıtıyor. Bize güvenmiş ve biz de ona “Bize güven, bize emanetsin.” demişiz. Şimdi zafiyet nerede diye TV ekranlarında tartışıyoruz ve günlerce tartışacağız belki de. Lakin misafire el uzatacak kadar bizden uzaklaşmış bu tetikçinin yeşerdiği zemini, cemaati sorgulamazsak veya bu bataklığı kurutmazsak dünyaya karşı başımız dik duramayacaktır. Bunlar haindir, Fetöcüdür demekle kendimizi aklayamayacağız. Demeyecekler mi “Bunlar sizin vatandaşınız. Bunları böyle hain olarak kim yetiştirdi?” diye?

Böyle karaktersiz hainleri bitirmeli ve yeşerdikleri zemini, bataklığı kurutmalıyız. Bunca acı gerçeğe rağmen ve bu acı gerçekleri bilmelerine rağmen hâlâ “hizmet” diyenlerin birer canlı bomba olacağını herkes bilmeli ve sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısına uyarak bu tipleri emniyet güçlerine bildirmeliyiz. Yoksa çok pişman olacağız. Çevrenizdeki bir Fetöcü bir başka cinayet işlediğinde “Eyvah keşke bildirseydim” deme pişmanlığına düşmemek için bu çağrıya kulak vermelisiniz. Millete birazcık merhametiniz varsa bu hainlere merhamet etmeyin.

TARİH BÖYLE YALANCI GÖRMEDİ

Bunlar nasıl bir karaktersiz insanlar anlamak mümkün değil. Tarihimizde böylesine takiyye ile yürümüş değil bir lider, bir insan bile göremezsiniz. Örgütün lideri yalancı, yöneticisi yalancı, en alttaki üyesi yalancı. Adam, 15 Temmuz darbesini heyecanla beklemiş; o gece ablalar darbe yapan askerlere “maklube” pişirmiş; sonra da bir bakıyorsun meydanlarda “Demokrasi Şenlikleri”nde. Ellerinde bayrak, “Kahrolsun Fetö!” diye slogan atıyor. Darbe emrini veren Pensilvanya ise “Bu bir tiyatro” diyor. İman et bre zalim, yalanın girdiği yerde iman kalmaz!

Yahu arkadaş diyorlar ki “Suçlamayın biz yapmadık.” Her sözünüz yalan olunca buna da inanamıyoruz artık. Mertçe konuşan biri var mı aralarında? Yok. Biraz mert olun ya! Ekrem Dumanlı, gazetelerin, kameraların önünde kahramanlık yapıyordu. Nerdesin ya? “Biz yaptık ama beceremedik. Bu kahraman milleti düşünemedik.” deyiver. Bari bunu görelim ya. Kaypaklık, takiyye, korkaklık, kaçaklık bu vatanın ekmeğini yemiş olanlara yakışmıyor.

AVRUPA’YA GELİNCE

Fetöcüleri kucaklayan, bağrına basan Avrupalılar şimdi bir daha düşünmeliler. Bu adamlar Türkiye, Almanya arasını açmak için, fitne salmak için Alman Büyükelçisi’ni de vurabilirler. 15 Temmuz’da asker kılığına giren bu teröristler, gün gelir El-Kaide, El-Nusra kılığına girip Almanya, Fransa, İngiltere içinde CIA adına kaos çıkarmak için katliam, suikast yapabilirler. Siz bilirsiniz bizden söylemesi. Gerçi sayın Cumhurbaşkanımız, sizi habire ikaz ediyor ama Anlamayana davul zurna az.

MAĞDUR EDEBİYATI YAPANLAR

“Hükümet, önüne geleni içeri atıyor.”, “Türkiye, açık cezaevine döndü.”, “Mağdurlar çoğaldı.” diyerek ortalığı velveleye verenler, dün akşam, “Bu suikastçi, şüpheliler arasındaymış. Neden bunu tutuklamadılar?” diye bağırıyorlar TV ekranlarında. Arkadaş, gel uyan ve “Bu Fetöcülerin en ufak şüphelilerine bile acımamak lazım.” de! Mağdur edebiyatını bırakın!

FETÖCÜLERE BİR SORU

“Hocan emrederse beni de vurur musun?” Cevabı “vururum” olmayacaktır ama “vurmam” da olmayacaktır. Şöyle bir cevap almanız kuvvetle muhtemeldir: “Benim hocam yanlış bir şey yapmamı istemez.” Yani açıkçası, “Hocam derse seni de anamı, babamı da vururum.” demektir. Bu tehlikeli gidişatı durdurmalıyız.

BAŞKA TARİKATLARA DA SORUN BU SORUYU

Peki, Türkiye’de bu soruya, “Kardeşimi vurmamı söyleyen hoca da olsa, şeyh de olsa, asker üniforması giymiş generalde olsa, polis üniforması giymiş komiser de olsa Ömer Halis Demir gibi önce onu vururum.” diyebilecek kaç mürid var? Kur’an-Kerim’de Rabbimiz, “Salihlerle, sadıklarla beraber olunuz!” diye emrediyor ama dikkat edin, emir beraber olmak içindir, itaat için değil. Ama yine yüce kitabımızda Rabbimiz “…Sizden olan ulülemre itaat ediniz!” emrini vermektedir.

Hazret-i Ömer, Emirel-mü’minin olduğunda okuduğu Cuma hutbesinde mü’minlere sorar: “Ben yanlış yaptığımda ne yaparsınız?” Cemaat, “Seni kılıçlarımızla düzeltiriz.” diye cevap vermişlerdir. Ey Türkiye’deki tarikat mensupları! Umudumuz diye güvendiklerimiz şeyhiniz, hocanız hata yaparsa onu kılıçlarınızla düzeltir misiniz yoksa Fetöcüler gibi, “Bizim hocamız yanlış yapmaz.” mı dersiniz? Hatasız olan sadece Allah’tır. Bu vahim bir konudur ve açıkça konuşmamız gereken bir konudur. Yoksa yakın bir tarihte başkalarının da “canlı bomba” olma ihtimâli düşük değildir. Tarikatler, Osmanlı’yı Osmanlı yapan kurumlardır. Lakin tarikatler, müridlerine, ihvanlarına, sofilerine sadece ahret kaygısını verirlerse bunu yapabilirler. Yoksa Fetöcüler gibi dünyalık her işin arkasından koşarak değil.

Adamların her dalda kuruluşları var. Yahu sen, “iş adamları derneği”ni niye kuruyorsun? Anlamak mümkün değil. Neyi ele geçireceksin? Devlet Başkanı ve kadrosu namaz kılıyor. Müslümanlar için senden benden daha çok dertleniyor. Sen neyi ele geçireceksin ya? Kimi kandırıyorsunuz? Millet ahret inancını kaybetmiş, tarikat mensupların bir numaralı dedikoducu olmuş haberin yok. Bir de kalkmış, “Benim şeyhim, müridinin yatakta kaç kere döndüğünü bilir.” diye şirk yarışında başı çekiyor. Yıllarca kadın müridlerine, “Kadın erkek birlikte tavaf caiz değil” diyerek yasaklamış. Başka mezhepler bizim mezhebimize uyarak tavaf yaparken bunlar haram kılmışlar. Sonra hac umre şirketi kurunca birden bire helâl olmuş; kadınlarını umreye götürür olmuşlar.

Bunların mensuplarının akılları yok mu? Neden itiraz etmiyorlar? Bu kadar açık hatalara itiraz etmeyenler, yarın birer canlı bomba olabilirler. El-Kaide’ye, Daeş’e gerek yok. Bu ülkede kendi camilerinden başka camilerde Cuma kılmayan radikalin radikali gruplar, cemaatler var. Her biri, bir gün canlı bomba olabilirler. Çünkü düşünmüyorlar. Hazret-i Ömer, “Çok şükür, hata yaptığımda beni düzeltecek bir topluluk var.” diyerek sevinmişti. Bizse hata yapıldığında, “Bunda bir keramet var” diyecek kadar körleşmiş vicdanların arasında yaşıyoruz, çok üzgünüm.

Ey 15 Temmuz kahramanları olan milletim! “Bir Müslüman bir delikten iki kere sokulmaz” düsturunca dikkatli olun. Bu zihniyeti, bu bataklığı kurutmadıkça canlı bombalardan kurtulamayız. Fetöcüden beter Fetöcüler var, benden söylemesi. Canlı bombalara dikkat!

PKK’YA GELİNCE

PKK’yı tasmasından tutarak üstümüze saldırtanlarla savaşımız kıyamete kadar sürecek. Bitmeyeceğini bilelim ve ona göre yaşayalım. Madem Müslümanız, madem İslâm sancağını taşımaya niyetliyiz, madem bu coğrafyayı kendimize vatan kılmışız, bedelini ödeyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, “TOPUNUZ BİRDEN GELİN, BURADAYIZ, YILMAYIZ VE YIKILMAYIZ!”

Vesselam…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/660/rus-buyukelcisine-suikast-cok-aci.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Gözyaşı
16.01.2017 18:53
Cemaate gözyaşı geceleri düzenleyip malı götürdüğünüz günleri unuttunuz galiba. Hocaefendiye methiyeler düzdüğünüz zamanlar geride mı kaldı? Eyyamciliga devam beyefendi
Feraset
16.01.2017 23:14
Çocuklarınızı cemaat okulunda okutmadınız mı? Ne kötülüğünü gördünüz o öğretmenlerin? Rabbim size edep, insaf ve iz'an versin. Gözyaşlarınız bile samimi değilmiş. Ne kadar acı.
Ziya Paşa
18.01.2017 14:17
Siz de havuza girmişsiniz. Tebrik eder, gelen bilgileri tetkik etmeden yazı yazmanızın ahlakî olmayacağını hatırlatırım.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar