8. GÜZEL ADAM: FETHİ GEMUHLUOĞLU

Malatya bir yönüyle Alplerin yurdu, Gazi Battal ülkesidir!

Bir Malatyalı olarak gittiğimiz her yerde, adının geçtiği sohbetlerde şeref duyduk, onun adıyla iftihar ettik, gönlümüz genişledi, ufkumuz açıldı! Burada söylemeden geçemiyorum…

Fethi Gemuhluoğlu’nu şimdilerde ne çok arıyoruz…

Toplumun ne çok ihtiyacı var böylesine samimi vatansever gönül ve sevgi insanlarına. Fethi Gemuhluoğlu makamı, mevkiyi, şanı şöhreti, parayı pulu enaniyeti, kibri elinin tersiyle bir kenara itip, tevazuyu, hoşgörüyü, merhameti, sevgiyi, güzelliği, ivazsız yardım etmeyi gönlüyle yürek sofrasına buyur eden derviş meşrepli,  yüreği alabildiğine geniş bir iyilik sarayıdır!

“7 güzel adam” tabirini ne zaman duysam hep bir itirazım oldu! Bu “8 güzel adam” olmalıydı diye ekledim zira Fethi Gemuhluoğlu bazı yönleriyle içlerinde belki de en güzel olanıydı!

Fethi Gemuhluoğlu, geçmişi geleceğe bağlayan kutlu bir İZdir!

Malatya Arapgir ilçesinden İstanbul’a kopup gelmiş akça yürekli bir annenin ve pakça yürüyüşlü arif bir babanın buram buram Anadolu, elvan elvan Ahmet Yesevi kokan bir Alperen olan Fethi Gemuhluoğlu’nun gönül durağında kimler bulunmamış, kimler geçmemiş ki?

Kimler o elvan elvan Anadolu ve hikmet kokan o gül kokulu sohbetten nasiplenmemiş ve o güzel iklimden feyz almamış ki…

Güzel, kâmil ve iyi diye bildiğimiz hemen herkes…

Hüseyin Nihal Atsız, Nuri Pakdil, Erdem Beyazıd, Nabi Avcı, Yavuz Bülent Bakiler, Mustafa Miyasoğlu, Mehmet Akif İnan, Sait Bilgiç, Gökhan Evliyagil, Bahaddin Karakoç, Rasim Özdenören, Ahmet Kabaklı, Altan Deliorman, Ergun Göze, Cemal Süreyya, Uğur Derman, Cahit Zarifoğlu, Tarık Buğra, Selami Çekmegil, Beşir Atalay, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Sezai Karakoç, Sadettin Ökten vs…

Milli Görüş geleneğinden olsun, Milliyetçi ve Türkçü gelenekten olsun veya sol gelenekten olsun hemen her vadiden bunca aydın, kâmil ve düşünce adamının bunca iyi ve güzel insanın bu isim üzerinde ittifak etmesini, bu iklimi soluklanası bir mevsim bellemesini hangi saiklerle açıklayabiliriz acaba?

Fethi Gemuhluoğlu’nu böylesine itibarlı yapan, mıknatıs misali böylesine çekim merkezi yapan güç neydi?

Yaşamı, hayata karşı tavrı ve tarzı, nev-i şahsına münhasır hikmetli söylemi miydi onu böylesine çekici yapan, aranan ve özlenen bir isim yapan saik? Yoksa nezaket ve nezahet cevherlerini bir kuyumcu titizliğiyle işleyen üslubu muydu?

Aslında bütün bunların hepsiydi belki de…

Fethi Gemuhluoğlu ufuk ötesi ferasetiyle zamanları aşan SÖZdür!

Fethi Gemuhluoğlu bir dost insan, bir çile dükkânı, bir hikmet manzumesi ve gönül kumaşı ipekten olan bir derviş yürüyüşü idi ardına düştüğünüz...

Bir gönül ve iyilik insanı… Bir aşk insanı ve tefekkür insanıydı her şeyden önce. Onun merhabası çağları aşan bir Merhaba idi! Onun Merhabası cümle mahlûka karşı aynı aşkın, aynı düşünüşün ve aynı hikmetin ilhamıydı.

Onun merhabası coğrafyaları aşan, dünyada söylenmiş bütün sözlerden bambaşka, apayrı ve maksatsız, ivazsız, ayırmadan, ötelemeden, kimseyi hakir görmeden Allah aşkına söylenmiş büyük bir Merhaba idi.

Çünkü onun Merhaba’sı kutsal bir emanet idi çağlar üstü!

Herkesin onulmaz sıkıntısının tabibi, devasız acısının ortağı, kesintili sevincinin devamı, ürküten tasasının huzuru, azaltan kederinin ve küçülten yalnızlığının kimsesi, gönül babasıydı o!

Allah rızası için kapısı açık olan bu çile ve gönül dükkânının belki de tek sermayesi gönlüyle verdiği her şeyi hep karşılıksız, “üstü kalsın” düsturuyla emaneti teslim edişiydi!

Fethi Gemuhluoğlu bu yönüyle bir gönüller durağı ve herkese tanındık bir YÜZdür!

İstanbul’da yaşamış olmasına rağmen köklerinin bağlı olduğu Malatya Arapgir ilçesinde çıkmakta olan Arapgir Postası’na upuzun yıllar ısrarla yazması ise apayrı bir yazı konusudur mesela…

Fethi Gemuhluoğlu, Malatya’nın o nev’i şahsına münhasır Selçuklu edasının İstanbul’daki dile ve gönüle gelmiş  bir Selçuklu Şehzadesidir! Malatya Türk ve İslamın en kadim şehirlerinden birisidir ancak en çok Selçukludur Malatya! Gönüller fethini başlatan Alplerin, Erenlerin yurdudur.

Yavuz Bülent Bakiler, yıllar önce Türkoloji bölümünde öğrenciliğim sırasında kendileriyle yaptığım bir söyleşide Malatya için şunları söylemişti:

“ Malatya Türklüğün ve İslamın bayraklaştığı şehirdir. Malatya insanının gönül kumaşı ipektendir! Benim gençliğim ve çocukluğum Malatya’da geçti. Aslen Sivaslıyım lakin Allah bana doğum yerimi tayin yetkisi verseydi, ben Malatya’da doğmak, Malatya’da yaşamak isterdim.“

Malatya bir yönüyle Alplerin yurdu, Gazi Battal ülkesidir!

Öte yandan erenlerin can otağıdır!

Malatya semalarını hikmet yüklü söylemleriyle nakışlayan Sadrettin Konevi binlerce hikem deryasını;

“Ne yerdeyim ne gökte, ne ölüyüm ne zinde 
Her yerde her zamanda çağırırım dost dost 
Geldim o dost ilinden koka koka gülünden 
Niyazi'nin dilinden çağırırım dost dost”

Niyazi-i Mısri Sultan bu ince duyuşlarıyla kanaviçe misali nakışlamış,  yine gül kokulu belde Darende’den Hulusi Darendevi:

Âlemi sen kendinin kölesi kulu sanma.
Sen Hak için âlemin kölesi kulu ol.
Nefsin hevası ile mağrur olup aldanma,
Yüzüne bassın kadem, her ayağın yolu ol.
Garazsız hem ivazsız, hizmet et her canlıya
Kimsesizin düşkünün ayağı ol eli ol.”


Diyerek Malatya’da bir Alperen geçit aralamıştır!

Nice gönül ve tasavvuf ehli bu Selçuklu şehrine gönülden ezgiler fısıldayıp gitti…

İşte Fethi Gemuhluoğlu bu fısıltıları ta yürekten duyan ve duyuran bir GİZdir!

Birçok insan bilmez belki de…

“Sebeb Ey” merhum annesinin efkârlanıp içlendiğinde sıklıkla söylediği bir sözcük idi. Bu anlamlı ve hatıralı kelimeye şahit olan şair Erdem Beyazıt o ünlü şiirini bu vesile ile yazmıştır.

Fethi Gemuhluoğlu’nun Kültür Bakanımız Nabi Avcı’ya yazdığı şu mektubun dili ve üslubu bendenizi ne çok etkilenmiştir, asla anlatamam:

“Nabi kardeş, Nabi can, 

Mektubunu aldım, içim ışıdı. Mutluluk duydum.

Belgeleri tamamlamakta acele davranmanı isterim.

Şiiri bırakma, O senin ibadetindir. Herkesi “Usta” bil, o senin edebindir. Ama “sen kendin ol” ve Usta sensin. Gerçeği ifade ediyorum. Meslekim ve meşrebim “Medih ve senâ’da ileri gitmek değildir.

Benim için Ankara, Hacı Bayram şehridir. Huzura git, yalvar, ağla ve cemale hizmete talip ol. “Hadim olmayan, mahdum olamaz!

Sükût da tevhiddir. Onu da bil. Benim için Ankara, biraz da Nuri Pakdil, Erdem Beyazıt ve Akif (İnan) demektir. Onlara sevgimi ilet. Kendine de selamımı ilet.”

İşte bu dost, ağabey, baba, arkadaş, kardeşten öte üslubun sahibi olan Fethi Femuhluoğlu cümleten BİZdir!

Son yüzyılda çevresinde her dünya görüşünden bu denli sevilen ve ilgi gören bir başka fikir ve gönül adamı daha var mıdır bilmiyorum…

5 Ekim 1977 güzünde Hakk’a yürüyen Fethi Gemuhluoğlu’nu kültür ve edebiyat dünyası çok özledi…

Mekânı cennet, ruhu şad olsun.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/622/8-guzel-adam-fethi-gemuhluoglu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Ali YILDIZ
08.12.2016 11:25
Hocam çok zengin bir toplumuz ancak zenginliğimizin farkında değiliz ve bunu kullanamıyoruz. Size teşekkür ederim zenginliklerimizi paylaşıp, yaşattığınız için.
Ali ihsan Yıldız
03.01.2017 12:01
Neden 3. Değil de 8.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar