KÂDIZÂDE-İ RÛMÎ

Eklenme Tarihi: 10.12.2016 07:15:45 - Güncellenme Tarihi: 25.01.2020 08:08:59

Değim yerindeyse güneşin doğduğu yer Semerkand?sa battığı yerde Bursa?dır. Evet, bir oğul var ki; tarihler 1364 yılını gösterdiğinde güneşin battığı yer Bursa?da doğar. Ama asıl doğuşu güneşin doğduğu Semerkand?a ayak bastığında gerçekleşir. Malum, babası şu meşhur Mehmet Çelebi?dir. Ancak bu oğul Çelebi ailesinin bir ferdi olmasından daha çok matematik, astronomi ve Hanefi fıkhı gibi ilim dallarında Orhan Gazi ve Murat Hüdavendigâr dönemine ışık kandili olmakla ön plana çıkacaktır. Şimdi hangi oğuldan söz ettiğimizi tahmin etmişsinizdir, hiç kuşkusuz o hepimizin bildiği Kâdızâde Rûmî?den başkası değildir elbet.

        Bakmayın siz onun öyle kütükte ?Mûsa bin Mehmed bin Kâdı Mahmûd Efendi? olarak isminin geçmesine,  asıl gönüllerde yankı bulan isim çok önemlidir. Nitekim dedesi ve babasının kadılık yapmışlığına binaen söylenilen  ?Kâdızâde?  lakabı gönüllerde daha belirgin yakışır isim olarak kalır. Hele ki babasının vefatıyla birlikte dedesi Kâdı Mahmûd Efendinin himayesine aldığında bu isim daha da bir anlam kazanır. Nasıl mı? İşte çocuk yaşta dedesinin himayesi altında yetişmek Bursa Medresesinin gözde talebesi olmasını beraberinde getirecektir. Öyle ki Osmanlı döneminin ismiyle müsemma yıldız ulemasından Molla Fenârî gibi bir âlimin rahle-i tedrisatından geçtiğinde matematik, fıkıh ve astronomi gibi ilim dallarında en gözde talebe olur da.  Nasıl gözde talebe olmasın ki; Molla Fenârî hamdım yandım piştim safhalarından geçen talebesinin icazetini verdiği gün derhal Horasan?a yönlendirmeyi ihmal etmez de. Böylece o bundan böyle Orta Asya bozkırlarında Rûmî ışığımız olarak yola koyulur. Ve çıkacağı bu uzun yolculuğu hafifletecek ilk hamle kız kardeşinden gelir. Zaten Bacıyan-ı Rûmî?ye de o yakışırdı. Bacı yüreği bu ya, öyle eli boş göndermeye gönlü elvermez,  derhal değerli ziynet eşyalarından bir kısmını kardeşinin heybesine koyup öyle uğurlar uzak diyarlara.

          Belli ki,  bu öylesine sıradan çıkılmış bir yolculuk değildi, bir çağı aralayacak yolculuğun ta kendisi yolculuktu. Düşünsenize ilim uğruna buralara daha adımını atar atmaz ilk iş ününü duyduğu Horasan?ın Cürcan şehrinde Seyyid Şerif Cürcânî?nin dizinin dibinde diz çöküp kelam, fen, mantık ve felsefe gibi pek çok alanda bir dizi dersleri almak olur. İlginçtir daha eğitiminin başında iken Hocasının eksikliklerini görebilecek bir zekâ düzeyi ile dikkat çekecektir. Dolayısıyla doymak bilmeyen o öğrenme iştiyakı ve ilim aşkı onu Mâverâünnehir?e sürükleyip Uluğ Bey?le buluşturacaktır. Uluğ Bey?inde canına minnet,  Anadolu?dan hazır buraya gelmiş bir irfan karşısında bilgeliği kemale erer de. İşte bu yüzden, bu büyük buluşma için biz; Diyâr-ı Rûm?un (Anadolu) Diyâr-ı Türk?le buluşması deriz. Derken o buralarda Mûsa ismiyle değil Anadolu?nun Kâdızâde-i Rûmî?si olarak mührünü vurup öyle rüştünü ispatlar.  Artık Kâdızâde künye olmanın ötesinde bilim yüklü bir nişandır. Keza Bursa?dan Semerkand?a gelmekle Timur?un torunu Uluğ Bey?e Hoca olmak onun üzerinde en belirgin nişan olarak kalır. Bu yüzden Timur?un oğlu Şahruh ona çok hürmet eder. Nasıl hürmet etmesin ki; bir zaman Bursa Medresesine değer katan bu el,  bu kez Semerkand?a değer katar. Böylece Uluğ Bey Semerkand?ı başkent yapmanın ötesinde onu da kazanmış olur. Hatta kendisi için medrese ve rasathane inşa eder de. Hiç kuşkusuz buralara bir kuru dava için gelmemişti, bilakis derunilik katmak için gelmişti. Zaten inşa edilen medresenin başına getirilmekle elinin dokunduğu yer hayat buluyordu. İlme çok âşıktı. İlim yolunda bir talebenin kılına dokunmaya asla tahammül edemezdi, zül addederdi. Çünkü ilim leke kabul etmez. Bu yüzden; bir ara medresede bir sultanın sözüne bakaraktan müderrisin hiç yoktan uzaklaştırılmasına üzülüp inzivaya çekilmiştir. Neyse ki; Uluğ Bey gönlünü alıp medresenin başına getirecektir.  Tabii bitmedi dahası var, o matematik, fizik gibi pozitif ilimleri astronomiye uyarlayabilecek deha olmanın yanı sıra, daha nice ilim dalının yanında anılmakta ona ait bir keyfiyettir.  Üstelik o Ali kuşçu gibi bir zatı da yetiştirecektir.  Hatta tüm bunlardan da öte ?Şerhu Eşkâl-it Te?sis fil-Hendese? şerhi büyük kültür ve bilgi hazinemiz olarak kütüphanelerimizde yer alır.

        Evet, Semerkand?a geldiğinde astronomi, cebir ve riyazet eserlere baktığında pek çok konuların şerh edilmiş olduğunu gördü, ama tüm bu yazılanlara nokta koymayıp tam aksine daha da ilaveler yaparak derinlik kattı. Şimdi gel de böyle bir zatı merak etme, ne mümkün böylesi deruni ilmi ferasete haiz bir insanı kim merak etmez ki. Düşünsenize onun bilge insanların bizatihi ilgi odağı olması bir yana yayınlanmış nice orijinal eserleri gölgede bırakacak eserleriyle de ilgi odağıdır. Sadece ardından eser mi bırakır, hiç kuşkusuz ardından Ali Kuşçu gibi bir matematikçi, gökbilimci Fethullah Şirvani gibi ulemalarda yetiştirip öyle ebediyete göç eyler. 

         Velhasıl, o güneşin battığı Bursa da doğdu, güneşin doğduğu ilim yatağı Semerkand?da geçirdiği bir ömrün ardından eserler bırakarak dünyaya gözlerini kapadı (1436). Her ne kadar Semerkand?a hüzün düşse de ışığı aydınlatıyor ya, bu yetmez mi?

          Ruhu şad olsun. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/628/kadizade-i-rumi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Sıddık Demir
10.12.2016 21:18
teşekkür selimcan sayende bilğilerimiz tazeleniyor.

Diğer Yazılar

22.01.2020 Mürşid Beyatı
15.01.2020 Bey'at
08.01.2020 Vesile Olmadan Vasıl Olunmaz
01.01.2020 Himmet
25.12.2019 Tasavvufi Âdâb
19.12.2019 Âdâb ve Usul
11.12.2019 Nigâh Dâşt
04.12.2019   BÂZ GEŞT
27.11.2019 Yâd Daşt
20.11.2019 Yâd Kerd
13.11.2019 Vukuf-i Kalbì ve Vukuf-i Adedì
06.11.2019 Nazar Ber Kadem
30.10.2019 Vukuf-İ Zamani Ve Huş Der Dem
23.10.2019 Sefer Der Vatan
16.10.2019 Halvet Der Encümen
09.10.2019 İlahi İdrak
02.10.2019 Denge Âlem
25.09.2019 İnsanlığın Kurtuluşu
18.09.2019 İnsan İnsanın Kurdu mu?
11.09.2019 Kendimizi Keşfetmek
04.09.2019 Nurani Letaifler İnsan Göğsünde Kodlu
28.08.2019 Özgürlük Meşalesi İnsan Ruhunda Gizli
21.08.2019 Kendini Arayan İnsan
14.08.2019 Kâlù Belâ?da Verilen Söz
07.08.2019 Yıldız Falı Ve Gayb?dan Haber Vermek
31.07.2019 Melek, Şeytan ve Cin
24.07.2019 Şeytan ve Cehennem
17.07.2019 Ölüm Kar Beyaz
10.07.2019 Dünya Evinden Mahşere
03.07.2019 Dünya Fani Ahiret Baki
26.06.2019 Son Nefeste Pişman Olsan Ne Olmasan Ne
19.06.2019 İman Hem Nur Hem Kuvvet
12.06.2019 Zikir, Fikir, Şükür
04.06.2019 Zikir En Güzel Sermaye
29.05.2019 Tevbe Candan Olmalı ki Nasuh Gerçekleşsin
22.05.2019 Hürriyetin İlk Kapısı Tevbe
15.05.2019 Mürşid Odur ki İrşad Ede
08.05.2019 İrşad Olunmadan İrşad Edilmez
01.05.2019 Asıl Dava Nefsi Islah Etmektir
24.04.2019 Allah için Yol Gösterenler
18.04.2019 Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat
10.04.2019 Tarikat-ı Aliye
03.04.2019 Mehdi (r.a)
27.03.2019 Cemaat ve imamet
20.03.2019 Fitne katilden beterdir
12.03.2019 Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli
06.03.2019 Bedduaya lanet, duaya davet
27.02.2019 Hizmet nimettir
20.02.2019 Şeyh O?dur ki yolun başından sonunu göre
13.02.2019 Ölmek için doğunuz
06.02.2019 Halvette şöhret, şöhrette ise afet vardır
30.01.2019 Daha bizim hazinelerimizin kapısını çalan olmadı
23.01.2019 Sonsuz kaynak Silsile-i Şerife
16.01.2019 Has bahçenin gülleri
09.01.2019 Gavs-ı Bilvanisi Abdulhakim-el Hüseyni
01.01.2019 Menzil'deki ışık: Seyda
26.12.2018 Güneş balçıkla sıvanamaz
19.12.2018 Bediüzzaman?ın Seyda-i Nurşin tutkusu
12.12.2018 Hepimiz aynı kıbleye yönelmiş hizmetkârlarız
05.12.2018 Cahilin Abidi de Sofisi de hüsrandadır
28.11.2018 Ortak payda İslam?dır
21.11.2018 Ne mutlu kıymet bilene
14.11.2018 Bir şafak yürüyüşü
09.11.2018 Gül nesil evladın Sabr-ı Cemil metaneti
31.10.2018 Gönüller Sultanı Seyda
24.10.2018 Seyda Hazretleri'nin hayat serüveni
18.10.2018 Seyda (K.S)?ın anısına röportaj
10.10.2018 Minye?den Menzil?e
03.10.2018 İlimsiz tasavvuf asla!
26.09.2018 Zehirli şırınga suikasti
19.09.2018 Ayet ve slogan
12.09.2018 12 Eylül din mazlumu
06.09.2018 Selçuk Özdağ ve Yusufiye çilesi
30.08.2018 Namık Kemal Zeybek ve ülkü yolu
21.08.2018 Muhsin Başkan ve istişare
16.08.2018 Kop Tipisi ışığı Osman Okutmuş
09.08.2018 MHP ve ülkü yolu eğitimcisi Yılmaz Saka
02.08.2018 Biricik nur yüzlü kızım Merve Nur
26.07.2018 Hey gidi üniversite yılları
20.07.2018 Memleket hasreti
16.07.2018 Rüzgâr eken fırtına biçer
12.07.2018 Artık yeni Türkiye vakti
05.07.2018 Bunalımdan çıkış vakti
28.06.2018 İki kutuplu bakıştan çıkma vakti
21.06.2018 Popülizmi tarihe gömme vakti
14.06.2018 Çokluk içinde birlik vakti
06.06.2018 Vakit aşkın gözyaşı birlik vakti
30.05.2018 Ahmet Er ağabeyimizin gönül dünyası
24.05.2018 Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz
17.05.2018 Kürtlerin soy kütüğü
11.05.2018 Türk-kürt Rabia'yız
03.05.2018 Dünden bugüne balans ayarı
26.04.2018 Fanatizm mi, diriliş mi?
19.04.2018 Fundamentalizm ve FETÖ belası
12.04.2018 Etnosantrizm ve Narsizim Canavarı
06.04.2018 Gelin canlar bir olalım
29.03.2018 Canlı bomba tedhişçiligi
22.03.2018 Terörizm
15.03.2018 Şiddet
08.03.2018 Dünden bugüne provokasyonlar
02.03.2018 28 Şubat Postmodern Darbe ve İrtica
25.02.2018 Yusuf Yüzlüler
19.02.2018 Ülkü kervanı
12.02.2018 Ülkü yolu
04.02.2018 Îlay-ı Kelimetullah davası
28.01.2018 Zaferle Değil, Seferle Yükümlüyüz
21.01.2018 OSMANLI ÜLKÜSÜ
14.01.2018 ÜÇ TUĞ?LU HİLÂL
14.01.2018 Bir şafak yürüyüşü
07.01.2018 MİKRO NİZAM-I ÂLEM
01.01.2018 NİZAM-I ÂLEM?İN FİKRİ TEMELLERİ
27.12.2017 MEHMET AKİF ERSOY
24.12.2017 NİZAM-I ÂLEM ÜLKÜSÜ
17.12.2017 HZ. ALİ VE NİZAM-I ÂLEM
10.12.2017 NİZAM-I ÂLEM?E SOSYOLOJİK BAKIŞ
02.12.2017 ANARŞİ ÂLEM Mİ? NİZAM-I ÂLEM Mİ?
26.11.2017 İMPARATORLUKTAN KÜRESELLEŞMEYE
19.11.2017 YERELLİKTEN NİZAM-I ÂLEME
12.11.2017 BEDEVİLİKTEN HADARİLİĞE MEDENİYET?TEN NİZAM-I ÂLEM?E
05.11.2017 KUL DEVŞİRME SİSTEMİ
27.10.2017 PİRİ REİS VE DÜNYA HARİTASI
19.10.2017 BİLGE KRAL ALİYA İZZET BEGOVİÇ
15.10.2017 ŞAVKI HİLAL MOSTAR KÖPRÜSÜ
08.10.2017 AYASOFYA
01.10.2017 AKŞEMSEDDİN VE FATİH
24.09.2017 HACI BAYRAM-I VELİ
17.09.2017 BİR MİZAH DEHASI NASREDDİN HOCA
10.09.2017 İMAM-I GAZALİ
03.09.2017 AHİ EVRAN VE AHİLİK
25.08.2017 HÜNKÂR HACI BEKTAŞ-I VELİ
18.08.2017 MEVLANA
11.08.2017 YUNUS EMRE
04.08.2017 SELÇUKLU?NUN DOĞUŞU
28.07.2017 ÂL-İ SELÇUK LİDERİ SELÇUK BEY
21.07.2017 ARSLAN YABGU
14.07.2017 SULTAN TUĞRUL BEY
08.07.2017 ALPARSLAN VE BÂTÎNİLİK
01.07.2017 SELÇUKLU?NUN YÜKSELİŞİ VE YIKILIŞI
24.06.2017 MOĞOL KASIRGASI
19.06.2017 Fİ?LEYLETİ?L-KADR
10.06.2017 ŞEHR-İ HİLÂL RAMAZAN
07.06.2017 ÖLÜM BİR MİHRİBAN
30.05.2017 BİR GÖNÜL ADAMI AHMET ER
29.05.2017 FETİH RUHU
19.05.2017 TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ
12.05.2017 YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE
06.05.2017 HAKANLARIN ŞEREFLENDİRDİĞİ DÜNYA
28.04.2017 ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN
22.04.2017 ANKARA ANKARA OLALI BÖYLE BAŞ OLMAMIŞTI
16.04.2017 BİR DEĞİŞİM ÖNDERİ ÖZAL
08.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK İÇİN TABİİ Kİ ?EVET?
01.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK
24.03.2017 MUHSİN BAŞKAN'IN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU
21.03.2017 NEVRUZ VE HIDRELLEZ
17.03.2017 TÜRKLER VE İSLÂMİYET
10.03.2017 YAFES NESLİ: TÜRK
04.03.2017 İLK MÜSLÜMAN TÜRK HAKANI: SATUK BUĞRA HAN
24.02.2017 YALNIZ KURT
18.02.2017 KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL
11.02.2017 ŞEYH ALİ SEMERKANDİ
04.02.2017 ORTA ASYANIN IŞIK KANDİLİ ŞEHİRLER
27.01.2017 İKİ IŞIK KANDİLİ: İMAM-I RABBANİ VE ABDULHALİK-I GÜCDÜVÂNÎ
21.01.2017 ŞARKIN TÜRK HAKANI: TİMURLENK
14.01.2017 PÎR-İ TÜRKİSTAN
07.01.2017 AHMED YESEVÎ VE ALPERENLERİ
31.12.2016 AH BUHARA! AH SEMERKAND! AH YESİ! AH HİVA! SANA NE KADAR HASRETİZ!
24.12.2016 ATA YURT ORTA ASYA
17.12.2016 GÖKLERİN YILDIZI ALİ KUŞÇU
10.12.2016 KÂDIZÂDE-İ RÛMÎ
02.12.2016 BİLGE İNSAN ULUĞ BEY
27.11.2016 ZEMAHŞERÎ
20.11.2016 EBU NASR FARABİ
14.11.2016 BİRÛNİ
07.11.2016 ŞEYHÜ?R-REİS İBN-İ SİNA
30.10.2016 MATEMATİĞİN PİRİ CEBİR
24.10.2016 DİLDE FİKİRDE İŞTE BİRLİK-IV
17.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-III
13.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-II
09.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-I
22.09.2016 ÖLÜRÜM TÜRKİYEM