ABD’NİN ORTADOĞU’DAN KOVULUŞU

Ülkemiz yönetimi kaderini domuz sever sığır çobanlarından ayırmaya meylettiğinde ya da domuz sever sığır çobanlarının dikte ettirmek istediği politikaların dışına çıkmaya çalıştığında…

Ülkemizin de…

Ülkemizi yönetenlerin de…

Başlarına gelmedik kalmaz.

Bu durumu değişik ortamlarda kendileri de çekinmeden ifade etmişlerdir.

Rahmetli Adnan Menderes Rusya’ya yaklaşmak gereği duyduğunda bindiği uçak düşürülmüş…

Uçaktan salimen kurtulması üzerine, bu kez içimizde yetiştirdikleri gece yarısı çetesiyle…

Türkiye Cumhuriyetine sınıf atlattıran on yıllık Demokrat Parti Hükumetini devirmişler…

Bu ülkeye unutulmaz hizmetler yapan Efsane Başbakan Adnan Menderes ve iki arkadaşını, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı darağacında şehit etmişlerdir.

Yaptığı Baraj projeleriyle ülkemize belli bir güç kazandıran Süleyman Demirel’e öğrenci hareketleriyle nefes aldırmamışlar ve böylece yola getiremedikleri Demirel’i darbelerin muhatabı yapmışlardır.

Haşhaş ekiminde sözlerini tutmayan Ecevit’i ekonomik sıkıntılarla Türkiyeyi idare edemez hale getirmişler…

Sözlerini geçiremedikleri Turgut Özal’ı zehirleyerek öldürmüşler…

Çekiç Güç’ü kovan, belli ölçüde de olsa sigara yasağını getiren, havuz sistemiyle faiz lobisinin kazancını azaltan Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızın adeta burnundan getirmişler, kurduğu siyasi partileri defalarca kapattırmışlar ve 1980 darbesinden sonraki yıllarda kendi saflarına aldıkları Süleyman Demirel ile Refahyol Hükumetini yıkmışlardır.

ABD’nin güdümündeki batı, AK Partiye ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan’a oldum olası düşmandır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek başbakanlığında, gerekse Cumhurbaşkanlığında uyguladığı milli politika domuz sever sığır çobanlarının ve güdümündeki Kıta Avrupa’sının hiç hoşuna gitmemiştir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu ve milli politikasını durduramayınca, içimizdeki iki kimliklilerle, neredeyse anayasayı değiştirecek güçteki partisini kapattırmaya çalışmışlar…

Cumhurbaşkanının iki kimliklilerden olması için akla gelmedik tezgâhlar kurmuşlar…

Maymundan gelmiş olan atalarının One Minute zılgıtını yemesi üzerine Suriye ile aramızı bozmuşlar ve bizi üç milyonu aşkın Suriyeli göçmenin iaşesi ve ibatesi ile ekonomik bakımdan çökertmeye çalışmışlar…

Boğazımıza bir tasma gibi taktıkları IMF’yi ülkemizden kovunca çılgına dönmüşler…

Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak, dünya beşten büyük sözünü tekrarladıkça bir yerlerine nişadır değmiş gibi sıçramışlar ve her sıçrayışta ayaklarının altındaki toprağın biraz daha kaydığının farkına varmışlar…

Bu da hem domuz sever sığır çobanlarını, hem de Kıta Avrupa’sının haçlı sürülerini kudurtmaya yetmiştir.

Bütün bunlar göstermektedir ki:

Kuduran Avrupa akla gelen her türden saldırıyla bu ülkeyi çökertmeye çalışmakta…

Ve ülkenin dik duruşunun sembolü haline gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ortadan kaldırmanın yolunu aramaktadır.

Bu bakımdan daha dikkatli olmamız gerektiği gayet açıktır.

Sonuç olarak mı?

Bu son saldırı ABD’nin Ortadoğu’dan kovulmasının yakın olduğunun işaretidir.

Artık ipler domuzsever sığır çobanlarının ve güdümündeki haçlı sürülerinin değil, bölge ülkelerinin elindedir.

Türkiye, Rusya, İran arasındaki iş birliği tam olarak gerçekleştiği anda ABD ve AB ülkeleri arkalarına bakarak bu topraklardan defolup gideceklerdir.

Bu gidiş, bu üç ülkenin işbirliğini gerçekleştirme hızına bağlıdır.

Ve çok uzak değildir…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/659/abdnin-ortadogudan-kovulusu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar