TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK

Eski masallarda altın yumurtlayan tavuktan söz edilirdi, gittiği evi zengin eden bu sevimli mahlûk, bulunmaz bir nimetti. Günümüzde ise, gittiği ülkeyi kana bulayan ve terör yumurtlayan bir tavuğa sahibiz, bu da bulunmaz bir nikmettir.

İlk olarak Afganistan’a özgürlük vaadiyle gitmişti, sözüm ona Afganistan diğer ülkeleri tehdit eden terör yuvası olmuştu. Afganistan’ı bu durumdan kurtarmak ve bir sulh sükûn ülkesi halinde getirmek üzere oraya gidilmişti. 11 Eylül 2001 ikiz kuleler saldırısını bahane eden Amerika, 7 Ekim 2001 tarihinde Afganistan’da iç güvenliği sağlamak vadiyle girişmişti. Bir ayı bile bulmayan bir zaman diliminde, bir ülkenin işgali için savaş planları yapmanın ve bir ülkeye asker çıkarmanın mümkün olmadığını acemi bir asker bile bildiğine göre, bu işin 11 Eylül’den çok daha önce planlandığı da gün gibi aşikârdır. Yani 11 Eylül olayı, bu sonuca götürmek üzere bir kurgudur. Sonuçta yaklaşık on beş yıldır Afganistan’da iç güvenlik yerine kargaşa hâkim olmuş ve bu kanlı iç savaşın ne zamana kadar süreceği de öngörülememektedir.

Bu işgalden iki yıl sonra yani 20 Ekim 2003 tarihinde bu kez Irak’a demokrasi götürme bahanesiyle Amerika’nın başını çektiği koalisyon güçleri, çıkarma yapmış ve ülke bugüne kadar her türlü terör örgütünün cirit attığı bir alana dönüşmüştür. Şu günlerde de Musul’u kurtarma (!) bahanesi ile yeniden bir savaş formatına girilmiştir. Bu savaşın Irak’ta yeni ne gibi terör örgütlerinin zuhuruna sebeb olacağını ileriki günlerde hep birlikte göreceğiz.

Tunus’ta, Arap Baharı’nın sembolü haline gelen sokak satıcısı Muhammed Bouazizi’nin kendini yakmasından sonra başlayan eylemler, Başkan Bin Ali’nin devrilişi ile sonuçlandı. O günden bu yana ülkede demokratik geçişe rağmen işsizlik ve eşitsizliğe karşı protestolar devam ediyor. Hala Tunus, durulmuş değildir.

Benzeri olayları detaylandırmak yazıyı uzatıp gidecektir. Ancak şunu biliyoruz ki, Amerika’nın başını çektiği Batı paktının başlattığı bu hareketlenme ile Mısır, Libya, Bahreyn, Cezayir, Ürdün, Yemen ve Suriye’de benzer savaş havaları estirildi ve binlerce insanın ölümüne rağmen, hala bu ülkelerin çoğunda sokak çatışmaları ve terör örgütlerinin saldırıları hız kesmemektedir.

Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Fas ve Lübnan’da çıkan çatışmalar fazla büyük tahribe sebep olmadan bastırıldı.

Ortadoğu’da demokrasi talepleri ile başlayan hareketlerin, ne tür bir yıkıma sebep olduğu ve ardında nice virane haline gelmiş şehirler bıraktığı uzun süre hafızalardan silinmeyecektir.

Demokrasi ve barış vaadiyle gittikleri ülkelerde kan ve ölümden başka hiçbir eser bırakmayan Batılı güçler, birer terör yumurtlayan tavuğa dönmüşlerdir.

Yarın da bu güçler, tahrip edip yıktıkları metruk kentleri imar etmek bahanesiyle tekrar geri gelip dişlerinin kirasını isteyeceklerdir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/620/teror-yumurtlayan-tavuk.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Ali YILDIZ
08.12.2016 11:38
Hocam bu haldeler ve bence suçlu bu coğrafya . Bu coğrafyalar bu kadar kutuplaşmaması gerekiyordu. Bu coğrafyalar birilerine altın tepsi halinde kendilerini sunmamaları gerekiyordu. Bu coğrafyalar medeniyetlerin beşiği sayılacak nitelikte tarihin derin izlerini taşıdığı yerler. Bilim üretmiyorlar, teknoloji yok, fikir üretmiyorlar ve tüketici konumdalar çoğu ve buda hain emelleri olan batıya bir fırsat oluyor. Üretmeye bir toplumda her zaman tavuklar yumurtlar.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar